Öksüzlerin Başını Okşamak

Yazar: beytül ahzan Tarih: 7 Temmuz 2009 3.522 kez okundu Ahlak ve İrfan Yorum Yok

Küçük yaşta anne ve babalarını kaybedip onların sevgi ve okşamalarından mahrum kalan çocuklar, toplumun yoksun tabakalarından biridir. Açıktır ki, bunlar kendi hallerine bırakılırlarsa, lakayt, şımarık ve fasit kişilere dönüşebilirler.

Bu yüzden İslam, Müslümanlara, bu sığınaksız ve kimsesiz çocukların bakımını üstlenmelerini, onları terbiye etmeye çalışmalarını emretmektedir.

Kur’an-ı Kerim buyuruyor ki:

“Sana yetimleri sorarlar. De ki: Onların yararına olan bir iş yapmak, daha iyidir. Eğer (ıslah amacıyla) onları aranıza katarsanız, (daha da iyi), çünkü onlar sizin kardeşlerinizdir. (Fakat bilin ki) Allah (sizin niyetlerinizden haberdârdır), bozguncuyu ıslahçıdan (ayırt eder), bilir.”[1]

Zaman zaman, bu çocuklar kendilerinde müşahede ettikleri eksiklikten dolayı üzgün ve kırgın bir gönüle sahip olup aşağılık kompleksine kapılmaktadırlar. Bu yüzden onların bu eksikliklerini gidermek ve teselli bulmalarına sebep olacak şeyleri temin etmek gerekir. Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) buyuruyor ki:

“Kim, büyüyüp kendi ayaklan üzerinde duruncaya kadar yetim bir çocuğun bakımını üstlenirse, Allah bunun karşısında onun için cenneti yazar. Nitekim kim de yetimin malını yerse, cehennem ateşini hakkeder.”[2]

İmam Sâdık (a.s) şöyle buyuruyor:

“Kim, bir yetimin başına merhamet elini çekerse, Allah kıyamet günü elini sürdüğü saçlar sayısınca ona nur verir.”[3]

Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s) oğullarına ettiği vasiyette şöyle buyuruyor:

“Yetimler hakkında Allah’tan korkun, onları bazen doyurup bazen de aç bırakmayın; dikkat edin, sizin yanınızda zayi olmasınlar.”[4]

Yetimlere karşı merhametli olmanın pratikteki sonucu hakkında Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyuruyorlar:

“Bir gün Meryem oğlu İsa (a.s) bir kabrin yanından geçerken kabir sahibinin azaplandırılmakta olduğunu  gördü. Bir yıl sonra tekrar aynı kabrin yanından geçtiğinde artık azaplandırılmadığım gördü. Bunun üzerine: “Ya Rab, geçen yıl buradan geçtiğimde bu kabrin sahibi azaplandırümaktaydı; şimdiyse azaptan hiçbir eser yok.” diyerek bunun sebebini sordu. Allah Tealâ Hz. İsa’ya şöyle vahyetti: “Bu adam, günahkâr bir adamdı, ama iyi bir oğlu vardı. Oğlu (bu yıl) bir caddeyi onarıp bir yetimi de barındırdı. Oğlunun yaptığı bu iyi işler sebebiyle onu bağışladım.”[5]

Yine Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyuruyorlar:

“Kim, bir yetimin bakımını üstlenir, onu barındırırsa, cennette benimle birlikte olur.”[6]
———————————————————————–

[1]- Bakara suresi, 220. ayet

[2]- Bihar’ül-Envar, c.75, Kitab’ul-İşret, s.120.

[3]-Bihar’ül-Envar, c.75, Kitab’ul-İşret, s.120.

[4]- Nehc’ül-Belağa, s.986.

[5]- Bihar’ül-Envar, c.75, Kitab’ul-İşret, s.779.

[6]- Bihar’ül-Envar, c. 15, Kitab’ul-İşret, s.119.

Yorum Bırak