Sana Affetmek Yakışır

Yazar: beytül ahzan Tarih: 29 Ağustos 2009 3.3K kez okundu Yazı ve Makale 1 Yorum

Bismillah…

Ey kullarını affetmek isteyen, ey kullarını  altlarından ırmaklar akan cennetine sokmak isteyen, ey gizli hazinemiz, ey anadan ve babadan daha merhametli olan, ey kullarını seven, ey kullarını yücelten, ey günahkar insanlara  fırsat üstüne fırsat veren, ey salih tövbeleri kabul eden, ey yüceler yücesi varlık, ey rahmeti gazabına galip gelen,ey nimetlendiren, ey yalnızların Allah’ı, ey az olanların dayanağı, ey hak, ey tabip, ay yüce rahman ; sana selam olsun…,

Sana selam olsun ki, bizleri rahmet saçtığın bu mübarek aya tekrar kavuşturdun.

Sana selam olsun ki, bizlere bir fırsat daha verdin.

Sana selam olsun ki, kullarını seviyorsun.

Sana selam olsun ki, günahlarımızı bağışlamak istiyorsun.

Sana selam olsun ey yüce tabip.

Rivayetler rahmetini anlatmakla bitmiyor…

Bir rivayet senin rahmetini şöyle anlatıyor:

Âlemlerin yaradılış sebebi olan Muhammed Mustafa (s.a.a) bir gece rüyasında bir okyanus görmüş. Oksanusun ortasında sadece bir ada varmış. Adanın üzerinde sadece bir tane ağaç. Ağacın üzerinde sadece bir tane kuş varmış. Ve kuşun ağzında sadece bir tane yem tanesi varmış. Uyandığında Cebrail (a.s)’a nedir bu rüyanın mesajı diye sormuşsun. cebrail sana şöyle demiş; gördüğün okyanus Allah’ın rahmetidir, okyanusun ortasındaki ada kâinattır. Adanın üzerindeki ağaç dünyadır. Ağacın üzerindeki kuş insanlardır ve kuşun ağzındaki tek bir tane olan o yem tanesi ise insanların günahlarıdır. O yem o okyanusa düşse ey Muhammet fark edilir mi hiç?

İşte budur senin rahmetin. Sana yakışan budur Allah’ım. Sana affetmek kadar yakışan bir vasıf tanımam. Sen umulmadık zamanlarda var olansın. Kul unutsa bile seni sen onu unutmak istemiyorsun. Çünkü sen kulunun sahibisin. Onu sen yaptın sen yarattın. Vazgeçemezsin bizden. Vazgeçme ne olur. Bizleri bir an bile sensiz bırakma ey Rabb.

Ama bizler sana karşı kabullenemediğimiz günahlar işledik. Çok hata ettik. Çok cezayı hak ettik. Seni çok unuttuk. Oysa sen bizi unutmadın hiç. Bizler rabbimize karşı günahkâr kullardan olduk. Nefsimize yenik düştük çoğu zaman beklide her an. Ama ey rabbim sen şahidol ki, bizler sana şirk olsun diye günah işlemedik. Senin sözün ve emrin yere düşsün diye şeytana uymadık. Bizler zayıftık ve hala zayıfız. Nefsimiz ağır bastı. Bizler nefsimize yenik düştük. Rabbim büyüklüğüne andolsun ki, senin emirlerin başımızın tacıdır, bizim günahlarımız ise zayıflığımızdandır, güçsüzlüğümüzdendir.

“En çok”’lar sana yakışır. Yani en çok sen affedensin. En çok sen merhametlisin. En çok sen ödüllendirensin. En çok sen yalnız bırakmayansın. En çoklar sana yakışır Allah’ım. Bizim günahlarımız çoktur. Ama senin rahmetin bizim günahlarımızdan daha çoktur. O halde affet bizleri. Affet ki kâfirler utansınlar. Desinler ki “tek yaratıcı olan Allah, kensini kabul eden fakat günahlar işleyen kullarını bu kadar mı affedebilir?” desinler. Bizler belki affedilmeye layık bile değiliz, ama sen affetmeye en layıksın. O halde sil geçmişimizi. Bizi temizle ya rab. Girdiğimiz gibi çıkarma bizi bu aydan. Günahlarla, kirli bir kalple girdik ama sen bizi temizlenmiş bir kalp ve affedilmiş kullar olarak çıkar bu aydan.

Bizler senin gibi bir ilahın ve tek ilahın kulları olmaya şeref duyduk ve iftihar ettik. Sen bizim istediğimiz gibi bir Allahsın. O halde sen de bizi istediğin gibi kullardan et.

Hz. Ali (a.s) duasında rabbine şöyle sesleniyor. “İlahi, izzet sahibi olmam için senin kulun olmam yeter. İftihar edip övünmem için rabbim sen ol yeter. Şüphesiz sen benim istediğim gibisin. O halde beni istediğin gibi yap”

Ali (a.s) şüphesiz ki Allahın istediği gibi bir kuldur. Onun bu duası bize bir örnektir ve mesajdır. Bize rabbimize nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğretiyor. O halde bizde onun bu sözlerini kendimiz için diyoruz ve yalvarıyoruz Allaha. “ Allahım, izzet sahibi olmamız için senin kulun olmamız yeter. İftihar edip övünmemiz için rabbimiz sen ol yeter. Şüphesiz sen bizlerin istediği gibi bir Allahsın. O halde bizleri de senin istediğin gibi kullardan et.

Ayeti kerimende buyuruyorsun ki ; “kim bir kötülük eder yahut nefsine karşı zulümde bulunurda sonra Allah’tan yarlıganmak(af isteği) dilerse Allah’ı suçları örtücü ve rahim olarak bulur.”(Nisa 110)

Bizler nefsimize zulmettik, pişmanız, affet bizi Allahım.

Âdem’in feryadıyla feryadediyoruz. Yunus’un duasıyla geliyoruz sana.

Yunus ki balığın karnında şöyle dedi; “Allah’tan başka ilah yoktur. Sen münezzehsin her türlü kötülükten. Şüphesiz ben nefsime zulmederek zalimlerden oldum.”

Bu dua sonrası Yunus’a cevaben şöyle buyurdun. “ Eğer bu duayı etmeseydin andolsun seni kıyamete dek çıkarmazdın oradan.”

Rabbim bizde zulmettik nefsimize ve zalimlerden olduk. Ama sen münezzehsin kötülüklerden. Senden başka ilah yoktur.

Affet bizi Allah’ım. Affet, affet, affet…

ALİ KAÇAN


Yorum Bırak

  1. bilge dedi ki:

    cok güzel olmus “affet bizi Allahim“