Muhaddisi Kummi (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 28 Mart 2011 2.2K kez okundu Yakın Tarih Yorum Yok

[Ö. H/1359, M/1938]

DOĞUM YERİ

Hicri 1294 yılında mukaddes Kum şehrinde dünyaya geldi. Babası Muhammed Rıza Kummi (r.a) ona Abbas ismini verdi.

Babası şehrin önde gelen, saygın, takvalı ve şer’i hükümleri iyi bilen bir şahsiyetti. Halk karşılaştığı fıkhî meselelerde ona müracaat ederdi. Oğlu Abbas böyle bir ailede ilahi kitap ve şeriatla tanıştı.

Çocukluk ve gençlik yıllarını doğum yeri olan Kum’da geçirdi.[1]

Mukaddime ilimlerini büyük üstatların, özellikle de Ayetullah Hacı Mirza Muhammed Erbeb’in yanında başarıyla bitirdi.

NECEF İLİMLER HAVZASINA HİCRET

Şeyh Abbas Kummi (r.a) hicri 1316 yılında 22 yaşlarında mukaddes Necef şehrine hicret etti.[2] Genç talebe İmam Ali’nin (a.s) türbesine giderek tarihin ilk mazlumu olan mevlası Ali’ye (a.s) gözyaşı döktü. Samimi ve ihlâslı genç talebeye sanki İmamı şöyle hitap etti: ”Ey ihlâslı ve samimi genç rahatsız olma! Gelecekte bizim hadis ve rivayetlerimizi nakledeceksin.”

Şeyh Abbas Kummi (r.a) hadis ve rivayete özel bir aşk ve alaksı vardı bu nedenle Necef’e geldiği ilk günde dönemin büyük üstadı ve fakihi Hacı Mirza Hüseyin Nuri’nin (r.a) derslerine şirket etti. Üstadın tüm ders celeselerini eksiksiz olarak yazmaya başladı ve kısa bir zamanda ilmi şahsıyetlerden oldu. Şeyh Abbas Kummi (r.a) 40 yıl Hacı Mirza Hüseyin Nuri’nin (r.a) huzurundan istifade etti. Gösterdiği üstün başarıdan dolayı üstadın guzide öğrencilerinden oldu. Üstadının birçok telifinde ona yardımcı oldu.

Şeyh Abbas Kummi (r.a) hicri 1322 yılında Kum’a geri dönerek telif, tedris ve tebliğe başladı. Hicri 1332 yılında maddi imkânsızlıklar nedeniyle Meş-hed’e hicret ederek oraya yerleşti.[3]

Tarih, ahlak, akait, hadis ilmi ve daha birçok konularda kitaplar yazdı. Değerli ve paha biçilmez eserlerinden bazıları:

1-İlmu’l Yakin

2-Sefinetu’l Bihar

3-Mefatihu’l Cinan

4-Munteha’l Amal

5-el-Bakiyatu’s-Salihat

6-Menazilu’l Ahiret

7-Tuhfetu’l Ahbab fi Teracimi’l Ashab

8-Mekalidu’n-Necah

9-Hediyetu’z-Zairin fi Behceti’n-Nasirin

10-Hikmetu’l Baliga

MUHADDİSİ KUMMİ’NİN (R.A) AHLAKİ ÖZELLİKLERİ

Ders ve amelde yıllardır özlem duyduğu dercelere ulaşmıştı. Kendi döneminde halk arasında ve havzada büyük ahlak üstatlarından biri olarak tanınmaktaydı.

Muhaddisi Kummi’nin ahlaki özelliklerinden bazıları:

a)-Kitaba olan alakası:

Araştırmaya ve yazmaya özellikle de hadis kitaplarına karşı özel ilgisi vardı. Günlerinin çoğunluğunu ya kütüphanede ya da mütalaa etmekle geçiriyordu. Bu alışkanlığı ona ayrı bir nuraniyet kazandırmıştı. Büyük oğlu bu konuda şöyle nakleder: “Çocukluğumda babamla şehrin dışına çıkardık. Babam sabahtan akşama kadar ya kitap okur ya da yazardı.”

Başka ülkelere gittiğinde genellikle vaktini kitap okumakla geçirirdi.

Arkadaşlarıyla Suriye’ye gittiği yolcuğu yakın arkadaşları şöyle naklederler:

“Biz dolaşmaya çıktığımızda her ne kadar ısrar etsekte bizimle gelmezdi. Gezmek yerine kalıp mütalaa ve telifle meşgul olurdu. Geceleri uyuduğumuzda o mütalaaya başlardı.”[4]

Kitap okumaya aşırı bir alakası vardı. Eline geçen parayla kitap satınalırdı. Büyük muhaddisin kendisi şöyle diyor: “Öğrencilik yıllarımı büyük sıkıntılar ve yoksullukla geçiriyordum. Elime geçen kuruşları [5] biriktiriyor ve iki-üç tümen olduğunda Kum’dan Tahran’a yaya olarak gidip kitap satın alıyordum. Böylelikle de tahsilime devam ediyordum.”[6]

b)-Tevazu ve İhlâsı:

Büyük üstadın özelliklerinden biri de alçakgönüllü olmasıydı. Medresede ve sokakta karşılaştığı herkese saygı gösterirdi. Alçakgönüllüke kemale ermişti. Toplantılarda baş taraflarda oturmazdı. Herkesi kendinden üstün görürdü. Muhaddis, ihlâs aynası ve züht abidesiydi. Attığı tüm adımda küçük bir şüphe ve hata görseydi hemen geri dönerdi. Yanında kimse dedikodu etmeye cesaret edemezdi. Kısacası sözüyle ameli birdi. Bu yüzden de sözleri insanların kalbine ve ruhuna tesir ediyordu. Ahlak derslerine katılanlar şöyle naklederler: “Üstadın nasihatleri son derece etkiliydi. Nasihatini dinleyen herkes günahtan sakınırdı.”

c)-Zühdü:

Sade ve fakir bir yaşamı vardı. Beytulmaldan yararlanmazdı. Bir gün Necef’te hayırsever iki kişi Şeyh’in evine gelerek aylık masraflarını karşılamak istediklerini söylediler. Ne kadar ısrar ettiyseler de Şeyh kabul etmedi. Küçük oğlu Mirza Muhsin’de babasına ısrar ederek kabul etmesini istedi. Büyük muhaddis oğluna dönerek şöyle dedi: “Sus, ben bugünkü yaptığım harcamaların cevabını yarın kıyamette Allah’a ve İmam-i Zaman’a (a.f) nasıl vereceğimi düşünüyorum. Böyle bir yükün altına nasıl gireyim!”

MUHADDİSİ KUMMİ’NİN (R.A) VEFATI

Bir ömür hizmet ve İslam’ı tebliğ ettikten sonra 22 Zilhicce hicri 1359 yılında yaşama gözlerini yumdu. Temiz bedeni İmam Ali’nin (a.s) türbesinde üstadı Hacı Mirza Hüseyin Nuri’nin yanına defnedildi.

——————–

[1]-Tarih-i Kum, s.274, “Nasiru’ş-Şeria.”

[2]-Ulemai Muasirin, s.181

[3]-Nukabau’l Beşer, c.3, s.999, “Aga Buzurgi Tahrani.”

[4]-Pendhayi ez Reftarı Ulema-i İslam, s.17.

[5]-Kıran: O dönemde İran’ın en düşük par birimiydi.

[6]-Şeyh Abbas Kummi Merdi Takva ve Fazilet, s.18.

——————–

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.

Hazırlayan: Kerim Uçar


Etiketler:

Yorum Bırak