Ruhullah’ın Vedasına Tanık

Yazar: beytül ahzan Tarih: 7 Şubat 2010 2.9K kez okundu Yazı ve Makale Yorum Yok


Bismillah…

Sen Ruhullah’ın vedasına tanık oldun mu hiç?

Hani Seyyid Ahmet’in babası, tarihin seyrini değiştiren adam Humeyni’nin vedasına. Nasıl da çaresizdi hastanede, bir o kadar da sevinçli rabbine dönüyor diye.

Bugün Resul’ün evinde matem var,  Humeyni’nin oğlu Ahmet ayakları ucunda, tıpkı Fatıma gibi.

Sen Ruhullah’ın vedasına tanık oldun mu hiç?

Ameliyat odasında bir avuç doktor, ellerinde yüce insanın hayatı. Hekimi gözleri açık karşılamıştı Humeyni. Ve her zaman ki gibi ayetlerle süsledi nefesini.

Kimse anlamasın diyeydi tüm göz açıp kapamalar. Ama hep kapıdaydı gözleri. Birbirlerine bakıyordu doktorlar anlamsız gözlerle. Herkes buradaydı, oğlu Ahmet olmak üzere tüm yakınları, sahi kimi bekliyordu Humeyni?

Doktorların gözleri kapıda, kalp atışları azalıyor Ruhullah’ın.

Bir seyyid yaklaşıyordu kapıya,

Humeyni “Eşhe du en la ilahe illallah” diyordu.

Bir seyyid yaklaşıyordu kapıya,

Humeyni “Eşhe du enne muhammeden resulullah” diyordu

Bir seyyid yaklaşıyordu kapıya,

Ve Humeyni

”Eşhe du enne aliyyen veliyullah” diyordu.

Bir seyyid yaklaşıyordu kapıya

Melekler selamlarken onu

Humeyni “kardeşim” diyordu.

Millet figan içinde, ezilmişlerin babası hicret etmekte, millet figan içinde, horlanmışların babası yıldızlara gülümsemekte.

Melekler “Ya Allah” derken, Rahman,”ben sizin rabbiniz değilmiyim?” diyordu.

Humeyni “evet sen bizim rabbimizsin” deyip gözlerini kaparken, İçeriye giren seyyid “inna lillahi ve inna ileyhi raciun” diyordu.

Bugün Resul’ün evinde matem var, oğlu Ahmet bir kenarda oturmuş sessizce ağlamakta. Tıpkı Fatıma gibi.

Çekilin, çekilin, oğlu Ahmet de görsün babasını diyor birisi. Fatıma’nın ağlamasına izin vermemişlerdi oysa.

Ağla Ahmet! Çaresizliğine mi yoksa garipliğine mi ağlayacaksın? Fatıma’nın kapısına düşermiş gibi, Ahmet’in de yüreğine düşmüştü ateş.

İzin ver önce âlem vedalaşsın sonra da sen. Ey Ahmet! Ağla bugün fecrin son günüdür.

Bir yıldız kaydı o gece. Tüm dünya inanmazken bu hicrete. Herkes haberin doğruluğunu bekliyordu.

Bir kardeş miraca çıkarken, diğer bir kardeş mihraba yöneliyordu yaşlı gözlerle.

Ve büyük insan Ruhullah’ın hicretini rahmana “Lebbeyk” deyişini açıklıyordu.

Sen Ruhullah’ın vedasına tanık oldun mu hiç?

Hani şu Seyyidin kardeşi Humeyni’nin vedasına. Nasıl da muhabbetliydiler birbirlerine. Birisi sürgüne giderken diğeri cepheye gidiyordu. Ve şimdi bu hicret iki kardeş arasında perde çekiyordu.

Zor oldu Ruhullah’ın vedasına tanık olmak

Herkes gibiydik. Gözlerimiz kilitlenmişti “Velayet” kapısına. Biz, kim gelecek? Diye bekliyorduk. Herkes buradaydı, oğlu Ahmet olmak üzere tüm yakınları, Ruhullah’ın gülümseyerek beklediği de kimdi?

Ve bir Seyyid yaklaşıyordu kapıya ve birisi, gelen cephelerin uykusuz ve korkusuz komutanı “Seyyid Ali Hamanei” diyordu.

Fatih Kahramani


Yorum Bırak