Kör Olan Uzuv Göz Müdür?

Yazar: beytül ahzan Tarih: 9 Ağustos 2009 1.473 kez okundu Genç Kalemler Yorum Yok

İki gözü de görmeyen bir insan tanıyordum. Adı Cevad’tı. Küçük yaşta geçirdiği bir kaza yüzünden gözlerini kaybetmişti. Gözlerini kaybetmesi onun için hiçbir zaman hayatı görmesini engellememişti. Hiçbir zaman içindeki yaşama sevincini kaybetmemişti. Bir de 10 yaşında bir kızı vardı.Nergis…  Babasına aşık bir kızdı. Her zaman babasını çok sevmiş, hep yanında olmuştu.Annesini çok küçük yaşta kaybetmişti.

Cevad Amca’nın mahallenin sonunda müstakil bir evi vardı.Kızı Nergisle kendi deyimiyle “huzur kokan” evinde beraber oturuyorlardı.Cevad Amca’nın hiç sürekli bir işi olmamıştı.Günü birlik çalışıyordu. Zaten kendisini çok seven mahalle sakinleri Cevad Amca’dan yardımlarını esirgemiyordu.Cevad Amca çeşitli işler yapıyordu.İlahi hikmet bu olsa gerek …. Gözleri yokken bu işleri nasıl başardığını bilemiyorum.yaptığı işler hakkında da pek bir bilgim yoktu. Cevad Amca kızı Nergis’e kalan vakitlerinde dinin öğretilerini anlatıyordu.Nergis babasını öyle içten dinliyordu ki başını da örtmüştü.ahlakı din ile yoğrulmuş bir insan yetiştiriyordu Cevad Amca. Tek tesellisi de kızıydı bu hayatta.

Onları tanıyan insanlar bir kere bile yüzlerinden tebessümün eksik olduğunu görmemişlerdi.Her zaman verdiği nimetler için Allah’a şükreden insanlardı.(Maddi durumlarının  bu kadar kötü olmasına rağmen!)

Ve bir de Allah’ın varlığından habersiz, kişiliği türlü kötülüğe açık, kalbi şeytani duygularla yoğrulmuş, gözleri gören ama gönül gözü kör olan Ahmet Amca vardı.

Ahmet Amca yıllar önce hali vakti gayet yerinde idi ama tutulduğu kumar ve içki illeti her şeyini elinden almıştı.Durumu günden güne kötüye gidiyordu. Yüce Allah Ahmet Amca’ya  herkes için ideal olabilecek bir eş ve iki çocuk  bahşetmişti.

Fakat Ahmet Amca elindekilerin kıymetini hiç bilememişti.Karısı Zehra Hanım kocasının bu haline çok içerliyor her zaman Allah’ına kocasını ıslah etmesi için dua ediyordu.Çocukları ise babalarının bu durumuna çare bulamamanın verdiği duygularla hep gözyaşlarının arkasına saklanıyorlardı.

Kızı Esma, Nergisle arkadaştı.Aynı okula gidiyorlardı. Esma  Nergis’e (maddi durumlarının iyi olduğu zaman) acıyarak bakıyordu ama şimdi kendine acıyordu. Nergis’e acıdığı için o kadar pişmandı ki… Esma’nın şuan ki hali Nergis’in halinin kat kat altında bir yerlerdeydi.

Bir gün Esma, Nergis’e içinde olup biten olayları önceden Nergis’e karşı beslediği duyguların  hepsini anlattı.

Esma:

Nergis özür dilerim, diye söze başladı.Beni lafımı kesmeden dinlemeni istiyorum, dedi ve ağlamaya başladı.

Nergis:

Tamam dinliyorum ama neden ağlıyorsun?

Esma:

-Halime ağlıyorum.Bundan birkaç yıl önce durumumuz çok çok iyi iken sana hep yükseklerden bakar “Nergis’in haline bak” diye sana acırdım.Babanın gözleri görmüyor, doğru düzgün çalışmıyordu.Ama ben öyle değildim. Her şeyim vardı.Her gün para harcıyordum.Çevremdekileri görmezden geliyordum.Babam bize hiçbir zaman şükretmeyi öğretmedi.Annemin sözlerine ise aldırmazdım zaten.

Nergis duydukları karşısında ne yapacağını bilememişti.”Nasıl desem, ne desem?” diye düşünüyordu.Esma konuşmasını sürdürdü.

Şimdi durumumuz çok kötü.Abim, annem ve ben çok üzülüyoruz. Babam her gece meyhanede ya da kahvede.Geldiğinde annemi dövüyor, bizi azarlıyor. Annemin ibadet ettiğini görünce sinirlenip, bağırıp çağırıyor.bir sürü borcumuz var. Babam günden güne daha da kötüye gidiyor.

Nergis:

Öncelikle ağlama Esma. Durumunuzdan haberdarım. Anlattıkların ise beni ziyadesiyle üzdü. Allah size her şeyi vermişti ama baban naşükürlüğün kurbanı oldu. Evet belki benim babamın gözleri görmüyor ama senin babanın “gönül gözü kördür!” …

*****

Evet Nergis en can alıcı noktaya parmak basmıştı.Ahmet Amca’nın kalp gözü kördü. Allah’ın kendine vermiş olduğu bin ir türlü nimeti görememiş ve kadrini kıymetini bilememişti.

Allah cümlemizin gönül gözünü açsın…

KÜBRA AYDIN

Yorum Bırak