Seni Yazmak Bana Düştü

Yazar: beytül ahzan Tarih: 17 Aralık 2009 Yazı ve Makale 1 Yorum




Bismillah

Unutulmuşlar arasında seni yazmak bana düştü. Mektubunu aldığımda bir gece vaktiydi.

Siyah gömleğimi giymiş, efendimiz Hüseyin’in yasına hazırlanıyordum. Mum ışığının aydınlattığı çalışma odamda sanki birilerini bekliyormuşum gibi yavaş adımlarla hareket ediyordum. Ta ki senin yanına gelmeye karar verinceye kadar…

Sana geldim, unutulmuşlar arasında, seni hatırladım da geldim. Medine’nin Haşim oğulları sokağından, Kufe denen bu şehre, annen Fatıma’nın selamını getirdim. Birazdan ay tutulacak ve bir haberci gelecek sana, senin karşında boynu bükük, atının ise yüzü Kerbela’ya dönük. İşte geldim, senin bir daha Kerbela’ya uğramayacağını bildim de geldim.

Mektubunda;

“Ey Hüseyin, gelme Kufe’nin sana hayâsı yoktur

Ey Hüseyin, gelme Kufe’nin sana vefası yoktur.” diye yazmışsın.

Ey Akil’in oğlu Müslim!

Mektubun yüreğimizi parçaladı, Medineli Ümmü’l benin, Kerbelalı efendin Hüseyin, amcaoğlun Abbas, yeğenlerin Zeynel Abidin, Ali Ekber, Ali Asgar, Kasım, Şamlı efendin Zeynep, Rugeyye ve Rubab, hepsi annesiz ve kimsesiz Müslim’e selamlar yolladı.

Ve heybemde gördüğün ise, senin bir mektubuna karşılık Annen Fatıma, sana Kufe’nin on iki bin mektubunu yolladı.

Bilmediğimiz olacak Ey Müslim. Kerbela denen yerde, bir gece vakti, efendin Hüseyin’i Kufelilerin Yalnız bıraktığı gibi yalnız bırakacaklar. Amcan Ali’ye biat edenler gibi, zorluğa düştüklerinde nasıl bıraktılarsa, efendin Hüseyin de o gece ışığı söndürdüğünde ve tekrar alevlendirdiğinde yanındakilerin gittiğini görecek.

Sadece Beni Haşim kalacak. Ay tutulacak ve melekler yeryüzü ile gökyüzü arasında efendimiz Hüseyin’i ziyaret edecek. Ve sonrasında gün ağardığında güneş de saklanacak.

Ve öğlen vakti, okların gölgesinde namaz kılınacak, hani şu insana secde eden melekler var ya, hani insanın onlardan üstün tutulduğu ve ateşten yaratıldı dediğimiz kavim olan cinler, yeryüzüne inip de efendimiz Hüseyin’e, onun yolunda savaşmaları için izin isteyecek.

Bilmediğimiz olacak, Ey Müslim.

Kolları kesilecek Abbas’ın, mızrak ucunda taşınacak şehirden şehre efendimiz Hüseyin’in kesik başı. Şam’da esir edilecek Peygamber evlatları. Babaları Ali gibi kolları bağlanacak onların.

Bilmediğimiz olacak Ey Müslim.

Tarih Kerbela kıyamı ile başlayacak artık. Efendimiz şehit olduğunda, Rabbimiz kanını sahiplenecek ve meleklere dönerek;

“İşte yeryüzünde yarattığım halifem İnsan-ı kâmil budur.” diyecek

Ve sonrasında tekrar melekler secde edecek. Toprak utancından çekilecek, efendimizin mesajı yüzyıllar boyu devam edecek.

Ve sonrası…

Unutulmuşlar arasında seni yazmak bana düştü. Mektubunun üzerinden yüzyıllar geçti. Şimdi artık Kufe yok. Ümmü’l Benin’in yas merasimleri yüzyıllardır devam ediyor. Zeynep’in batılın karşısında cesaretli duruşu ilham oluyor. Efendilerimizin isimleri yasak değil artık. Artık kimse korkmuyor Ali’yi ve oğullarını sevmekten.

Unutulmuşlar arasında unutulanları anlatmaya geldim. Artık nadir insanlar hatırlıyor seni, yeni nesil seni bilmiyor ya da tanımıyor. Tanısa dahi kimse Kufe’ye uğramıyor. Belki yürekleri Hüseyin’i seviyor, ama kimse senin gibi batılın karşısında hakkı savunmuyor.

Unutulmuşlar arasında seni yazmak bana düştü. Şimdi ayrılık vakti, belki artık Kufe yok ama onu temsil eden vefasız şehirler çok. Şimdi,  ayrılık vakti.  Ümmü’l Benin Meclisi beklemekte bizleri. Sayıları çoğalmakta gün geçtikçe, gönülleri Hüseyin’le, o kadar âşıklar ki Ben-i Haşime, kendilerini bile unutmuşlar.

Unutulmuşlar arasında seni hatırlamak bize düştü. Bir Aşura da böyle geçecek, ama nadir insanlar dışında kimse, senin Kufe’de şehit olduğunu bilmeyecek.

Şimdi ayrılık vakti! Annesiz ve kimsesiz Müslim’e selamlar olsun…

Fatih Kahramani

Yorum Bırak

  1. mirza dedi ki:

    Fatih kardeşim allah kaleminize kuvvet versin