Molla Mehdi Neragi (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 7 Ekim 2010 1.592 kez okundu Yakın Tarih Yorum Yok

[Ö. H/1209, M/1788]

DOĞUM YERİ

Tarihi Kaşan şehri eskiden beri ”Daru’l-Müminin” olarak tanınmaktaydı. Çünkü her asır, dönemde büyük ve meşhur âlim ve fakihler yetiştirdi. Her batan yıldız yerini diğer bir yıldız dolduruyordu. Molla Muhsin Feyz-i Kaşani’nin (r.a) vefatıyla bu güzel şehir kırk yıl boyunca bu zatın matemini tutarak yeni bir yıldızın doğmasını bekledi. Hicri 1128 yılında Kaşan’ın etraf köylerinden biri olan Nerag’ta sade, mümin ve devlet memuru olan Ebuzer’in evinde bir çocuk dünyaya geldi.[1] Babası oğlunun gerçek bir İslam savunucusu ve İmam Mehdi’nin (a.f) dostlarından olması ümidiyle adını Muhammed Mehdi koydu.

Bu zat çocukluğunu doğum yeri olan Nerag’ta geçirdi. Gençliğinden beri din ve dini ilimlerine karşı büyük bir ilgisi vardı. İlim tahsil etmek aşkıyla Kaşan İlimler Havzasına kayıt yaptırmak için oraya hicret etti.

Kaşan İlimler Havzasına kayıt yaptırarak yatılı kalmak için bir oda alarak şefkatli üstatların gözetiminde derslere başladı. Öğrencilerin havza derslerine başlamasıyla yaşamın zorlukları da başlıyordu. Fakirlik, hastalık, yeterli sayıda müderrisin olmaması ve o kadar sıkıntının arasında öğrencilerin bu zorlu sınavlardan başarıyla çıkmaları göründüğü kadar kolay değildi. Bu sorunları aşmak için güçlü bir irade, iman ve Allah’a tevekkül gerekiyordu.

Muhammed Mehdi henüz yolun başındaydı. Acaba bu sorunları aşabilecek miydi? Yoksa birçoğu gibi sorunlardan kaçıp havzayı terk mi edecekti? Muhammed Mehdi, Allah olan itikat, ilme duyduğu ilgi ve aşk ile tüm zorlukları aşarak merhum üstat Molla Cafer’in ders toplantılarına katılarak mükaddime ilimlerini başarıyla bitirdi.

İSFAHAN’A HİCRET

Molla Mehdi Neragi (r.a) ilmi susuzluğunu gidermek ve tahsilini tamamlamak için İsfahan İlimler Havzasına gitti. İsfahan’da bir müddet ikamet ederek yüzlerce üstat arasından kendisine iyi bir üstat arayışına başladı. Fazla geçmeden büyük fakih merhum Mevla İsmail Gavaci’yi buldu. Molla Mehdi (r.a) 30 yıl bu büyük zatın yanında kalarak fıkıh, usul, kelam, felsefe, geometeri ve astroloji ilimlerini öğrendi. Molla Mehdi’nin İsfahan’daki bu ikameti onu havzanın büyük ve saygın üstatlarından etti. Ders ve tebliğatın yanı sıra İberi ve latin dillerini öğrenerek Yahudi âlimleriyle münazaralar yapıyordu.[2]

KAŞAN’A DÖNÜŞ

Nerag dâhisi 30 yıl ardından sonra ilim, hikmet ve tecrübelerle dolu bir sineyle Kaşan İlimler Havzasına geri döndü. Onun gelmesiyle Kaşan halkı kayıp Yusuf’larını buldular.

Molla Mehdi Nerag’i (r.a) hidayet bayrağını alarak havzanın ders kürsüsüne oturdu. Sahip olduğu derin bilgi ve tecrübelerle ilme susayan âşıkları doyurdu. Daha sonra cemaat namazlarını başlatarak halka vaazler vermeye başladı. Fazla bir zaman geçmeden Kaşan İlimler Havzası merhum Molla Feyz Kaşani dönemindeki eski maneviyat ve canlılığına kavuştu.[3]

Bu büyük şahsiyet bir müddet sonra velayet şehri Necef ve Kerbela’daki büyük muhaddis ve fakihlerinden yararlanmak amacıyla o mukaddes topraklara hicret etti.

Molla Mehdi Neragi (r.a) orada Vahidi Behbehani, Şeyh Yusuf Bahrani, Şeyh Muhammed Mehdi Futuni gibi şahsiyetlerin derslerine katılarak büyük bir ilmi dereceye geldi.

MOLLA MEHDİ NERAGİ’NİN (R.A) ŞAHSİYETİ

1)-Molla Mehdi Neragi (r.a) talebeliğinin ilk başlarınden beri izzeti nefse büyük önem veriyordu.

Kaşan İlimler Havzasında genellikle fakirlikle mücadele etmekteydi. Bütün sıkıntılara göğüs gererek derslerine devam ediyordu. Bir gün Kaşan’ın hayırsever esnaflarından biri ona hediyelik bir elbise getirir. Neragi (r.a) ilk başta kabul etmese de adamın ısrarı üzerina elbiyesi alarak odasına gider. Ertesi gün Neragi (r.a) kararını değiştirerek hemen o adamın dükkânına giderek elbiseyi geri verir. Adam, merak içinde ona niçin hediyeyi kabul etmediğini sorar.

Neragi (r.a) şöle cevap verir: “Bu elbiseyi giydiğimde kendimde bir küçüklük hisettim. Senin dükkânının önünden geçtikçe bu hislerim çoğalıyordu. Kesinlikle bunları kabul edemem.”

Bu yüce ahlaki değerler gittikçe Neragi’nin (r.a) vücuduna kök salıyor ve kuvvetleniyordu. Sahip olduğu bu güzel sıfatıyla birçok büyük sorunun üstesinden geldi.

Molla Mehdi Neragi (r.a) “Camiu’s Saadat” kitabında şöyle nasihatte bulunuyor: “Fakirler, fakirliklerini başkalarından gizleyerek ruhlarındaki büyüklük ve izzeti nefislerini güçlendirsinler. Zenginler karşısında eğilerek kendilerini küçük düşürmesinler. Aksine onların karşısında kendilerini büyük görerek mallarına göz dikmemelidirler.”[4]

2)-Molla Mehdi Neragi (r.a) fakirdi. Ancak sabrı ve sahip olduğu izzeti nefsiyle fakirliğini zenginliğe dönüştürüyordu.

Bu zat uzun bir müddet mum ve kandil yağı alıp odasını aydınlatmaya dahi para bulamadı. Odasından dışarı çıkarak ay ışığında veya medrese şadırvanının ışığında ders çalışıyordu.

HALKA HİZMET

Molla Mehdi Neragi (r.a) Necef ve Kerbela hicretinden sonra tekrar Kaşan’a dönerek kendini halkının hizmetine adadı. Sade ve fakirhane evi fakirler ve kimsesizlerin sığınağı oldu. Acı ve tatlı günlerde halkın yanında oldu ve onları yalnız bırakmadı.

Bu büyük âlimden geriye değerli esereler hatıra kaldı.

a)-Fıkıh:

1-Levamiu’l Ahkâm

2-Mutemidu’ş Şia

3-Enisu’l Tüccar

4-Enisu’l Huccac

5-Salatu’l Cuma

b)-Usul-u Fıkıh:

1-Tecridu’l Usul

2-Camiu’l Usul

3-Enisu’l Müctehidin

4-Risalet’ul İcma

c)-Felsefe ve Hikmet:

1-Enisu’l Hükema

2-Enisu’l Müvahhidin

3-Lemaatu’l Arşiyye

4-el-Kelimatu’l Vecize

5-Camiu’l Efkâr ve Fakidu’l İnzar

d)-Matematik ve Heyet

1-Tevzihu’l İşkal

2-Mi’racu’s Sema

3-el-Mahsul

4-el-Musteksi

e)-Ahlak

1-Camiu’s Saadat

2-Camiu’l Mevaiz

f)-Diğer kitapları:

1-Muhriku’l Gulub

2-Müşkülatu’l Ulum

3-Nuhbetu’l Beyan

4-Şiir Divanı

BAŞKALARININ GÖZÜNDE MOLLA MEHDİ NERAGİ

1-Allame Tabatabai: “Neragiler (Molla Mehdi ve oğlu Molla Ahmed) tanınmamış büyük İslam âlimleriydiler.”

2-Seyyid Celaleddini Aştiyani: “Allame Neragi kendi asrının büyük müçtehitlerinden ve kadılarındandı. Felsefe, fıkıh, matematik vb. konularda kitaplar yazmıştır.”

3-Hasan Zade Amuli: “Şüphesiz o, akli-nakli, edebiyat, matematik vb. ilimlerde derin bir bilgiye sahipti ve bu konularda birçok değerli kitaplar yazmıştır.”‘

NERAG GÜNEŞİNİN BATIŞI

Bu büyük fedakâr fakih ve âlim bir ömür hizmetten sonra 81 yaşında 18 Şaban hicri 1209 yılında ebedi yurduna göçtü. Bu hicretiyle asrının Müslümanlarını yasa boğdu. Matemli dostları temiz bedenini Necef’e götürerek İmam Ali’nin (a.s.) türbesine defnettiler.

——————-

[1]-Camiu’s-Saadat, c.1, mukaddime.

[2]-Enisu’l Muvahhidin, s.166.

[3]-Ayanu’ş-Şia, c.10, s.143.

[4]-Meşahir-i Danişmendan-i İslam, c.3, s.19, Ş. Abbas Kummi.

——————-

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.

Hazırlayan: Kerim Uçar

Etiketler:

Yorum Bırak