Kerbela çölünü, kapladı duman
Bu zulmü yapanda olur mu iman?
İçimi bir hüzün kaplıyor aman
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela çölünde esiyor rüzgar
Fırat Nehrinin de soğuk suyu var
Her zaman içimi sıkıntı kaplar
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela denince durmaz gözyaşım
Bir ağrı geliyor, çatlıyor başım
Üzüntüden ölüyorum kardeşim
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela’da görüyorum atları
Zeynep elin kesmiş, zincir katları
Yediğimden almıyorum tatları
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela görünür bana her, kanda
Hüseyin adını duyduğum anda
Orada olmayı istiyor, canda
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela’ nın matemini tutmaya
Onlar gibi o kumlara yatmaya
Kalbim başlar heyecanla atmaya
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela’da kefen olan hasırı
Hep kendimde arıyorum kusuru
Duyduğum sözlerin, olur tesiri
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela’ nın çok mu olur ayazı?
Önceden mi yazılmıştır bu yazı?
Kendime de haram ettim, beyazı
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela’da gece olur karanlık
Dalgınlığa gelse bile, bir anlık
Yapmıyorum kimse ile yarenlik
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela’ da yanan çadırlar gördüm
Anlamak içinde, Zeynep’e sordum
Ne olur sormayın artıyor derdim
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela da yollar geçit vermiyor
Zulüm yapan muradına ermiyor
Acaba gözyaşım niye durmuyor?
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Kerbela’ nın destanını yazanlar
Hüseyin’in mezarını kazanlar
Derdimizi ancak, Ağamız anlar
Muharrem Ayı’na girdiğim zaman.
Mehmet DEMİRER
