Kusay İbn Kilab

Yazar: beytül ahzan Tarih: 14 Şubat 2010 6.6K kez okundu İslamiyet Öncesi Tarih Yorum Yok

Hz. Peygamber’in (saa) ecdadı şöyle sıralanmıştır:

Abdullah, Abdulmuttalip, Haşim, Abdumenaf, Kusay, Kilab, Murre, Ka’b, Luvey, Galip, Fahr, Malik, Nazr, Kinane, Huzeyme, Müdrike, İlyas, Mudar, Nizar, Ma’d, Adnan [1]

Genelde onun nispeti, Ma’d İbn Adnan’a kadar şu şekildedir; ama Adnan’dan öteye, Hz. İsmail’e kadar sayı ve isim bakımından ihtilaflıdır. İbn Abbas’ın peygamber efendimizden naklettiği rivayete göre; onun soyu konusunda, Adnan’dan ileri gidilmemelidir; zira Hz. Peygamber’in kendisi atalarının isimlerini beyan ettiğinde, Adnan’dan öteye geçmiyordu ve başkalarını da onun soyunu Hz. İsmail’e kadar vardırmalarından men etmişti.Yine Araplar arasında bu hususta meşhur olan bilginin doğru olmadığını buyururdu. bu yüzden biz de burada kesin ve meşhur olan bölümle yetinip bunlarla ilgili açıklamaya geçiyoruz.[2]

Adı geçen şahıslar, Arap tarihinde meşhurdurlar ve İslam tarihinde onlardan bazılarının hayatı yer alır. Bu  yüzden Kusay’ın hayatını inceleyip Peygamber’in (saa) değerli babaları Abdullah’a kadar açıklama yapacağız.  Hz. Peygamber’in (saa) bazı diğer ecdadının hayatlarını konumuzla fazla ilgisi olmadığından, açıklama gereği duymuyoruz.[3]

Kusay, Peygamber efendimizin dördüncü ceddidir.Onun annesi Fatma, “Kilab” kabilesinden biriyle evlendi. Çok geçmeden “Zühre” ve “Kusay” adında iki çocuk dünyaya getirdi. İkincisi henüz beşikteyken, Fatıma’nın eşi vefat etti. O da yeniden “Rabia” adında bir adamla evlendi ve eşiyle birlikte Şam’a gitti.Kusay, Rabia’nın kabilesiyle aralarında ihtilaf olana dek, onun gerçek evladı gibi himayesi altında idi. Sonunda onu kendi hanedanlarından dışladılar.Annesi durumdan oldukça etkilendi, onu Mekke’ye geri getirmek zorunda kaldı.İlahi takdir onu Mekke’ye doğru sürükledi. O’nun gizli yetenekleri, kısa zamanda kendi üstünlüğünü Mekkelilere ve özellikle Kureyş’e kabullendirmesine neden oldu. Az bir zaman zarfında, Mekke hükümeti ve Kâbe’nin anahtarlarını elinde bulundurmak gibi önemli makamları kendine has kılmayı başardı. Öyle ki, o beldelerin tek hakimi konumuna geldi. O kendisinden birçok eser geride bıraktı. Onlardan bazıları şöyledir: Halkı Kâbe etrafında ev yapmağa teşvik etti ve Arap büyüklerinin bir araya gelerek, kendi aralarında konuları görüşüp konuşmaları için, “Daru’n-Nedve” adıyla anılan bir şûra (toplantı) yeri tesis etti. Sonunda onun da hayat güneşi, beşinci milâdî asırda batıverdi. Kendisinden sonra neslini devam ettirecek, Abduddar ve Abdumenaf adlarında iki oğlu vardı.

————

1-İbn Esir, el-Kamil, 2/1 ve 21
2-Sire-i Halebî, 1/26
3-İbn Esir, el-Kâmil adlı eserinde onların yaşamlarını ele almıştır. bk. 2/15-21

————

“Hz. Muhammed’in Hayatı” adlı kitaptan alıntıdır.

Yazarı: “Allame Cafer Süphani”

Sayfa:38


Etiketler:

Yorum Bırak