Seyyid Muhammed Kazım Yezdi (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 24 Ocak 2011 Yakın Tarih Yorum Yok




[Ö. H/1337, M/1916]

Allah dostları ihlâslı mücadeleleri ile tarih sayfalarında nur gibi parlamaktadırlar. Bazen siyaset meydanında mazlumların yanında yer alarak onları savunmuş, bazen de dinsizlerle savaşarak şehadet şerbetini içmişlerdir. Seyyid Muhammed Kazım Yezdi de (r.a) bazen cehaletle ve bazen de kendi asrının kâfirleriyle savaşmıştır.

Seyyid’in (r.a) büyük bir fakih olduğuna Urvetu’l Vuska kitabı, İrfanına Bostan Münacatnamesi, dirayet ve siyasetine Şehit Fazlulluh Nuri’yi desteklemesi ve oğlunun bu yolda şehit olması yeterlidir.

TAHSİL VE TEDRİSİ

Seyyid Muhammed Kazım (r.a) hicri 1248 yılında Yezd şehrinin Kisneviye köyünde dünyaya geldi.[1] Dünyaya gelişiyle anne ve babasının ümidi oldu. Babası Resul-i Ekrem (s.a.a) ve İmam Kazım’a (a.s) saygısından adını Muhammed Kazım koydu.

Seyyid Muhammed Kazım (r.a) ilahi inayet ve baba teşvikiyle Yezd’teki en büyük havza olan Dumnar Medresesinde derse başladı. Bir müddet Molla Muhammed İbrahim Erdakani ve Zeynelabidin Ekdai’nin edebiyat derslerine katıldı. Derslerdeki ciddiyet ve başarısı medrese üstatlarının dikkatini üzerine toplamıştı. Arap edebiyatını bitirdikten sonra dönemin meşhur fakihi Ahunt Molla Hadi’nin fıkıh ve usul derslerine başladı. Kısa bir zamanda usul ve fıkıh deslerini başarıyla bitirerek, üstadının tavsiyesi üzerine edebiyat dersleri vermeye başkadı. Seyyid kısa bir zamanda havzanın büyük üstatlarından oldu.

Seyyid, üstatları Molla Muhammed İbrahim Erdakani ve Zeynelabidin Ekdai’nin tavsiyeleri üzerine Meşhed’e hicret ederek heyet ve matematik ilimlerini öğrendi ve bu ilimlerde söz sahibi bir üstat oldu. Daha sonra İsfahan İlimler Havzasına giderek Allame Şeyh Muhammed Bakır Necefi, Seyyıd Muhammed Bakır Musevi Hansari, Hacı Mirza Haşim Hansari ve Muhammed Cafer Abadi gibi fakihlerin derslerinden istifade etti.

Seyyid Muhammed Kazım (r.a) hicri 1281 yılında üstadı Şeyh Muhammed Bakır Necefi’nin izniyle bir grup âlimle Necef’e hicret ederek Seyyid Muhammed Hasan Şirazi, Şeyh Razi, Şeyh Mehdi Cafer ve Şeyh Mehdi Al-i Kaşifu’l Gita gibi büyük üstatlardan yararlandı.[2] Seyyid Muhammed Yezdi tahsille meşgulken tedristen de geri kalmadı. Büyük taklit mercii Mirzai Şirazi Samerra’ya hicret ettiğinde Necef İlimler Havzasının resmi sorumlusu oldu.

SEYYİD MUHAMMED KAZIM’IN (R.A) ÜSTATLARI

1-Molla Muhammed İbrahim Erdakani (r.a)

2-Zeynelabidin Ekdai (r.a)

3- Ahunt Molla Hadi (r.a)

4- Şeyh Muhammed Bakır Necefi (r.a)

5-Seyyid Muhammed Bakır Musevi Hansari (r.a)

6-Hacı Mirza Haşim Hansari (r.a)

7-Muhammed Cafer Abadi (r.a)

8-Seyyid Muhammed Hasan Şirazi (r.a)

9-Şeyh Razi (r.a)

10-Şeyh Mehdi Cafer (r.a)

11-Şeyh Mehdi Al-i Kaşifu’l Gita (r.a)

TAKLİT MERCİLİĞİ

Seyyid Muhammed Kazım (r.a) fıkhı konularda görüş sahibi meşhur üstatlardandı. Zor ve karışık meseleleri sade, basit bir dille öğrencilere sunuyordu.

Seyyid’in derse olan hâkimiyeti ve akıcı beyanı derslerinin öğrencilerle dolup taşmasına neden oluyordu.[3]

Meseleleri örneklerle kolaylaştırıyor, sonra da delillerle kanıtlıyordu. Öğrencilerin sorularını sabırla dinleyerek güzel bir dille cevap veriyordu.

Seyyid Muhammed Kazım (r.a) mercilik konusunda eski âlimlerin siyrelerine son derece saygılıydı. Dönemin meşhur âlimlerinden olmasına rağme mercilik makamını kabul etmiyordu. Özellikle hicri 1312 yılında büyük taklit mercii Mirzai Şirazi’nin vefatından sonra ısrarlar üzerine bu büyük ve hassas sorumluluğu kabul ederek dönemin büyük fakihleri olan Ahunt Horasani ve Şeyh Muhammed Taha Necefi fakihlerin derecesine ulaştı. Bu iki fakihin vefatından sonra Şia âleminin tek taklit mercii olarak Şia âleminin önderi oldu.

TARİHİ FETVA

Hicri 1324 yılında İran’da meşrutiyet hükümeti kurulduktan sonra Şahın yetkileri azalarak memleketin siyasi, içtimai ve ekonomi gibi sorumlulukları Milli Meclise verildi. Seyyid Muhammed Kazım’da Şeyh Fazlullah Nuri gibi meşrutiyyete karşı çıktı. Bir gün öğrencilerine şöyle dedi: “Meşrutiyet hükümetin akıbetini karanlık görüyorum. Çünkü bunlar İslam ve din âlimlerine merhamet etmeyeceklerdir. Zaman gelecek âlimlerin başından sarıklarını alarak bir kenara itecekleridir.”

İtalyan ordusu Libya ve İslam topraklarını işgal etmek için hareket ettiğinde bu büyük fakih tarihi fetvasını verdi:

Bismillahirrahmanirrahim

Bu sıralar Avrupa devletleri İslam topraklarını işgal etmeye başladı. İtalya Libya’yı, Ruslar İran’ın kuzeyini ve İngilizler de güneyini işgal etmekteler. İslam büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Arabıyla acemiyle tüm Müslümanların canlarıyla ve mallarıyla işgalcıları ihraç etmeleri farzdır. Zira bu amel İslam’ın önemli farizalarındandır. İnşallah Allah’ın yardımıyla İslam memleketleri haçlıların saldırılarından güvende kalır.[4]

İmza

“Seyyid Muhammed Kazım Yezdi”

Seyyid Muhammed Kazım Yezdi’nin bu tarihi fetvasından sonra başta din âlimleri olmak üzere bütün halk işgalciler karşısında büyük bir direniş örneği sergilediler. Bu direnişte Seyyid’in büyük oğlu Seyyid Muhammed Yezdi yüce şehadet mertebesine ulaştı.

KALICI ESERLERİ

Seyyid’in değerli ve paha biçilmez eserlerinin bir kısmı kendi döneminde bir kısmı da vefatından sonra öğrencileri tarafından toparlanarak yayımlandı.

Bu büyük fakihin eserlerinden bazıları:

1-Urvetu’l Vuska

2-Mekasib kitabına haşiyesi

3-Risaletun fi’l taadul-i vel Teracih

4-es-Sahifetu’l Kazimiye

5-Sual ve Cevap

Seyyid Muhammed Kazım Yezdi’nin önemli teliflerinden biri Urvetu’l Vuska kitabıdır. Üç ciltlik bu fıkıh kitabı 3260 mesele içermektedir. Birçok büyük Şia fakihi bu kitaba haşiyeler yazmışlardır.[5]

Seyyid Muhammed Kazım Yezdi bereketli yaşamı boyunca birçok hayırlara vesile oldu. Telif, tedris, siyasi ve içtimai faaliyetlerde bulundu. Yetimlere, fakirlere, yolda kalmışların elinden tuttu. Mescitler, hamamlar, kervansaraylar, kütüphaneler ve medreseler yaptırarak halkın hizmetine sundu.

ÇOCUKLARI

Seyyid Muhammed Kazım Yezdi’nin 6 erkek çocuğu vardı.

1-Seyyid Muhammed (r.a); bu âlim ve mücahit oğlu işgalcilere karşı direnişte şehit oldu.

2-Seyyid Ahmed (r.a)

3-Seyyid Muhsin (r.a)

4-Seyyid Mahmud (r.a)

5-Seyyid Ali (r.a)

6-Seyyid Esedullah (r.a) [6]

Seyyid’in kızları hakkında elimize her hangi bir bilgi ulaşmamıştır.

VASİLERİ

Seyyid, büyük âlimler, çocukları ve akrabalarının huzurunda dört kişiyi kendisinden sonra vasi olarak tayin etti.

1-Şeyh Ahmed Kaşifu’l Gita (r.a)

2-Şeyh Muhammed Hüseyin Kaşifu’l Gita (r.a)

3-Aga Mirza Mahmud Tebrizi (r.a)

4-Şeyh Ali Mazenderani (r.a)

Seyyid bu dört âlimi humus, zekât, nezir ve keffare gibi gelirleri kendisinden soraki taklit mercilerine vermeleri için görevlendirdi. Vasiyet esnasında Seyyid’in akrabalarından biri şöyle dedi: “Akrabalarından bazıları senin himayendedir. Geçimlerini sen sağlıyordun, onlarada bir şeyler bıraksan iyi olur.”

Seyyid, hasta ve güçsüz haliyle şöyle dedi: ”Eğer akrabalarım mümin ve din ehli olurlarsa Allah rızklarını verecektir. Eğer iman ve dindar olmazlarsa kendime ait olmayan paradan nasıl vereyim?”

SEYYİD’İN VEFATI

Seyyid’in (r.a) eceli yaklaşmıştı. Artık bu âlem Seyyid’in o yüce ruhunu taşıyamıyordu. Ailesi ve akrabalarıyla vedalaşıyordu.

Recep ayı gelip çatmıştı. Seyid her zamankinden daha çok Kuran tilavet ediyordu. Sanki kendi kendisine şöyle mırıldanıyordu:

“Kazım, daha ne zamana kadar gaflet uykusunda kalacaksın?

Vakit varken kendine çeki düzen ver!”

Günler geçtikce Seyyid’in hastalığı şiddetleniyor, rengi sararıyordu. Hicri 1337 yılının Recep ayında Salı gecesi sabaha karşı yüce ruhunu rabbine teslim etti.

Oğlu Ayetullah Seyyid Ali babasının temiz bedenine namaz kılarak Hz. Ali’nin (a.s) türbesine defnettiler.

———————–

[1]-Ayanu’ş-Şia, “Seyyid Muhsin Emin Amuli, c.1, s.43.”

[2]-Fukaha-i Namdar, “Akili Begşaiş, s.402.

[3]-Ahsenu’l Vediyye, c.1, s.152-153.

[4]-Duruhu Ulemai’ş-Şia fi’l Müvaciheti’l İsti’mar, s.62.

[5]-Mecelle-i Nur İlim sayısı, 2.

[6]-Maarifu’r-Rical (Muhammed Vezaluddin, c.2, s.326.

———————

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.

Hazırlayan: Kerim Uçar

Etiketler:

Yorum Bırak