Seni Seven Biri Var / Ömer Sevinçgül

Yazar: beytül ahzan Tarih: 25 Şubat 2010 3.1K kez okundu Kitap Tanıtımı Yorum Yok


Kitabın Adı: Seni Seven Biri Var

Yazar: Ömer Sevinçgül

Sayfa:195

Yayınevi:Carpe Diem


Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları

“Seni Seven Biri Var”  tevhid ile ilgili çok güzel bir kitaptır. Dili çok yalın olduğu için hiç sıkılmadan okuyacaksınız, hatta elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Mutlaka okunması gereken bir kitap. Bakış açınız gelişecek, genişleyecek… Kitap ile ilgili bilgi arka kapaktaki tanıtım yazısında olduğu için öncelikle orada yazanları aktarayım. Daha sonra kitaptan bir konuyu alıntıladım.

Arka kapaktaki tanıtım yazısı:

“Zeki bir genç kız… Kitap okuyor… Düşünüyor…

Sorguluyor… Ne inanıyor be de inkâr ediyor…

Kuşkulu… Edebiyata meraklı… Yazılar yazıyor… Felsefeye ilgi duyuyor…

Sanal ortamda bir yazarla tanışıyor bir gün… Okumayı, düşünmeyi, yazmayı bir yaşama biçimi olarak kabullenmiş ilginç bir adam bu…

Yüzünü hiç görmediği bu yazarla güçlü bir bağ kuruluyor aralarında… Hayata dair her konuda yazışıyorlar… Zamanla konular derinleşiyor, ilginçleşiyor…

Özgün bir kitap… Birlikte bir düşünme denemesi… Gerçeği arayış öyküsü…”

Kitaptan Bir Konu:

“En Güzel İsimler Onundur”

Ben sürekli Tanrı diyorum, sen ise Allah demeyi tercih ediyorsun. Bu ayrımı başkalarının konuşmalarında ve yazılarında da görüyorum. Allah yerine Tanrı denir mi? Tanrı demek yanlış mı? Bir sakıncası mı var? Özellikle bizim çevrelerde Tanrı adı kullanılır. Daha çağdaş oluyor sanırım! Allah demekten utanır gibi bir halleri vardır. “Ha Allah, ha Tanrı, ne farkı var” derler. Öyle mi? Bir de şunu öğrenmek istiyorum: Tanrı’nın başka isimleri de var mı? Varsa bu isimleri nerden biliyoruz?

“Allah” bir özel isim. Bilirsin, özel isim tercüme edilemez. Diyelim ki İngilizceden bir çeviri yapıyorsun, roman kişilerinden birinin adı da, Rosa, rosa “gül” demek, evet. Ama kendi diline “gül” diye çeviremezsin bu ismi, saçma olur.

Bu evreni ve içindeki sayısız varlıkları yaratan ilhamımızın da isimleri var. Allah, rızık veren Rezzaktır, ikram eden Kerimdir, merhamet sahibi Rahimdir, terbiye eden Rabdir. Daha pek çok isimleri vardır.

Bunların önemli kısmı “Esma-ül Hüsna” yani “en güzel isimler” tanımlamasıyla Kur’an’da bildirilmiş. Bir kısmını da Peygamberimiz (saa) bildirmiş. Bu isimler, yaratıcının niteliklerinden ya da eylemlerinden çıkıyor… Bir de bu isimlerin sahibi olan “zat” var ki, onun özel ismi “Allah”tır.

Bir insan düşün…Resimler yapıyor, planlar çiziyor, evler kuruyor, yazılar yazıyor, bir iş yerini yönetiyor… Bu eylemleri ve işleri dolayısıyla ressam, mimar, yazar, müdür gibi isimler veririz ona. Fakat bir de kendi adı var: Can. Kuşkusuz, kendi isminin yerini hiçbir isim tutamaz.

Gelelim “tanrı” kelimesine… Evet bu da bir isim, ama tapınılan her varlık için söylenebilen bir isim.

Özel ad değil… Bir puta da tanrı demek mümkündür.”Yer tanrısı, Gök Tanrısı” gibi tanımlamaları hatırla…

Tanrı, “ilah” teriminin Türkçe karşılığıdır. Hak olsun ya da olmasın tapınılan her şey için kullanılır. Allah isminin yerini tutamaz. Ben bir insanım, evet. Fakat bir de özel ismim var. Birinin bana “İnsan!” diye seslenmesini yadırgarım. Yeryüzündeki tek insan ben değilim ki. Onlardan özel ismimle ayrılıyorum. Beni tanımlayan özel adımın kullanılmasını isterim.

İşte, tanrı meselesini de bu açıdan düşün. Evet, Allah bir ilahtır, bir tanrıdır, ama haksız yere tapınılan ve tanrı diye adlandırılan başka şeyler de vardır.

İmanın temel ifadesi olan ve tevhit hakikatini dile getiren “La ilahe illallah” cümlesini düşün. “Allah’tan başka ilah yoktur” manasında bir söz Bu cümleyi “Tanrıdan başka tanrı yoktur” diye çevirebilir miyiz? Manasız olur. [Sayfa:80]


Yorum Bırak