Kır Zincirlerimi / Habib Mert

Yazar: beytül ahzan Tarih: 23 Mart 2010 4.9K kez okundu Kitap Tanıtımı 2 Yorum


Kitabın Adı: Kır Zincirlerimi

Yazar: Habib Mert

Sayfa:269

Yayınevi: Asrın


Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları

“Kır Zincirlerimi” Habib Mert’in muhteşem eserlerinden birisi. Türü, “dini roman”dır. Nasıl anlatayım, kitabın güzelliğini nasıl tarif edeyim bilemiyorum. Habib Mert’in diğer kitapları gibi bu da çok akıcı. Mecburi ara vermeseydim bir solukta bitirecektim. Aradan sonra bir oturdum, kitabı bitirip öyle kalktım. Akıcılığını daha nasıl anlatabilirim ki?… Bir solukta okunacak, çok güzel bir roman….

Arka kapaktaki tanıtım yazısı:

“…Yine uykusuz bir geceye uyanmıştı acıları. Sancılı bir gecenin buz gibi kollarında titreyen bir köpek yalnızlığı ısırmıştı yüreğini. Elleri, yalnızlığının boşluğunda kenetli, gözleri simsiyah bir utancı suratına çarpan bir karanlığın ardında bırakıp kaçtığı babasının hayalinde… Usulca uzandığı yerden kalkıp oturdu. Geceyi didikledikçe tarifsiz kaldı bütün her şey. İçini kasıp kavuran amansız bir pişmanlık hissiyle ellerini açtı iki yana. Cümleleştirdiği hislerini dua dua gökyüzünün yaldızlı kucağına bırakmak için çırpındı ama nafile. Sustu ve ellerini birleştirdi utancının koynunda tekrar. Boğazı düğümlendi. Duyguları kabardı. Aylardır kursağından geçen haram lokmalar, inceden inceye sızladı pişmanlık hissi veren bir duygunun yürek telinde. Sonra, elindeki esrar sarılı ruloya baş kaldırmışçasına, dik dik baktı ve yüreğini yakan duygularını gözyaşlarına katık ederek cümleleştirmeye başladı.

-Seni yeneceğim lanet olası şeytan! Şu içine düştüğüm bataktan söküp alacağım kendimi. Bütün yollarıma set kuramazsın ya!

Gönlünün ızdırabı, açılıvermişti birden dilinin kemendini…”


Yorum Bırak

  1. nevzat yaman dedi ki:

    her okuduğumda beni yürekten yaralayan göz yaşlarına boğan eserleriniz için size minnettarım habib hocam esrlerinizin devamını bekliyoruz saygılar FOVORİM annemin gözüyle ağladım

  2. beytül ahzan dedi ki:

    “Sen bu hayatı ne zannediyorsun oğlum? İnsanlar her zaman arzu ettikleri gibi bir yaşam sürmezler. Herkes bir türlü imtihan olur. Kimisi varlıkla, kimisi yoklukla… Kimisi benim gibi, varlık içinde yoklukla, kimisi de senin gibi yokluk içinde varlıkla…” [Sayfa:146]

    “Hayat işte oğlum! Senin de imtihanın buymuş. Ömür denen bu süreci öyle böyle tamamlayıp, emaneti gerçek sahibine teslim edeceğiz muhakkak. Bir düşünsene, Peygamber Efendimizin yüzü suyu hürmetine yaratılan bu dünya, ona bile kalmamışken bize mi kalacak. Sonra o yüce Peygambere kalmayan dünyayı ben ne yapayım? [Sayfa:148]

    “Allah’tan umut keserek On’dan yardım istenmez oğlum. Sabretmek gerek… Sabrın açamayacağı kapı, aşamayacağı engel yoktur. Sabır, bir Müslüman’ın zırhıdır. Onu kuşandığı ölçüde, tefekkürü Allah katında değerlidir ve en güzel şekilde cevabını bulur inşallah.”[Sayfa:149]