Muhakkik Hilli (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 17 Mayıs 2010 1.634 kez okundu Yakın Tarih Yorum Yok


[Ö. H/676, M/1255]

Din âlimleri, Masum İmamların öğrencileridirler. İmamlarının yolunu sürdürmek için, kendilerini din yoluna feda ederler. Eğer onların bu fedakârlıkları olmasaydı, şimdi dinden hiçbir eser kalmazdı. Âlimler şehadet aşkıyla kanlarına boyanarak, asırlardır fıkıh, usul, kelam, İslam kültürü ve dini Muhammed’i ihya etmektedirler.

İşte yedinci asırda yaşamış İslam ve Şia dünyasının büyük fakih ve müçtehitlerinden biri de Muhakkik-i Hilli’dir.

BAĞDAT İLİMLER HAVZASI

Bağdat, özellikle de Hille İslam ve Şia’nın İslami ilimler merkeziydi. O dönemlerde Şeyh Müfid (r.a), (ö.h. 413) ve öğrencileri Seyyid Murtaza (ö.h 436), Seyyid Razi ve Şeyh Tusi (ö.h. 460) gibi Şia’nın büyük ve meşhur fakihleri orada ikamet etmişlerdir.

Hille tarihinde isimleri günümüze kadar ulaşmış, daima saygıyla anılan ve kendi dönemlerinin büyük fakih ve muhaddislerinin isimleri gözümüze çarpmaktadır.

Hille âlimlerinin isimleri:

1-İbni İdris-i Hilli (r.a), (ö.h.543-598)

2-Sediyuddin Hilli (r.a), (ö.h.680)

3-Seyyid Raziyuddin Ali (r.a), (ö.h.589-664)

4-Seyyid Raziyuddin Muhammed Hüseyin Avi (r.a), (ö.h.654)

5-Ebu-l Kasım Necmuddin Cafer b. Hasan b. Yahya (r.a) (ö.h.602-676)

6-Allame Hilli (r.a), (ö.h.646-726)

7-Fahruddin (r.a) , Allame Hilli´nin oğlu (ö.h.682-771)

8-Muhammed Mekki Amuli (r.a), (ö.h.734-786)

DOĞUMDAN EĞİTİME

Şeyh Hasan Hilli (r.a), Hille’nin büyük, meşhur ve saygın âlimlerindendi. Hicri 602 yılında bir çocuğu oldu.[1] Babası ismini Cafer koydu. Cafer, çocukluğundaki istidat ve zekâsıyla ilim tahsiline başladı. Temel dini ilimleri babasının yanında öğrendi. Fıkıh, usul ve kelam ilimlerini başarıyla tamamlayarak ismini büyük âlimler listesine yazdırdı.

MUHAKKİK HİLLİ’NİN (R.A) ÜSTATLARI

Muhakkik Hilli’nin (r.a) ilim tahsili yalnız Hille Havzasıyla sınırlı kalmadı. Sürekli etrafındaki büyük muhaddisler ve âlimlerle irtibat halindeydi. Muhakkiki Hilli’nin üstatlarından bazıları:

1-Şemsuddin Hasan Hilli (r.a)

2-İbni Zuhre-i Hilli (r.a)

3-Tacuddin Hasan b. Ali Derbi (r.a)

4-Şeyh Mufiduddin Muhammed b. Cehm-i Hilli (r.a)

5-Seyyid Meciddin Ali b. Hasan Arizi (r.a)

6-Şeyh Sediddin Salim b. Mahfuz (r.a)

7-Seyyid Fahhar Musevi (r.a)

8-Necibuddin Muhammed b. Cafer b. Ebu el-Baka Hibetullah b. Nema-i Hilli (r.a)[2]

MUHAKKİK HİLLİ’NİN (R.A) ÖĞRENCİLERİ

Muhakkiki Hilli (r.a), büyük fıkıh âlimlerinin önünde edeple ve saygıyla diz çöküp ilim öğrendikleri, güçlü ve başarılı bir üstat oldu. Oda üstatlarının yolunu sürdürerek öğrenci yetiştirmeye başladı. Öğrencileri yalnız ilminden yararlanmakla kalmıyor onun, İslam ahlakı ve maneviyat dolu imanından da istifade ediyorlardı. Muhakkik’in güzel ahlaki öğrencilerinin her birinin büyük ve meşhur birer âlim ve fakih olmalarını sağladı. Muhakkik Hilli’nin tanınmış öğrencilerinden birkaçı:

1-Allame Hilli (r.a), (ö.h.648-726)

2-İbni Davud-u Hilli (r.a), (ö.h.648-715)[3]

3-Abdülaziz el-Seraya Safiyuddin Hilli (r.a)

4-Seyyid Kıyasuddin Abdülkerim (r.a), (ö.h.648-693)

5-Seyyid Celaleddin Muhammed b. Ali b. Tavus (r.a)

6-Ebu Zekeriya Necibuddin Hilli (r.a), (ö.h.601-689)[4]

Hicri 656 yılında Moğollar Bağdat’ı fethetmek amacıyla Horasan’dan hareket ettiler. Bağdat, o dönemlerde İslam ilimleri merkeziydi. Muhakkiki Hilli ve babası dışında Moğolların saldırı haberini işiten şehrin büyük âlimleri olmak üzere herkes şehri terk etmişti. Birkaç kişi Moğol komutanına mektup yazarak Hille, Kûfe, Necef ve Kerbela için amanname istediler. Moğol komutanı onların bu isteğini kabul ederek, bu şehirlere girmedi. Muhakkik’in babasını çağırtarak ona; “Bağdat’ı fethedeceğimi nereden biliyordun diye sorunca.” Muhakkik’in babası şöyle cevap verdi: “İmamımız Hz. Ali’nin (a.s) gelecekte vuku bulacak olaylarla ilgili hadislerini biliyordum. Çünkü İmam Ali (a.s) son Abbasi halifesine galip gelecek komutanın sıfatlarını açıklamıştı. O sıfatlardan anladım. Bu yüzden de kan dökülmeden sizden amanname istedim.”

Bağdat şehri fetedildiği sırada Bağdat İlimler Havzası tamamen yakılıp yıkıldı. Bu yüzden o görkemli havza Hille’ye intikal etti. Hille âlimleri de var güçleriyle çalışarak o büyük havzayı Hille’de ihya ettiler.

Hicri 662 yılında Şia’nın emsaline az rastlanır, fakih âlimi Nasiruddin Tusi Moğol komutanıyla birlikte Bağdat’a geldi. Hille âlimleri ve havzasını ziyaret etmek istedi. Muhakkik ve Hille âlimlerinin kendisini karşılamaya geleceklerini öğrenince, ahlaki ve mütevazılığı buna müsaade etmedi. Habersizce Hille’ye girdi. Her şeyden önce Muhakkik-i ziyaret etmek için havzaya geldi. İçeri girdiğinde Muhakkik ders kürsüsünde ders vermekle meşguldü. Nasriddin Tusi’yi görür görmez, ayağa kalktı ve onu karşılamaya koştu. Nasiruddin Tusi’yi bağrına basarak kucakladı. Dersi tatil etmek istediğinde Nasriddin Tusi (r.a) derse devam etmesi için ısrar etti.[5]

MUHAKKİK HİLLİ’NİN (R.A) ESERLERİ

Muhakkik-i Hilli (r.a) Allah’ın ihsan ve merhamet ettiği istidat ve akıl nimetinden yararlanarak, İslam ve Kuran yolunda birçok değerli ve paha biçilmez eserler yazarak, araştırmacılara ve âlimlere yadigâr bıraktı. O değerli kitaplardan bazıları:

1-Şeraiu’l İslam

2-el-Muhtasaru’n-Nafi fi Fıkhı-l İmamiye

3-el-Muteber’u fi Şerh’i Muhtasari’n Nafi

4- el-Maaric fi Usuli’l-Fıkh’i

5-Nehcü’l Vusul ila Marifeti İlmi Usul

6-Telhisu’l Fihrist

Âlimler ve fakihler arasında âlim ve fakih olmalarının yanı sıra şairlik becerisi olan birçok âlimler de göze çarpmaktadır. Muhakkik-i Hilli’de kendi döneminin en büyük şairlerindendi.

Muhakkik-i Hilli’nin (r.a) eserleri ve İslam âlemine verdiği hizmet onun şahsiyet ve kişiliğini sergilemektedir. Onun makamını başkalarının sözlerinde aramaktansa, eserlerinde aramak daha yerinde ve isabetli olur. Allame Hilli’nin kız kardeşi ve öğrencisi şöyle der: “Muhakkik-i Hilli zamanının en büyük fakihiydi.”

Şehid-i Sani’nin oğlu Şeyh Hasan onu şöyle övmüştür: “Muhakkik-i Hilli’yi tüm zamanların fakihi olarak anmak daha doğru olur; çünkü Muhakkik Şia’nın yetiştirdiği ender fakihlerindendir.

FEKAHET GÜNEŞİNİN BATIŞI

Şia âleminin taklit mercii, fakihlerin koruyucusu, din ve İslam hizmetçisi, âlim ve arif Muhakkik-i Hilli (r.a) hicri 676 yılında 13 Cemadilahir Perşembe günü Hille şehrinde ebedi yurduna göçtü.

Şehir halkı bu acı haberi duyunca, Muhakkik’in evine toplanarak, ağıtlar yakıp, gözyaşları döktüler.

Hille halkı cenaze işleminden sonra Muhakkik’in temiz naşını önceden hazırlanmış mekâna defnettiler.[6]

—————————-

[1]-Revzatu’l Cennat, c.2, s.447.

[2]-Ayanu’ş-Şia, c.4, s.91.

[3]-Revzatu’l Cennat, c.5, s.33.

[4]-Hediyyetu’l Ehbab, s.71, “Şeyh Abbas Kummi.”

[5]-Ayanu’ş-Şia, c.4, s.90.

[6]-Kısasu’l Ulema, s.260.

——————————

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.
Hazırlayan: Kerim Uçar

Yorum Bırak