Mina’da

Yazar: beytül ahzan Tarih: 20 Kasım 2009 3.3K kez okundu Hikaye ve Kıssa Yorum Yok


Hacılar, Mina’da vakfe için toplanmışlardı.İmam Cafer Sadık (as) ve bir grup yareni, bir yerde oturmuş, üzüm yiyorlardı.

Bir dilenci geldi ve yardım istedi. İmam (as), biraz üzüm vermek istedi; ama dilenci kabul etmeyerek:

-Bana para verin, dedi.

İmam (as):

-Param yok, deyince dilenci, ümidini kesti ve arkasına dönüp gitti.

Dilenci biraz gittikten sonra pişman oldu ve geriye dönerek tekrar İmam’ın (as) yanına geldi:

-Öyleyse üzüm verin, dedi.

Ama bu sefer İmam (as) üzüm de vermedi.

Kısa bir süre sonra başka bir dilenci gelerek yardım istedi.İmam (as) ona biraz üzüm verdi. Dilenci, üzümü alıp şöyle dedi:

-Alemlerin Rabbi Allah’a ant olsun ki, rızkımı yetiştirdi.

İmam (as) bu cümleyi duyunca, dilenciden biraz beklemesini istedi ve sonra avucunu üzümle doldurup ona verdi. Dilenci İmam’ın (as) bu iyiliğine karşılık tekrar allah’a şükretti. İmam (as) yine beklemesini istedi ve yanındaki yarenlerinden birine dönüp:

-Yanında ne kadar para var, diye sordu.

O da yanındaki yirmi dirhemi İmam’ın (as) emriyle dilenciye verdi.

Dilenci üçüncü defa da Allah’a şükrederek şöyle dedi:

-Hamt sadece Allah’a mahsustur. Allah’ım! Rızkı veren sensin ve senin ortağın yoktur.

İmam (as), dilencinin sözlerini duyunca, bu sefer elbisesini çıkarıp dilenciye verdi. Bunu gören dilenci ise, İmam’a (as) teşekkür ettti. Dilencinin İmam’a (as) teşekkür etmesi üzere, artık İmam (as) ona bir şey vermedi, dilenci de oradan ayrılıp uzaklaştı.

Orada bulunan ashap ve yarenler şöyle dediler:

-İmam’ın (as) yaptıklarından şunu anladık ki, eğer dilenci yine Allah’a şükretseydi, İmam (as) yine ona yardım edecekti. Ama İmam’ın kendisine teşekkür edince, yardım da devam etmedi.[1]

—–

1-Biharu’l-Envar, c.11, s.116

—–

Murtaza Mutahhari’nin “Doğruların Öyküsü 1” kitabından alıntıdır.

Sayfa:71

Yorum Bırak