Resulullah’ın (saa) Bu Ümmete Bıraktığı İki Emanet Nedir?

Yazar: admin Tarih: 3 Aralık 2012 2.838 kez okundu Şia'lık 2 Yorum

Bunlardan birincisi KURAN ve SÜNNET
Diğer ise KURAN ve EHLİBEYT’tir.

Acaba Resulullah(saa) hangisini emanet etti KURAN ve SÜNNET’i mi?  yoksa  KURAN ve EHLİBEYT’i mi

Bu iki emanetin KURAN ve EHLİBEYT olduğunu söyleyen hadisler ve kaynakları şunlardır.

Hadisin metni;
—————————————–
“Ben sizin aranızda iki değerli emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız sürece benden sonra asla sapıklığa düşmezsiniz. Onlar Allah’ın Kitab’ı ve benim itretim Ehl-i Beyt’imdir. Bu ikisi, Kevser Havuzu üzerinde bana tekrar dönünceye kadar asla birbirlerinden ayrılmazlar. Bakın görün benden sonra onlara nasıl davranacaksınız?

Bu hadisi nakleden kaynaklar:
—————————————
1- Sahih-i Müslim, Kitab-u Fezail-i Ali ibn-i Ebi Talib, c.7, s.122.
2- Sahih-i Tirmizi, c.5, s.328.
3- İmam Nesai’nin yazdığı “EI Hasais”, s.21.
4- Müsned-i imam Ahmed ibn-i Hanbel, c.3, s.17.
5- Müstedrek-i Hakim, c.3, s.109.
6- Kenz’ül Ümmal, c.1, s.154.
7- Dârimî, Fedâilul-Kur’ân, I
8- Taberani- Mucmeus Sağir  (Cilt-1) 252 nolu hadis
9- İbn-i Sa’din yazdığı “Et Tabakat’uI Kubra”, c.2, s.194.
10-İbn-i Esir’in yazdığı “Camiu’l Usul” c.1, s.187.
11-Suyuti’nin yazdığı “Camiu’s Sağir” c.l, s.353.
12-Haysemi’nin yazdığı “Mecmau’z Zevaid”, c.9, s.163.
13-Nebehani’nin yazdığı “Feth’ul Kebir”, c.1, s.451.
14-İbn-i Esir’in yazdığı “Üsd’ul Gabe Fi Ma’rifet’s Sahabe, c.2, s.12
15-Tarih-i ibn-i Asakir, e.5, s.436.
16-Tefsir-i ibn-i Kesir, c.4, s.113.

Bu iki emanetin KURAN ve SÜNNET olduğunu söyleyen hadisler ve kaynakları şunlardır

Hadisin metni;
———————————
Ey Mü’minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, ALLAH’ın kitabı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamber’in sünnetidir

Bu hadisi nakleden kaynaklar:
————————————
İmam Malik-Muvatta:1395 nolu hadis
Hakim-Müstedraki sahiheyn Cilt1-sayfa 93


Gelelim bu iki hadisin senetlerine:

Öncelikle iki emanetin KURAN ve EHLİBEYT olan versiyonunun senetlerine bakalım:

Hadis bu şekli ile ehli sünnet kaynaklarında tam 32 farklı senetle nakledilmiştir,Şia kaynaklarında aynı hadis 83 farklı senetle nakledilmiştir.
Tüm senetleri buraya yazarsak word belgesi ile yaklaşık 20 sayfa falan tutacağından sadece en meşhur iki senedi nakletmekle yetiniyoruz.

1- Müslim kendi Sahih’inde Zeyd b. Erkam’dan şöyle nakleder:
Allah Resulü (s.a.a) bir gün Mekke ve Medine arasındaki Hum göletinin yanında bir hutbe okudu ve bu hutbede Allah’a hahamd u senada bulunduktan ve insanlara nasihat ettikten sonra şöyle buyurdu:
“Bilin ki ey insanlar! Şüphesiz ben de bir insanım. Yakında Rabbimin elçisi bana gelecek ve ben de onun davetine icabet edeceğim. Ben sizin aranızda iki değerli şey bırakıyorum. Onların birincisi, içinde hidayet ve nur bulunan Allah’ın kitabıdır. O hâlde Allah’ın kitabını tutun ve ona sarılın.”
Hz. Peygamber, insanları Allah’ın kitabına sarılmaya terğib ve teşvik ettikten sonra şöyle buyurdu:
“(Ve ikincisi ise) Ehlibeyt’imdir. Sizlere Ehlibeyt’im hakkında Allah’ı hatırlatırım. Sizlere Ehlibeyt’im hakkında Allah’ı hatırlatırım. Sizlere Ehlibeyt’im hakkında Allah’ı hatırlatırım.”
Bu metni aynı senetle Daremî de kendi Sünen’inde nakletmiştir:
- Sahih-i Müslim, c.4, s.1803, h. 2408. .
- Daremî Sünen, c.2, s.431-432.

2- Tirmizî, bu metni “itretim ve Ehlibeyt’im” lafzıyla nakletmiştir. Hadisin metni şöyledir:
“Ben sizin aranızda, sarıldığınız müddetçe ben-den sonra asla sapmayacağınız iki şey bırakıyorum. Biri diğerinden daha büyüktür. (Bu iki şey) gök ile yer arasında sarkıtılmış bir ip olan Allah’ın kitabı ve itretim Ehlibeyt’imdir. Bu ikisi havuzda yanıma gelinceye kadar asla birbirinden ayrılmazlar. O hâlde o ikisine karşı nasıl davrandığınıza iyi bakınSünen-i Tirmizî, c.5, s.663, hadis: 37788


İki emanetin KURAN ve SÜNNET olan versiyonunun senetlerine bakalım:

Daha öncede kaynaklarında verdiğimiz gibi iki emanetin KURAN ve SÜNNET olduğunu nakleden sadece iki kaynaktır. Bunlar Hakim ve İmam Maliktir.

Şimdi Hakim’in ve İmam Malik’in naklettiği bu hadisin senetlerine bakalım:

1- Hâkim Nişaburî el-Mûstedrek adlı kitabında aşağıdaki senetle mezkur metni nakletmiştir:

İsmail b. Ebî Üveys,
Ebî Ûveys’ten, o
Sevr b. Zeyd ed-Deylemî den, o
İkrime’den, o da
İbn-i Abbas’tan nakleder;

Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu:
“Ey insanlar! Şüphesiz ben sizin aranızda iki değerli şey bırakmış bulunuyorum. Onlara sarıldığınız müddetçe asla sapmazsınız: Allah’ın kitabı ve Peygamberi’nin sünneti.”

Bu metnin senedinin afeti, senedin başında yer alan baba ve oğuldur. Bu iki kişi, İsmail b. Ebî Üveys ile Ebu Üveys’dir. Bu baba ve oğlun güvenilir oldukları söylenmediği gibi yalan söylemek ve hadis uydurmakla da suçlanmışlardır.

Bu İkisi Hakkında Rical Âlimlerinin Söyledikleri

Hafız Mezzî, Tehzib’ul Kemal adlı kitabında İsmail ve babası hakkında rical ilminin araştırmacılarından şöyle nakletmektedir: “Yahya b. Muin (ki rical ilminin büyük âlimlerindendir) şöyle diyor: ‘Ebu Üveys ve oğlu zayıftırlar.’ Yine Yahya b. Muin’den şöyle dediği nakledilmiştir: ‘Bu iki kişi, hadis çalarlar.’ Yine İbn-i Muin, Ebu Üveys’in oğlu hakkında, ‘Ona güvenilmez.’ demiştir.”

“Nesaî, oğul hakkında, ‘O zayıftır ve güvenilir değildir.’ demiştir. Ebu’l-Kasım Lalekaî şöyle demiştir: Nesaî onun aleyhinde çok şey söylemiştir ve hadisinin terk edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.”

“Rical âlimlerinden olan İbn-i Adiy şöyle demiştir: İbn-i Ebî Üveys, dayısı Malik’ten hiç kimsenin kabul etmediği ilginç hadisler rivayet etmiştir.”

İbn-i Hacer, Feth’ul-Barî adlı eserinin önsözünde şöyle demiştir: “Nesaî’nin kendisi hakkındaki cerhinden dolayı İbn-i Ebî Üveys’in hadisine asla itibar edilmez.”

Hafız Seyyid Ahmed b. Sıddık, “Feth’ul-Melik’il-A-liyy” adlı kitabında, Seleme b. Şeyb’den şöyle nakletmektedir: “İsmail b. Ebî Üveys’ten şöyle dediğini işittim: Medine ehli bir konuda iki gruba ayrılınca, ben hadis uyduruyorum.”

Buna göre oğul (İsmail b. Ebî Üveys) hadis uydurmakla suçlanmıştır. Nitekim İbn-i Muin, onun yalancı olduğunu söylemişti. Bundan da öte, onun naklettiği hadisler Sahih-i Müslim, Tirmizî ve diğer sahih kitapların hiçbirinde nakledilmemiştir.

Baba (Ebu Üveys) hakkında ise Ebu Hatem Râzî’nin el-Cerhu ve’t-Ta’dil adlı kitabında söylemiş olduğu şu söz yeterlidir: “Onun naklettiği hadis yazılır, ama delil ve hüccet olarak kabul edilmez. Hadisi sağlam ve güçlü değildir.”

Yine Ebu Hatem, İbn-i Muin’den, Ebu Üveys’in güvenilir olmadığını nakletmiştir.
Dolayısıyla, senedinde bu iki kişinin bulunduğu rivayet (“ve sünnetim” hadisi) sahih değildir. Kaldı ki bu rivayet, sahih ve sabit olan öteki hadisle muhalefet içindedir.
Dikkat edilmesi gereken bir konu da, bu hadisi nakleden Hâkim Nişaburî’nin, hadisin zayıflığını itiraf etmiş olmasıdır. Bu yüzden hadisin senedini düzeltmeye kalkışmamıştır. Sadece içeriğinin sıhhati hususunda bir şahit zikretmiştir ki, o şahit de senet açısından zayıftır ve itibar edilecek gibi değildir. Bu açıdan hadisi güçlendire-ceği yerde onu daha da zayıf kılmaktadır.


“Ve Sünnetim” Hadisinin İkinci Senedi

Hâkim Nişaburî, aşağıda zikredilecek olan senetle, merfu’  olarak Ebu Hureyre’den şöyle nakletmektedir:

“Şüphesiz ben sizin aranızda öyle iki şey bırakmışım ki, onlardan sonra asla sapmazsınız: Allah’ın kitabını ve sünnetimi. Bu ikisi, havuzda yanıma gelinceye kadar asla birbirinden ayrılmazlar.”

Bu metni Hâkim şu senetle nakletmiştir:
Zabbî (Dabbî),
Salih b. Musa et-Talhî’den, o
Abdulaziz b. Refî’den, o
Ebu Salih’ten,o da
Ebu Hûreyre’den.

Bu hadis de, önceki hadis gibi uydurma bir hadistir. Hadisin senedinde Salih b. Musa et-Talhî yer almış ki, rical âlimlerinin büyükleri onun hakkında hiç de iyi şeyler söylememişler.

Yahya b. Muin onun hakkında şöyle diyor: “Salih b. Musa, güvenilir birisi değildir.”
Ebu Hatem Râzî şöyle diyor: “Onun hadisi zayıf ve münkerdir. O birçok münker (yadsınan) hadisi güvenilir kimselerden nakleder.”

Nesaî şöyle diyor: “Onun hadisi yazılmaz.” Başka bir yerde ise şöyle diyor: “Onun hadisi terk edilmiştir.”

İbn-i Hacer, Tehzib’ut-Tehzib adlı kitabında şöyle yazıyor: “İbn-i Hibban der ki: ‘Salih b. Musa, güvenilir kimselere öyle sözler isnat eder ki, asla onların sözlerine benzemez.’ Sonunda da şöyle der: ‘Onun hadisi hüccet değildir.’ Ebu Nuaym de, ‘Onun hadisi terk edilmiştir. Sürekli münker hadis nakleder.’ der.”

Yine İbn-i Hacer, et-Takrib adlı kitabında şöyle diyor: “Onun hadisi terk edilmiştir.”  


Zehebî el-Kaşif adlı kitabında şöyle diyor: “Onun hadisi zayıftır (sağlam değildir).”
Yine Zehebî, Mizan’ul-İtidal adlı eserinde söz konusu hadisi ondan nakletmiş ve şöyle demiştir: “Bu hadis, onun münker (yadsınan) hadislerindendir.”

Daha öncede söylediğimiz gibi iki emanetin KURAN ve SÜNET olduğuna dair rivayetlerin sadece iki kaynak tarafından nakledildiğini belirtmiştik.

Bunlar:
Hakim-Müstedraki sahiheyn Cilt1-sayfa 93
İmam Malik-Muvatta:1395 nolu hadis

Hakim in naklettiği hadisin senetlerini inceledik ve ne kadar çürük bir hadis olduğunu gördük. Şimdi de bu hadisin nakledildiği diğer kaynak olan İmam Malikin Muvattasında geçen rivayetler alakalı görüşlerimizi beyan edelim:

Malik, el-Muvatta adlı kitabında bu metni senetsiz olarak ve mürsel bir şekilde nakletmiştir. Bilindiği üzere böyle bir hadis hiçbir değer taşımamaktadır.

Yorum Bırak

  1. ömer eba bekr osman diyor ki:

    Allah size yardım etsin hidayet nasip etsin

  2. EL-VELİ diyor ki:

    Tabi ki Kur’an ve Ehl-i Beyt’ini emanet bırakmıştır…..Çünkü Şanı Yüce Rabbim O’na Kur’an’da;”De ki,Bu yaptığım tebliğe karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum Ehl-i Beyt’imi sevmeniz dışında” diye Resulüne kendi ağzından bunu söylemesini emrediyor…Şimdi bu ayet niye indi,Peygamberin ev halkı ve akrabaları elbette ki çok kıymetlidir ama Resulullah’ın ABA’sının altına alıp bunlar benim Ehl-i Beyt’im dediği kimselerin kim olduğuna dikkat edelim…Yüce Rabbim oniki İmamın ve sonunda gelecek olan MEHDİ’nin bu soydan geleceğini ve Resulullah’ın da bunu bildiği için Ehl-i Beyt’ini tüm müslümanlara onları koruyup kollasınlar sevip saysınlar diye EMANET bırakmıştır….Ama onlar ne yaptılar,bugünkü Sünniliği Emevi sünniliği haline getirdiler,onların uzantısı oldular Yobazlık,Hurafe ve Bidat’le doldurdular insanların Allah’a ulaşmasına engel oldular,insanları SUYA GÖTÜRÜR GİBİ ATEŞE GÖTÜRDÜLER….Ama Allah’ın Vaadi HAKK’tır,yakında hepsi bitecek…………..”..Allah’tan bir Yardım,Çok Yakın Bir FETİH…İman sahiplerine Müjdele!.”-Saff suresi-13..