Şehadet / Ali Şeriati

Yazar: beytül ahzan Tarih: 2 Ağustos 2010 4.5K kez okundu Kitap Tanıtımı 7 Yorum
Şehadet / Ali Şeriati
Bu yazıyı değerlendirin


Kitabın Adı: Şehadet

Yazar: Ali Şeriati

Çevirmen: M. Şayir

Sayfa:98

Yayınevi: Fecr


Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları

Ali Şeriati’yi internet dolayısıyla genel olarak biliyordum ama ne hakkında bir kitap okumuştum ne de kendisinin bir kitabını okumuştum. İyi veya kötü şeyler okudum hakkında. Ama bir insanı tanımak için onun fikirlerini bilmek lazım, bu da onun kitaplarını okumaktan geçer. Uzun zamandır kitaplarını okumaya karar vermiştim ama elimde bitirmem gereken kitaplar vardı ve Ali Şeriati’nin bende hiç kitabı yoktu… Sonunda elime Şehadet isimli kitabı geçti. İlk fırsatta okudum. Hem Ali Şeriati’nin dilinin güzelliği hem de 98 sayfa olması sebebiyle çabuk bitti kitap…  Kitabı çok beğendim. Hz. Hüseyin’i (as) dolayısıyla şehadeti çok güzel bir şekilde anlatmış. Hz. Hüseyin kıyam etmeseydi de yok başına bunlar gelmeseydi diyenlere Hz. Hüseyin’in (as) kıyamının gerekliliğini çok güzel dile getirmiş… Hz. Hüseyin’i (as) ve şehadetinin değerini bir kez daha anlamak için okumak lazım kitabı…

Arka kapaktaki tanıtım yazısı:

“Evet, böyle bir dönemde; ansızın karanlıklar yırtılıp, sessizliklerde bir patlama olur! Toprağa basarak yürüyen, diri bir şehit’in parıldayan siması, karanlıkların derinliklerinden, bozgunların ortasından çıka gelir. “Karamsarlığın” karanlık gecesinde aydın ve güçlü bir “müdin” yüzü parıldar! Fatıma’nın sönük ve üzüntülü evinden – tarihten daha büyük olan küçücük evden- yine bir adam çıkıyordu. Kızgındır, kararlıdır! Görsen,  bütün acımasızlık saraylarıyla güç üslerine karşı yürüyüşe geçecektir, dersin! Gönlünce coşkun bir volkan kondurmuş bir dağın tepesidir dersin. Allah’ın şu Ad kavmine gönderdiği  bir fırtınadır da şimdi esmek üzeredir, dersin.

Fatıma’nın evinden çıkmıştır, bir adam! Medine’ye, Peygamber mescidine bakıyor!  İbrahim’in Mekkesine, Nemrud’un tutsaklık zincirleriyle bağlanmış Kabe’ye, İslam’a Muhammed’in (saa) çağrısına, Şam’ın “Yeşil Sarayı”yla aç ve tutsaklara göz atıyor. Fatıma’nın evinden çıkmıştır, bir adam! Bütün bu sorumlulukların ağır yükü sırtına yükletilmiş, sırtı ağrımaktadır! O insan acısının varisidir. Adem’in tek varisi odur, İbrahim’in tek varisi odur, Muhammed’in tek varisi odur!…”


Yorum Bırak

  1. bad-i dedi ki:

    kitabı nerden temin edebilirim acaba ? yardımcı olur musunuz?

  2. beytül ahzan dedi ki:

    Şehadet bir çağrıdır,
    bütün çağ ve kuşaklara
    Ve
    -Güç yetiriyorsan öldür!
    -Güç yetiremiyorsan öl!
    sloganını haykırır!
    [Sayfa:69]

  3. ferman ergül dedi ki:

    Gidip boynumda zincir ile Ravza-ı Pâk’a, o denlü ağlayam ben ki, görenler hep beni dîvâne sansın” Ola ki, düşen damlalardan bir tanesi aşkına düşmüş olur; işte o, benim için ummanlara bedeldir. Şehid kanı kadar aziz gözyaşları içinde nefesim kesilirken varlık sırrını bana duyur. Şu kararsız gönlümü doyur. Hicabımdan yüzümü saklamaya çalışayım.

  4. ferman ergül dedi ki:

    Gözlerim uyur ama gönlüm uyumaz” diyen Rahmet Elçisi, rüyasıyla sevinen ama
    uyanınca sevinmemesi gerektiğini bile bilemeyecek kadar uykuda kalan Yusuf’u
    (as) uyarır gibi babalık ediyordu biz dünya kuyusuna atılası biçare
    Yusuf’lara. “Sanki dünya sonsuz ve sanki ahiret de hiç yok gibi…” diyordu
    bize uykumuz. Ama o öyle demiyordu, çünkü öyle görmüyordu

  5. ferman ergül dedi ki:

    beytül ahzananın yazılarına bayılıyorum tek teselli kaynağım benim aradığım her şeyi hakkıyla burda bulmaktayım takva adına bilgi adına ne ararsan var allah razı olsun bu hizmeti sunanlara çok seviyorum çok teş. ediyorum

  6. beytül ahzan dedi ki:

    ” Vahşet dolu günlük yaşantımızın pislik ve bataklıklarında yüzmekte olan bizler, Kerbela’da sürekli olmak üzere tanıklık ve bulunuşlarını tarihte Allah ve özgürlüğün katında kanıtlamış kadın, erkek ve çocukların yasında bulunuyoruz.
    Bu nedir? Allah’ım!?
    Hüseyin’in soyuna başka bir zulüm mü? ” [Sayfa:88]

  7. beytül ahzan dedi ki:

    “İnsanoğluna nasıl yaşaması gerektiğini” öğreten büyük Peygamberlerin varisi Hüseyn, şimdi gelmiş insanoğluna bu dönemde “nasıl ölünmesi gerektiğini” öğretecektir.
    Sayfa:63