Namaz Huşu ve Korkuyla Birlikte Olmalıdır

Yazar: beytül ahzan Tarih: 6 Aralık 2010 2.8K kez okundu Füru Din 1 Yorum

Bazıları namazda çok dalgındırlar, elleri, başları ve elbiseleriyle oynarlar, o tarafa, bu tarafa, şuna buna bakarlar. Hem namaz kılarlar, hem de etraftaki konuşmalara kulak asarlar. Bunlarda bedenî sükûnet ve kalp dikkati olmaz. Bütün saydığımız bu hasletler kişilerin namazlarında tevazu ve huşunun (Allah korkusunun) olmadığının nişaneleridir.

Namazda huşu içerisinde olmak; namaz kılanın, kalbi Allah’a ve yönelişi yaratıcısına olmalıdır; bedenî huzur ve ruhî itminanı olmalı, gerçekten de her şahsiyetten ve her makamdan daha yüce, her güçlüden daha güçlü olan yüce Allah’ın huzurunda olduğunu, içten hissetmelidir.

Bir hadis-i şerifte: “Allah’a sanki O’nu görüyormuşsunuz gibi ibadet edin”[1] buyrulmaktadır.

Eğer bu hâl ve durum üzerinde bulunursanız, yüce Allah’ın, “gerçek müminler” olarak vasıflandırdığı merhaleye ulaşırsınız. Bunların sıfatlarından birisini yüce Allah şöyle açıklıyor:

“O müminler ki namazlarında huşu içerisindedirler.”[2]

Yüce Allah’ın beğendiği bu vasıflardaki namazla; peygamberlerin, imamların, pak ve üstün insanların namazlarıyla kendi namazını karşılaştıran bir insan, kendisinden ve de kıldığı namazdan utanç duyar.

Keşke yüce Allah’ın beğenip kabul edeceği namazı kılmaya muvaffak olabilseydik! Allah, böyle bir namaza pek büyük sevap ve mükâfat verir…

Namazı devamlı ve de düzgün bir şekilde kılmak gerekir. Çünkü namaz konusunda gevşeklik, önem vermeme ve de bazen kılıp bazen kılmama büyük bir günahtır….

————-

1- Misbah’üş-Şeria, s.8

2- Mü’minun Suresi, 2. Ayet

———–

Kıble Ehlibeyt Takvimi


Yorum Bırak

  1. Burhan Aydın dedi ki:

    Bu güzel açıklayıcı bilgileri özellikle de kuran ayetleri ile destekleyip sunmanız takdire şayandır…