Seyyid Ebu’l Hasan İsfahani (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 15 Nisan 2011 Yakın Tarih 2 Yorum



[Ö. H/1365, M/1944]

DOĞUM YERİ

Seyyid Ebu’l Hasan (r.a) hicri 1284 de İsfahan’nın Lencan kasabasının Medise köyünde dünyaya geldi.[1] Asaleten Behbehan’ın Musevi seyitlerindendi. Fakat dedesi Seyyid Abdülhamid daha sonraları İsfahan’a hicret ederek orada ikamet etmiştir. Dedesi Seyyid Abdülhamid Necef’in büyük fakihi ve taklit mercii Şeyh Muhammed Hasan Necefi’nin öğrencilerindendi. Taklit mercii taklit olduktan sonra İsfhan ve Lencan’a dönerek tedris ve tebliğ işleriyle meşgul oldu.

Seyyid Ebu’l Hasan’ın babası Seyyid Muhammed mümin ve dindar bir zattı.

Seyyid Ebu’l Hasan ilim tahsiline ve talebeliğe doğum yeri olan Medis köyünde başaldı. Mukaddime ilimlerini tamamladıktan sonra o dönemlerde Şia’nın önemli ilim merkezlerinden olan İsfahan İlimler Havzasına gitmek için babası Seyyid Muhammed ile görüştü. Babası talebeliğin zorluklarını bildiği için bu isteğini geri çevirdi. Seyyid Ebu’l Hasan ilim ve tahsil aşkıyla babasını ikna ederek kendisiyle İsfahan’a hicret etmeye ikna etti.

SEYYİD EBU’L HASAN (R.A) İSFAHAN İLİMLER HAVZASINDA

Seyyid Ebu’l Hasan (r.a) 14 yaşında İsfahan’a giderek Sadr Medresesinde tahsile başladı. Bir kış gecesi babası oğlunu görmek için medreseye geldi. Babası oğlunun odasında halı, sergi ve hatta odayı aydınlatacak bir ışığın olmadığını görünce dayanamayarak oğlundan eve dönmesini istedi. Fakat o zorluklara göğüs gererek Ayetullah Kelbasi, Ayetullah Çaharsuki, Ayetullah Derçei, Ayetullah Cihangir Geş-geai gibi büyük üstatlardan istifade ederek sinesini Ehlibeyt’in (a.s) maarifiyle doldurarak doğum yeri Medis’e döndü.

SEYYİD EBU’L HASAN (R.A) IRAK İLİMLER HAVZASINDA

Seyyid Ebu’l Hasan (r.a) 24 yaşında ilmini daha da geliştirmek için hicri 1307 yılında Necef ve Samerra havzalarına gitti. Necef Samerra’da isimlerini aşağıda zikredeceğimiz büyüh fakihlerden istifade ederek içtihat derecesine ulaştı:

1-Mirza Muhammed Hüseyin Şirazi (r.a)

2-Mirza Habibullahı Reşti (r.a)

3-Fazili Şerbiyani (r.a)

4-Şeyh Muhammed Hasan Mamakani (r.a)

5-Seyyid Muhammed Kazım Yezdi (r.a)

6-Ahunt Horasani (r.a)

7-Mirza Muhammed Taki Şirazi (r.a)

8-Ayetullah Şeriat-i İsfahani (r.a)

Mukaddes Necef İlimler Havzasında Mirza Muhammed Taki Şirazi ve Ayetullah Şeriati İsfahani’nin vefatlarından sonra Ayetullah Naini, Ayetullah Kaşifu’l Gita ve Seyyid Ebu’l Hasan-ı İsfahani taklit merciliğine seçildiler.

Fakat kısa bir zamanda Mirza Muhammed Taki Şirazi ve Ayetullah Şeriati İsfahani’nin de vefatlarıyla Seyyid Ebu’l Hasan-ı İsfahani tek taklit mercii olarak Necef İlimler Havzası ve Şiilerin sorumluluğunu üstlendi.

SEYYİD EBU’L HASAN İSFAHANİ’NİN (R.A) ESERLERİ

Seyyid Ebu’l Hasanı İsfahani’nin (r.a) en meşhur eseri “Vesiletu’n-Necat” kitabıdır. Bu değerli esere İmam Humeyni, Şahrudi, Hoi, Gulpaygani, Milani gibi fakihler ve müçtehitler haşiye yazarak istifade etmişlerdir.

Ayetullah Ebu’l Hasan İsfahani’nin (r.a) diğer telifleri:

1-Vesiletu’n-Necat

2-Enisu’l Mukallidin

3-Urvetu’l Vuska kitabına haşiye

4-Zahiretu’l İbad

5-Şerh’u Kifayeti’l Usul

6- Zahiretu’s-Salihin[2]

7- Menasik’u Hac

AHLAKİ ÖZELLİKLERİ

Seyyid Ebu’l Hasan İsfahani (r.a) büyük bir fakih, heybetli bir âlim ve ilahi ahlakla kendini süslemiş tam bir ahlak abidesiydi. Alçakgönüllü, gösterişsiz ve sıradan bir halk gibi yaşıyordu.

Merhamet ve şefkatin doruğuna ulaşmıştı. Hatta hicri 1349 yılında büyük oğlu Ayetullah Seyyid Hüseyin İsfahani’yi namaz safında korkunç bir şekilde şehit eden oğlunun katilini bile affetti.

Sade ve fakir bir yaşama sahipti. Her türlü dünya süsünden uzaklaşmış, yaşamını havzanın maddi durumuna göre ayarlamıştı. Sıradan bir talebe gibi kirada oturuyordu.[3]

Irak inkılâbının büyük lideri Mirza Muhammed Taki Şirazi, Seyyid Ebu’l Hasan İsfahani’nin fakir ve evinin olmadığını öğrenince ev alması için ona bir miktar para gönderdi. Bu büyük zat ise eline geçen bu meblağı etrafındaki fakir ve muhtaçlara dağıttı.

Fıkhı meselelerde son derece dakik ve titizdi. Doğru bildiği hükümleri hiçbir şeyden çekinmeden fetvasını verirdi.

Fakihler arasında ihtilaf konusu olan Muharrem ayında başvurma olayına haram fetvası vererek son noktayı koydu. Verdiği fetva yüzünden halk ve bazı cahil âlimler tarafından hakaretamiz sözler işitmesine rağmen fetvasından geri adım atmadı.

VEFATI

Ayetullah İsfahani (r.a) ömrünün sonlarına doğru çeşitli hastalıklara yakalandı. Necef’in yakıcı sıcağından dolayı Kazmeyin’e hicret etmek zorunda kaldı. Görünüşte istirahat için orayı seçmişti. Ancak hasta yatağında bile halkın sorularına cevap veriyordu. Gün geçtikçe durumu ağırlaşıyordu. Sessiz ve güzel havası olan bir yere gitmesini önerdiler. Lübnan’ın havası onun için daha uygun olduğu için oraya gitti. Orada durumu daha da kötüleşti. Kazmeyin’e geldikten birkaç gün sonra 9 Zilhicce hicri 1365 yılında 81 yaşında vefat etti.

Temiz bedenini Necef’e götürerek İmam Ali (a.s) türbesinde şehid oğlu Seyyid Muhammed Hasan ve Ayetullah Horasani’nin yanına defnettiler.

ÇOCUKLARI

1-Allame Şehid Seyyid Muhammed Hasan İsfahani (r.a)

2-Hüccetü’l-İslam Seyyid Muhammed İsfahani (r.a)

3-Seyyid Ali İsfahani (r.a)

4-Hüccetü’l İslam Seyyid Hüseyin İsfahani (r.a)

5-Fatıma (r.a), Hüccetü’l-İslam Seyyid Mir Bad-kube’nin hanımı.

6-Rubab (Ayetullah Seyyid Hüseyin İsfahani’nin hanımı)

7-Meryem (Hüc. İslam S. Cevad Eşkiveri’in hanımı)

8-Zehra (Seyyid Hüseyin Alevi’nin hanımı)

9-Betül (S. Abdülhalik Musevi Zade’nin hanımı)

—————

[1]-Ayanu’ş-Şia, c.2, s.231, “Seyyid Muhsin Emin Amuli.”

[2]-Mecelle Nur-i İlm, s.110.

[3]-Vefayatu’l Ulama, s.240, “Celali Şahrudi.”

—————

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.

Hazırlayan: Kerim Uçar

Etiketler:

Yorum Bırak

  1. seyyid dedi ki:

    bu ônceki yasamis kisiler

  2. seyyid dedi ki:

    vay be