Mirza Kummi (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 18 Kasım 2010 Yakın Tarih Yorum Yok




[Ö.H/1231, M/1810]

DOĞUM YERİ

Seneler hicri 1151’i gösteriyordu. Ahunt Molla Muhammed Hasan’ın fakirane ancak sefa dolu evinde bir çocuk dünyaya geldi. Babası ona Ebu’l kasım adını verdi. Bu saadetli çocuk mümine, pak anne, şefkatli ve fakih babasının yanında büyüyordu. Kişiliği anne ve babasından aldığı ahlak ve maneviyatlarla şekillendi.

Babası, Ahunt Molla Muhammed Hasan (r.a) İran’ın Gilan şehrindendi. Genç yaşlarında ilim tahsili için vatanını terk ederek İsfahan’a hicret etti. Orada Mirza Hidayetullah ve kardeşi Mirza Habibullah (r.a) gibi büyük fakihlerin huzurlarından istifade etti. Üstatlarıyla birlikte oradan da Çapelek kasabasına yerleşti.

Annesi ise babasının meşhur üstadı Mirza Hidaye-tullah’ın kızıydı.[1]

Ebu’l Kasım (r.a) Allah’ın kendisine inayet ettiği istidatla daha küçük yaşlarında gelecekte parlak bir âlim olacağının sinyallerini veriyordu. O, başlangıç ilimlerini babasının yanında başarıyla tamamladı. Tahsiline devam etmek için Hansara giderek oradaki meşhur fakih, muhakkik Aga Seyyid Hüseyin Hansari’nin (r.a) (ö.h.1191) yanında fıkıh ve usul derslerini tamamladı ve üstadının kız kardeşiyle evlendi.

Ebu’l Kasım (r.a) derslerini tamamlamak için hicri 1174 yılında Kerbela’ya giderek orada ikamet etti.

Mirza Kummi Kerbela’da o dönemin meşhur fakihlerinden Ayatullah Vahidi Behbehani (r.a) gibi bir ilim okyanusunun derslerine katılarak ilmini pekiştirdi. Bu büyük üstadından rivayet ve içtihat izni almaya muvaffak oldu.

Mirza Kumi Kerbela da uzun bir ikamet ve ilim tahsilinden sonra ilahi risalet ve vazifesini ifa etmek için doğum yeri olan Çapelek’ın etraf köylerinden olan Derre Bağ’a yerleşerek tedris ve tebliğle meşgul oldu.[2]

KUM KENTİNE HİCRET

Mirza Kummi (r.a) doğum yeri olan Çapelek’te tebliğ ve tedris işleriyle meşguldü. Ancak orada ilim ehlinin yok denecek kadar az olması Mirza Kum-mi’nin (r.a) mukaddes Kum kentine hicret etmesine neden oldu. Mukaddes Kum kentinde Hz. Masume’nin (s.a) inayetiyle kısa bir zamanda Şia âleminin önderlik ve taklit mercilik makamını üstlenerek telif, tebliğ, fetva ve şehrin merkez camiinde cuma namazı kıldırmaya başladı. Afgan fitnesiyle boşalan şehir tekrar kendisini toparlayarak önemli ve takdire şayan bir ilim merkezi haline geldi. Kısa bir sürede etraftaki Müslümanların teveccühlerini üzerine topladı.[3] Fethali Şah bu dönemlerde Mirza Kummi’nin (r.a) ilim ve güzel ahlakından etkilenip Kum şehrine gelerek öğle ve ikindi namazını Mirza Kumi’ye uyarak kıldı, ona olan alaka ve sevgisini bildirdi.

MİRZA KUMMİ’NİN (R.A) İLMİ ESERLERİ

Mirza Kumi’nin (r.a) fıkıh, usul, kelam, maani ve beyan gibi konularda bırakmış olduğu eserler onun ne kadar âlim ve ilimlere vakıf olduğunun göstergesidir. Mirza Kummi (r.a) ilmi telif ve tasniflerinin büyük bir çoğunluğunu muakaddes Kum kentinde yapmıştır. Ancak talebeliğinin ilk dönemelerinde bile önemli ilmi çalışmalara yaptığı ilgili kitaplarda kaydedilmiştir. Ağa Buzurgi Tahrani şöyle naklediyor : ”O, Manzume kitabını hicri 1173 yılında 22 yaşında yazmıştır. Ayrıca Fevaid kitabını hicri 1175 yılında 24 yaşında telif etmiştir.

O büyük zatın eserelerinden bazıları:

1-Kavaninu’l Usul (2 cilt)

2-Kavanin kitabına haşiye

3-Zubdetu’l Usul (Şeyh Bahaî) haşiye

4-Tehzibu’l Usul (Allame Hilli) haşiye

5- Camiu’ş-Şettat (3 cilt)

6-Minahacu’l Ahkâm

7-Murşidu’l Avam

8-Fethiyye

9-Muinu’l Gavs

10-Şiir Divanı (5.000 beyit Farsça ve Arapça dillerinde)

MİRZA KUMMİ’NİN (R.A) ÖĞRENCİLERİ

Bu büyük zatın önemli hizmetlerinden biri de yüzlerce fakih ve âlim yetiştirip İslam dünyasına armağan etmesidir.

Mirza Kummi’nin (r.a) öğrencilerinden bazılar:

1-Ağa S. Muhammed Bakır Şifti (r.a), (ö. h.1260)

2-H. Muhammed İbrahim Kelbasi (r.a), (ö.h.1180-1261)

3-Ağa Muhammed Ali Hazar Ceribi (r.a), (ö. h.1246)[4]

4-Seyyid Ali Hansari (r.a)

5-Mirza Ebu Talib Kummi (r.a)

6-Hacı Seyyid İsmail Kummi (r.a)

7-Mirza Ali Rıza Kummi (r.a)

8-Şeyh Hüseyin Kummi (r.a)

9-Hacı Molla Esedullah Burucerdi (r.a)

10-Hacı Molla Muhmmed Kezazi (r.a) [5]

Mirza Kummi’nin (r.a) kültürel alanlardaki faaliyetleri, telifleri, tasnifleri, tedrisleri, ilmi ve içtimai meşguliyetleri onu asıl hedefi olan tebliğ ve irşattan alıkoymadı. O öğrencilerine karşı sağlam sığınak ve şefkatli bir babaydı.

Mirza Kumi (r.a) “Emri bil Maaruf ve Nahy-i anil Münker” farizasına çok önem verirdi. Hatta dönemin hükümdarı Şah Fethali ile görüşmelerinde bile bu ilahi vazifeyi terk etmedi. Görüşmelerinin birinde Fethali Şah’a hitaben şöyle dedi: “Ey hükümdar! İnsanlara adil davran! Zira seninle arkadaşlıktan dolayı şu ayetin kapsamına “Zulmedenlere meyletmeyin sonra size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur sonra (ondan da) yardım göremezseniz.”[6]

Fethali Şah: “Hadiste şöyle buyrulmuştur; “Kim dünyada bir taşı severse ahirette onunla birlikte olacaktır.” Bende dünyada seninle arkadaş ve dost olduğum için umarım ahirette seninle birlikte olurum.” dedi.

Yine Mirza Kummi Fethali Şah ile görüşmelerinin birinde onun uzun sakalından tutarak şöyle dedi: “Ey hükümdar! Yaptığın işlere dikkat et ki kıyamette bu sakalın yanmasın.“[7] Fethali Şah Mirza Kummi ile olan irtibatını daha da güçlendirmek için kızını Mirza Kumi’nin oğluyla evlendirme kararını aldı. Mirza Kummi bu evliliğe ne kadar karşı geldiyse de Şahın kararlı olduğunu görünce Allah’a şöyle dua eder: “Allah’ım eğer bu evlilik gerçekleşecek olursa oğlumun canını al.” Bu duadan sonra Mirza’nın tek oğlu boğularak öldü.[8]

MİRZAİ KUMMİ’DEN (R.A) ÖĞRENELİM

Bu büyük âlim ve fakihin başarısının sırlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz.

a)-Sabır ve sebat: Ömrü boyunca dünya sıkıntılarına ve musibetlerine çöküp teslim olmadı. Bu sorunlar ve musibeteler karşısında büyük bir sabır örneği göstererek göğüs gerdi.[9]

b)-Tahsilde ciddiyet: Öğrenciliği ve taklit merciiliği boyunca geceleri az uyuyor, ibadet, telif, tasnif ve araştırmayla meşgul oluyordu.

c)-Şiir zevki: Büyük bir fakih olmasının yanı sıra usta ve yetenekli bir şairdi. 5.000 beyitlik Farsça ve Arapça şiir divanı vardır.

d)-Hattatlık: Aynı zamanda da zamanın meşhur Hattı Nesğ ve Hattı Nestelik iyi bilen bir hattatıydı. Bu iki hatla Farsça ve Arapça birçok yazıları vardır.

MİRZA KUMMİ’NİN (R.A) VEFATI

Mirza Kumi (r.a) bir ömür hizmetten sonra hicri 1231 yılında 80 yaşında hakkın rahmetine kavuştu. Temiz bedeni hüzünlü dostları tarafıdan saygıyla Kum kentinde Şeyhler kabristanlığında toprağa verildi.

Mirza Kummi’nin (r.a) yedi kız bir de erkek olmak üzere toplam sekiz çocuğu vardı. Oğlu kendi hayattayken öldü. Kızları ise her biri büyük âlimler ile evlendiler.

Mirza Kummi’nin (r.a) damatları:

1-Mirza Ebu Talib Kummi (r.a)

2-Hacı Molla Esedullah Burucerdi (r.a)

3-Molla Mehdi Neragi (r.a)

4-Mirza Ali Rıza Tahir (r.a)

5-Şeyh Ali Bahreyni (r.a)

6-Ağa Muhammed Mehdi Kelbasi (r.a)

7-Molla Ali Burucerdi (r.a) [10]

——————

[1]-Ayanu’ş-Şia, c.2, s.481, “Muhsin Emin Amuli.”

[2]-Vahidi Behbehani, “Ali Devani, s.197.”

[3]-Gencine-i Asar-i Kum, c.1, s.313.

[4]-Ayanu’ş-Şia, c.10, s.26.

[5]-Ravzatu’l Cennat, c.5, s.370.

[6]-Hud, 113

[7]-Tarihi Kum, s.219

[8]-Kısasu’l Ulema, s.10

[9]-Ravzatu’l Cennat, c.5, s.378

[10]-Tarihi Kum, s.221-250

—————–

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.

Hazırlayan: Kerim Uçar

Yorum Bırak