Ne Aşamadan Geçtim, Bu Yolu Nasıl Seçtim?

Yazar: beytül ahzan Tarih: 16 Temmuz 2009 2.7K kez okundu Mehmet Demirer Şiirleri 4 Yorum


Sene seksen sekizde; valideyi kaybettim
Ben ölümü ilk defa, çok yakından fark ettim
Kafam birden tın etti, eski yoldan çark ettim
Günah olan ne varsa, birer, birer terk ettim


Kur’ anı okumalı, Namazı kılmalıydım
Öyle ise evvela, bir hoca bulmalıydım
Kur’ an okumak için, bolca ders almalıydım
Buldum maden bir hoca, talebe olmalıydım


Düşündüm karar verdim, ders almaya başladım
Bazen çok hızlı gittim, bazen de yavaşladım
Çok aceleci olma, her bir şey adım, adım
Hocanın dediğini, bire bir uyguladım


Mevleviler dergâha çağırmıştı beni de
Çok fazla geçmişi yok, bu cemaat yenide
Bana bir teklif geldi, Çavuş yaptık senide
İlahi yazaraktan, kazanmıştım, Ün’ü de


Allah’a çok şükür ki, nefsimi çabuk yendim
Nasıl sema döndüysem, o kadar erken döndüm
Çok hesaba çekerim, kendimi bizzat kendim
Nasıl sıyrıldım çıktım, kendim bile beğendim


Kadiri olanların en son vardığı yerse
Süleymancı birisi, ordan başlarmış derse
Müridini güdermiş, çoban nasıl güderse
Cennet garanti imiş, işler böyle giderse


On iki tarikat, yetmiş iki kol varmış
Kolların adedince, hakka giden yol varmış
Ana cadde tek ama tali yolu bol varmış
O ilahi hedefe, sebat eden kul varmış


Her nedense olaya bütünsel bakmıyorlar
Şeyh ne derse doğrudur, kafayı takmıyorlar
Her gelen giremiyor, yeminsiz sokmuyorlar
Şöyle beyan edeyim, gülyağsız kokmuyorlar


İnsan gittiği yerde, Peygamberden iz arar
Yaptığınız bu işten, İslam görüyor zarar
Kovalım gitsin hemen, içimizde ne arar
Hakkımda veriyorlar, bu sapık diye karar


İçtihadın kapısı, kapanmış yıllar önce
Aklını çalıştırma, ölmeli kullar önce
Makam almak istersen, susmalı diller önce
Bana bunlar ters gelir, buyursun filler önce


Akıl vermiş yaratan, hesabını soracak
Bana akıl vermemiş, akıllıca duracak
Aklını teslim eden acep nasıl varacak?
Bana emanet akıl, deli miyim verecek?


Sistem böyle kurulmuş, aklını alıyorlar
Sen bağlısın diyerek, akılsız salıyorlar
Akıl onlara lazım, derine dalıyorlar
Akılsız insanları böyle oyalıyorlar


Böyle yerler gördüğüm, iyi oldu bir yandan
Sevgili kardeşlerim, uyarıyorum candan
Dikkatli olmazsanız, eder dinden imandan
Bu kadar katkım olsun, siz kazanın zamandan


Ne Kur’ anı İtretsiz ne İtreti, Kur’ ansız
Getirirse almayın, onlar kesin imansız
Delilleri zayıftır, kendileri de cansız
Cesaretleri yoktur, çıkıversen apansız


Radikal ve ılımlı, çok kimseyle konuştum
Bazen akıllar verdim, bazen ise danıştım
Şeytandan uzak durdum, ben takvada yarıştım
Din düşmanları hariç, herkes ile barıştım


Konferansa, davete, sohbetlere giderdim
Gördüğüm yanlışları, hemen ikaz ederdim
Allah’ın rızasını kazanmaktı,  tek derdim
Uyacağım diyerek, ben Allah’a söz verdim


Kur’ an bize yeterli, başka bir şey yok diyor
Hadisleri söyleme, benim karnım tok diyor
İyide be kardeşim, uyun diye Hak diyor
Ne söylesem nafile, inat edip cık diyor


Kur’ an, sünnet diyen de, Ehlibeyte bakmıyor
Ayet, hadis, müfessir, hiçbirini takmıyor
Yerlerde sürünüyor ayağa da kalkmıyor
Allah’ın mühleti var, onun için yakmıyor


Millet bir yol ararken, Antep, Adıyaman’da
Mevdudi’ yi, İkbali okurdum o zamanda
Nurcular hiç durmuyor, saldırıyor aman da
Hangisi doğru diye şüphe oldu, İmanda


Yanlışta olduğunu, kabul eden yok idi
Herkesin bulunduğu, kendi yolu hak idi
Sıratı müstakim tek, cemaatse çok idi
Hangisine sorarsan, sakıncası yok idi


Hedefe ulaşmanın, değişik yolu varmış
İsabet edemezsen, yolun biraz uzarmış
Bakarsan, incelersen, Kur’ anda da yazarmış
Şeyhe bağlı olmayan, şeytan ile azarmış


Şeyhe soru sorulmaz, o zaten biliyormuş
Leduni ilmi varmış, ona hep geliyormuş
Sen şüpheye düştükçe, ibliste gülüyormuş
Bu yola bağlanırsan, kahrından ölüyormuş


Çok yer gezdim, dolaştım. Birazda yorulmuştum
Kafa dinleyim diye, köşeye kurulmuştum
Eski heyecan yoktu, azıcık durulmuştum
Sevinçliydim kolay mı? Çok şeyden kurtulmuştum


Karar aldım kendime, dikkatli olmalıydım
İlk evvela Kur’ anı, referans almalıydım
Kur’ ana ters düşmeyen, hadisler bulmalıydım
Fahşa’dan uzak tutan, Namazı kılmalıydım


Kendi kendime böyle, sorular soruyorken
Sıratı müstakim ne? Ben onu arıyorken
Yaratana yalvardım, kalkmıştım sabah erken
Ben ne arıyorum ki, göndersin yardım derken


Derinden etkiledi tarihi olay beni
Vicdani devrim yaptı bende, İmam Humeyni
Yeniden sorguladım, imanı birde, dini
Başka bir tarifi yok, Allah gönderdi seni


Vahdet haftası dedi, ramazana son hafta
O ne demek diyerek, soruyor bizim safta
Boş durmadı düşmanlar, yapıştırdılar yafta
Ne kadar rahmet varmış, ümmete ihtilafta


Yankılandı dünyada, sözlerinin tesiri
Hemen fısıldadılar, bulmuşlar ya bir sürü
Aleviymiş, Şia’ymış, mezhepmiş tek kusuru
Daha ne iftiralar sıralandı birsürü


Arar iken sonunda, buldum güzel mektebi
Çok kişinin katkısı oldu buna pek tabi
Yakınımdan çevremden karşı çıkan çok tabi
İnancı seçebilmek, en doğal da hak tabi


Eski ile yeniyi, kıyas yapar dururdum
Ne yalan söyleyeyim, eskiyi de korurdum
Hataların üstüne, samimice varırdım
Bu böyle olmayacak, aramalıydım yardım


Doksanlı yılardaydı, buldum Kadir hocayı
O zaman fark eyledim, gündüz ile geceyi
Okula giden çocuk, nasıl söker heceyi
Aynen öylede söktüm, vahdeti bilmeceyi


Çokta uzun sürmedi, ayrılık vakti çattı
Gitmesin istiyordum, hayat iyi hayattı
Doğrusunu istersen, dedim bu bizi sattı
Yerine hoca geldi, hayata hayat kattı


Bana her defasında, dostluk eli uzattı
Tutamadım o eli, Şeytan, nefse el attı
Eski heves, aşk yoktu. Dedim bu işte yattı
Çok geçmeden uyandım, geçen benim hayattı


Bir yere gitmemişti, duruyordu taptaze
Ehlibeytin eliyle ulaştı, bu din bize
Kıymetini bilmezsek, nasıl bakarız yüze
İhanetim olmamış, baktım verdiğim söze


Hala dimdik ayakta, yolumda duruyorum
Kaynağından beslendim, fikrimi koruyorum
Hakkı bulsa idiniz, sizlere soruyorum
Nasıl davranırdınız? İpucu veriyorum


Yalpalama olsa da, yıkılmadım, yıkmadım
Yolumu buldum artık, usanmadım, bıkmadım
Sağlam ipi bulunca, çürük ipe bakmadım
Hakkın ipi burada, tuttum da bırakmadım


Hizbullah’tan yanayım, Müslüman yansız olmaz
Sünnetullah böyledir, devrimler kansız olmaz
Hedefimiz bellidir, Müminler yönsüz olmaz
Her şey tamam olsa da, bu devlet; Onsuz olmaz


Cehaletim bu benim, bilmezdim Ehlibeyti
Hamdolsun ki Mevla’ya ihsan etti nimeti
Bu canım feda olsun, olursa bir kıymeti
Bekliyorum yolunu, bulmak için devleti


Şu gerçeği anladım, yönelirsen Allah’a
Yolunu çıkarıyor, Ehlibeyte vallaha
Niyazım budur benim, gezdirmesin bir daha
Şeksiz davet ederim, çok güzeldir bu saha


Ehlibeyti sevenler, Allah’ı seven kuldur
Hüseyni dersler veren, Zeynebi bir okuldur
Farkları, fark ettiren, insanlara akıldır
Arzu eden kuluna, Velayetini buldur

Musa Aydın ağamız; Ehlibeytin aşığı
Öyle bir aşkı var ki, âşık eder aşığı
Sayesinde buluruz, o mübarek eşiği
Mekânı cennet olsun, gözümüzün ışığı

Mehmet DEMİRER


Yorum Bırak

  1. Ne zaman şii olacağım? dedi ki:

    Subhanallah!
    Gerçekten çok etkileyici bir şiir bu kadar uzun olmasına rağman hiç bitmesini istemediğim bir şiir.
    Bende istiyorum bu yolu ama nedense bir türlü vesile olan olmadı ya da cesaretim yok.
    Rabbim sen en doğru yola iletensin bana da nasip eyle! (Amin)

  2. kubra dedi ki:

    Ne diyeceğimi bilemiyorum …

    Hayranlıkla okudum.

    Bacım senin eline Mehmet Demirer kardeşimizin de yüreğine sağlık…

  3. yasgülü dedi ki:

    nasıl şii olduğunuzu çok güzel anlatmışsınız tebrikler

  4. çağrı dedi ki:

    Rabbim sizden razı olsun bu güzel şiiri paylaştığınız için
    çok uzun ama insan hiç sıkılmıyor