Şabaniye Hutbesi

Yazar: beytül ahzan Tarih: 10 Ağustos 2010 2.682 kez okundu Ramazan Ayı Yorum Yok

Bismillahirrahmanirrahim

Hz.Ali (a.s)’dan şöyle nakledilmiştir:

“Resulullah  (s.a.a) şaban ayının sonunda ramazan ayı münasebetiyle [“Şabaniye Hutbesi” diye meşhur olan] bir hutbesinde bize şöyle buyurdu:

“Ey İnsanlar! Allah’ın ayı, bereket, rahmet ve mağfiretle size varıp ulaşmıştır. Öyle bir ay ki Allah indinde her aydan daha üstündür. Gündüzleri en iyi gündüz; geceleri en üstün gece ve saatleri en iyi saatlerdir. Öyle bir aydır ki, o ayda Allah’ın misafirliğine davet edilmiş ve Allah’ın ikramına layık kimselerden kılınmışsınızdır. Nefesleriniz de tesbih, uykunuzda ibadet sevabı vardır.

İbn-i Abbad (Ehl-i Beyt Şairi):”Eğer kalbimin derinliklerini arayacak olurlarsa iki satırın kendiliğinden yazılı olduğunu görürler: Bir yanında tevhid ve adalet, diğer yanında Ehl-i Beyt’in sevgisi.”

Bu ayda halis niyetler ve temiz kalplerle sizleri oruç  tutmaya ve Kur’an okumaya muvaffak etmesi için Allah’ı çağırın (dua edin). Asıl kötü ve bedbaht kimse, bu büyük ayda Allah’ın mağfiretinden mahrum olan kimsedir. Açlık ve susuzluğunuzla kıyamet günündeki açlık ve susuzluğu hatırlayın. Fakir ve miskinlere sadaka verin. Büyüklerinize saygı gösterin. Akrabalarınıza sila-i rahim yapın (akrabalık hakkını koruyun), dilinizi tutun, gözünüzü haramdan koruyun ve kulağınızı haram olan şeyleri duymaktan sakındırın. Halkın  yetimlerine şefkat gösterin ki, sizin de yetimlerinize şefkat göstersinler. Günahlarınızdan tövbe edin ve namaz vakitleri dua için ellerinizi O’na doğru kaldırın; bu saatler Allah Teala’nını halka rahmet gözüyle baktığı, münacatlarına icabet ettiği ve nidalarına “lebbeyk” dediği en iyi saatlerdir. Ey İnsanlar! Nefisleriniz amellerinizin rehinesidir. O halde istiğfar vasıtasıyla onları azad edin; sırtlarınız günahtan ağrılaşmıştır, uzun secdeler ederek yükünüzü hafifletin. Bilin ki, Allah Teala namaz kılanları ve secde edenleri azaplandırmamak ve kıyamette onları cehennem ateşiyle korkutmamak üzere kendi izzeti hürmetine and içmiştir.

Ey İnsanlar! Her kim bu ayda oruçlu bir mümine iftar verirse ona bir köle azad etmenin sevabı verilir ve geçmiş günahları affedilir.”

Biri “Ya Resulullah (s.a.a)! Bizim hepimiz bir mümine iftar verecek güçte değiliz.” Demesi üzerine Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdu:

“Bir hurma tanesiyle veya bir içim suyla da olsa cehennem ateşinden kurtulmaya çalışın. Ey İnsanlar! Her kim bu ayda ahlakını güzelleştirirse kıyamette sırat köprüsünden geçmesine müsaade edilir. Her kim bu ayda emri altındakilerin (hizmetçisi, ailesi, çoluk çocuğu..) işini hafifleştirirse, Allah Teala da kıyamette onun hesabını kolaylaştırır.

Her kim bu ayda şerrini halktan uzaklaştırırsa Allah Teala kıyamette gazabını ondan uzaklaştırır. Her kim bir yetime ikram ederse,  Allah da kıyamette ona ikram eder. Her kim akrabasıyla ilgilenir, ihsan eder, üzerine düşeni yaparsa, Allah da kıyamette onunla ilgilenir, ihsan eder. Her kim de akrabasıyla ilişkisini keserse, Allah Teala kıyamette rahmetini ondan  keser. Her kim bu ayda sünnet namaz kılarsa Allah Teala onun hakkında ateşten beraatı -uzak olmayı- yazar. Her kim bu ayda bir farizayı yerine getirirse diğer aylarda yapılan yetmiş farizanın sevabını alır. Her kim bu ayda bana fazla salavat getirirse, Allah Teala kıyamette onun salih amellerinin terazisini ağırlaştırır ve her kim bu ayda Kur’an-ı Kerim’den bir ayet okursa, diğer aylarda yapılan bir Kur’an hatmi (Kur’an bitirme) sevabı verilir ona. Ey İnsanlar! Bu ayda cennetin kapıları açılmıştır. Allah’tan o kapıları sizin yüzünüze kapatmamasını isteyin, (bu ayda) cehennemin kapıları kapanmıştır; Allah’tan, o kapıları (sizin yüzünüze) açmamasını isteyin; bu ayda şeytanlar bağlanmıştır; Allah’tan onları size musallat etmemesini isteyin.”

Hz.Ali buyurur ki: “Ben, Ya Resulallah! Bu ayda en iyi amel nedir? Diye sorunca Resulullah (s.a.a), ya Ebe-l Hasan! Bu ayda en iyi amel takva ve Allah’ın haramlarından kaçınmaktır.” diye buyurdu ve ağlamaya başladı.

-Ya Resulullah niçin ağlıyorsunuz diye sorduğumda ise şöyle buyurdu:

“Ya Ali, bu ayda sana karşı yapmayı helal bildikleri şey için ağlıyorum. Rabbine namaz kılarken geçmiş ve geleceklerin en kötüsü; Semud kavminin devesini yaralayanın kardeşinin sana doğru gelip kılıçla seni vurarak sakalını kana boyadığını görür gibiyim!”

“Ben: ya Resulallah, bu, dinimin selamette kalmasıyla birlikte mi olacak?” diye sorunca Resulullah (s.a.a): “Evet bu, dininin selametiyle birlikte olacak” cevabını vererek şöyle devam etti:

“Ya Ali! Kim seni öldürürse, beni öldürmüş olur, kim sana buğz ederse, bana buğzetmiş olur, kim sana küfrederse bana küfretmiştir. Çünkü sen gerçekten de kendi nefsim gibi bendensin, ruhun benim ruhumdur, ahlakın benim ahlakımdır. Doğrusu Allah Tebârek ve Teâlâ beni ve seni bir (anda) yarattı, beni ve seni seçti, beni nübüvvete, seni de imamete seçti. Kim senin imametini inkâr ederse, beni inkar etmiş olur. Ya Ali! Sen benim vâsim, çocuklarımın -Hasan ve Hüseyin’in- babası, kızım Fatıma’nın kocasısın; hayatımda ve ölümümden sonra ümmetime halifemsin. Buyruğun benim buyruğum, yasağın benim yasağımdır; beni nübüvvetle gönderene ve yaratılmışların en hayırlısı kılana and olsun ki hiç şüphesiz sen, Allah’ın yaratıkları üzerine hücceti, sırrının emini ve kulları üzerine halifesisin.”

Yorum Bırak