Nasihat İsteyen Adam

Yazar: beytül ahzan Tarih: 5 Aralık 2009 Hikaye ve Kıssa Yorum Yok



Büyük bir heyecan ve umutla gelmişti  Medine’ye. Allah Resulü’nü görüp ondan kendisine nasihatte bulunmasını isteyecekti.Bu amaçla, hemen Resul-i  Ekrem’in (saa) yanına gitti ve ondan kendisine nasihat etmesini istedi. Resul-i Ekrem (saa) tek kelimelik bir söz dedi ona ve başka da bir şey söylemedi:

– Sinirlenme! Adam, kabilesine geri döndü.Tesadüfen, kendisinin yokluğunda önemli bir olay olmuştu.Kendi kabilesinden gençler, başka bir kabilenin malını çalmışlar, o kabile de karşılık vermişti.Derken olay yavaş yavaş büyümüş ve iki kabile savaş için karşı karşıya gelmişlerdi.Adam bu heyecanlı haberi alınca  öfkelenmişti.Hemen silahını kuşanıp kabilesinin saflarında yerini aldı.

O arada aklına Medine’ye yaptığı yolculuk ve orada görüp duydukları geldi. Resul-i Ekrem’den (saa) nasihat istemiş ve “Sinirlenme!” cevabını almıştı.

Kendi kendine “Niye hemen heyecana kapılıp silahımı kuşandım? Ve şimdi, ölmek veya öldürmek için kendimi niye hazırladım? Niye hemen öfkelendim?”  diye düşünmeye başladı.

Artık, kısacık “sinirlenme” nasihatine amel etmenin zamanı gelmişti.

İleri çıktı ve her iki kabilenin büyüklerini yanına çağırdıktan sonra karşı tarafın adamlarına şöyle dedi:

-Bu savaşın sebebi nedir? Eğer sebep, bizim cahil gençlerimizin verdiği zarar ise, ben kendi malımdan bu zararınızı karşılamaya hazırım.Böyle bir mesele  yüzünden  birbirimizin kanını neden dökelim ki?

Diğer kabile, adamın akıllı ve fedakâr tutumunu görünce gayrete gelerek:

-Madem böyle düşünüyorsun, biz de senden geri kalmayacağız ; iddia ettiğimiz hakkımızdan vazgeçtik, dediler.

Böylece her iki kabile de evlerine geri döndüler.[1]

——-

1- Usul-i Kâfi, c.2 , s.404

——-

Murtaza Mutahhari’nin “Doğruların Öyküsü-1” kitabından alıntıdır.

Sayfa:30

Yorum Bırak