Seyyid Nimetullah B. Cezairi (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 11 Eylül 2010 2.066 kez okundu Yakın Tarih 2 Yorum

[Ö. H/1112, M/1691]

DOĞUM YERİ

Seyid Nimetullah (r.a) hicri 1050 yılında Basra’nın Sebagiye bölgesinin Teraf kasabasında dünyaya geldi.[1]

13 yaşına kadar Sebagiye İlimler Havzasında eğitim aldı. Daha sonra kardeşi Seyyid Necmuddin ile birlikte Şiraz’a giderek Şeyh Cafer Bahrani’nin yardımıyla Mesuriyye medresesinde tahsile başladı.[2]

Hayat şartları ve fakirlik Seyyid Nimetullah’ı tahsilden alıkoyarak tashih ve haşiye yazmaya yönlendirdi. Seyyid sabahlara kadar çalışıyor ve sabah namazından sonra biraz uyuyarak öğleden sonra da üstatlarından birinin dersine katılıyordu.

Seyyid o günlerini şöyle naklediyor: ”Öğle namazından sonra kalkıp derse gidiyordum. Yoksul olduğumuz için çoğu zaman ekmek alamıyordum. Bu yüzden akşama kadar aç kalıyordum. Kendimi o kadar derse veriyordum ki açlığımı bile hatırlamıyordum. Ancak daha sonra yemek yiyip yemediğimi düşündüğümde yemediğimi anlıyordum.”

Seyyid yaz-kış demenden çalışıyordu. Her mevsim onun için ders mevsimiydi. Seyyid Şiraz kışlarından birini şöyle anlatıyor: ”Yine bir kış mevsimi dersim vardı. Sabah namazından sonra haşiye yazmakla meşguldüm. Havanın soğukluğu bir taraftan ve fazla yazı yazmam diğer bir taraftan ellerimin çatlamasına ve kanamasına sebep oluyordu. Bu durum tam üç yıl devam etti.”

Bazen Seyyid’in fakirliği öyle bir hadde geliyordu ki bir lokma ekmek almaya bile para bulamıyordu. Seyyid açlığa katlanıyor ancak ders çalışmak için bir çırağın yokluğuna dayanamıyordu. Ders çalışmak için ay ışığı ve mescit lambasından yararlanıyordu.

Şiraz’ın bu kadar zorluklarının yanı sıra güzel bir havası ve yeşilliği vardı. Seyyid bazen şehirden uzaklaşarak birkaç günlüğüne bahçelerde istirahata çekiliyordu. Dinlendikten sonra tekrar derslerine devam ediyordu.

Babasının mektupları sonunda Seyyid’i Sebage’ye geri getirdi. Babası Seyid’in vatanında kalması için onu amcasının kızıyla evlendirdi. Evliliğinin üzerinden 20 gün geçmişti. Seyyid Şiraz’ı unutmuştu. Ancak Cezari âlimlerinin biriyle karşılaşması ve onun buyrukları Seyyid’in içindeki ilim aşkını tekrar ateşledi. Seyyid evine gelerek aynı gün Şiraz’a gitti.[3] Ancak Şiraz medresesinin yanması ve üstatlarının tavsiyesi üzerine İsfahan’a gitti.

SEYYİD NİMETULLAH CEZAİRİ’NİN (R.A) ŞİRAZ’DAKİ ÜSTATLARI

1-Şeyh Cafer Bahrahi (r.a), (ö. 1091)

2-İbrahim b. Molla Sadra (r.a)

3-Şah Takiyuddin Şirazi (r.a)

4-Seyyid Hişam b. Hüseyni İhsai (r.a)

5-Şeyh Salih b. Abdülkerim Kuzkuzai (r.a) [4]

Seyyid Nimetullah İsfahan’da birçok büyük fakih ve muhaddisin dersinden istifade etti. Derslerinden faydalandığı üstatlarından bazıları:

1-Seyyid Muhammed Mirza Cezairi (r.a)

2-Mirza Rafiuddin Muhammed b. Haydar Tabatabai (r.a)

3-Şeyh İmaduddin Yezdi (r.a)

4-Muhakkik-i Sebzivari (r.a)

5-Şeyh Ali Muhammed Amuli (r.a) [5]

6-Şeyh Hürr-i Amuli (r.a) [6]

7-Şeyh Hüseyin b. Cemaleddin Hansari (r.a)

8-Mir İsmail Hatun Abadi (r.a)

9-Molla Muhsin Feyz-i Kaşani (r.a)

10-Allame Muhammed Bakır Meclisi (r.a)

Seyyid’in (r.a) İsfahan’da maddi durumu biraz olsun düzelmişti. Artık önünde hiçbir engel kalmamıştı. Rahat bir şekilde tahsil hayatına devam etti. Seyyid şöyle naklediyor:

”Allame Meclisi Biharu’l Envar’ı telif ederken gece gündüz onunla beraberdim. Açık ve net olmayan bazı hadisleri tartışarak çözüyorduk. Allame bazen beni uykudan kaldırıyor ve birlikte zor olan hadisleri çözüyorduk.”

Seyyid’in Allame ile beraberliğinin üzerinden 4 yıl geçmekteydi. Mirza Taki Devletabadi’nin yaptırdığı medrese bitmiş ve Seyyid orada ders vermeye başlamıştı.

Cezayir güneşi Devletabadi Medresesi ufuklarında doğmaya başladı. Kısa bir zaman zarfında medrese uzaktan ve yakından gelen ilim âşıklarıyla doldu.

Seyyid’in ders merakı ve ilim aşkı fazla sürmedi. Göz ağrıları genç üstadı faaliyetlerinden geri koydu. Tüm ilaç tedavileri ve doktor tavsiyelerine rağmen Seyyid’in hastalığına bir çare bulunamadı.

Seyyid aradığı doktoru sonunda bulmuştu. Kardeşi Necmuddin’e; “Irak’a gidip şifamı oradan almak istiyorum” dedi. Ziyaret hasretiyle tutuşan kardeşi de; “Bende seninle gelmek isterim” dedi. İki kardeş birlikte Irak’a doğru yola koyuldular.

Küçük kafile Ehlibeyt’i (a.s) ziyaret etmek aşkıyla yolculuğun tüm sıkıntılarına göğüs gererek sonunda Samerra’ya vardılar. Seyyid Samerra’daki Masum İmamları (a.s) ziyaret ettikten sonra sırasıyla Kazı-meyn’e sonra Kerbela’ya ve arından da Necef’e gitti. Her masumun mübarek türbesinden bir miktar toprak alarak suyla karıştırıp gözlerine sürdü. Genç üstat sahip olduğu kalp sefası ve ihlâsı ile şifa bularak Devletabad Medresesine geri döndü.

Seyyid Irak dönüşü Basra hâkimi Hüseyin Şah’ın emri üzerine tutuklanarak zindana atıldı. Ailesini kardeşiyle birlikte İsfahan’a gönderdi. O sıralar Basra hâkimi Osmanlılarla büyük bir sorun yaşıyordu. Basra kalesi Osmanlıların eline geçtikten sonra Seyid dört ay zindanda kaldıktan sonra serbest kalarak İsfahan’a hareket etti. Hüzün ve matem bulutları Seyyid’in üzerine çöktü. Kardeş acısıyla mateme büründü. Seyyid, yaşadığı acıyı dindirmek amacıyla İmam Rıza’nın (a.s) ziyaretine gitti.

Ziyaret dönüşü Sebzivar şehrinde hastalandı. Yakalandığı hastalığa ve ağır yolculuk koşullarına katlanarak İsfahan’a geldi.

1079 yılında Horasan hâkimi Fethali Şah’ın davetini kabul ederek Şuşter’e gitti. Seyyid fırsattan istifade ederek kısa bir zamanda medreseler, mescitler yaptırdı ve mektebi tebliğ eden talebeler yetiştirdi. Yetiştirdiği talebeleri dini ve mektebi yaymak ve anlatmak amacıyla etraflara gönderdi. Kısa bir zamanda Seyyid’in bu faaliyetleri Şah Süleyman Safevi’ye ulaştı. Şah Süleyman zaman kaybetmeden Seyyid’i o bölgenin Şeyhülislamlık makamına atadı.

SEYYİD NİMETULLAH CEZAİRİ’NİN (R.A) ÖĞRENCİLERİ

Seyyid birçok öğrenci yetiştirdi. Yetiştirdiği öğrencilerinden bazıları:

1-Ebu’l Hasan İsfahanî (r.a)

2-Ebu’l Hasan Şuşteri (r.a)

3-Şeyh Muhiddin Amuli (r.a)

4-Fethullah b. Elvanı Ka’bi (r.a)

5-Gazi İnayetullah Şuşteri (r.a)

6-Şeyh Muhammed el-Zebiri (r.a)

7-Şeyh Muhammed Alemu’l Huda Kaşani (r.a)

8-Şeyh Hüseyin Neccar Şuşteri (r.a) [7]

SEYYİD NİMETULLAH CEZAİRİ’NİN (R.A) ESERLERİ

Seyyid yaklaşık 55 konuda değerli ve paha biçilmez eser yazdı. O değerli eserlerden bazıları:

1-Enisu’l Ferid fi şerhi’l Tevhid

2-Riyazu’l Ebrar fi Menakib-ul Eimme

3-Ukudu’l Mercan fi Tefsiri’l Kuran

4-Müşkülatu’l Mesail

5-Nevadiru’l Ahbar

6-en-Nuru’l Mubin fi Kısasi’l Enbiya-i vel Mürselin[8]

7-Hidayetu’l Mubin ve Tuhfetuhu

8-Tuhfetul Esrar fil Cemi Beyn’el Ahbar

SEYYİD NİMETULLAH CEZAİRİ’NİN VEFATI

62 yaşındaki büyük taklit mercii Huzistan seferinde hastalandı. Dinlenmek için Cayder denilen bir menzilde konakladılar. Seyyid ölüm yatağına düşmüş ve ebedi yolculuğuna hazırlanmıştı. O kutsal toraklarla şifa bulan gözlerini 22 Şevval hicri 1112’de bir cuma akşamı hayata yumdu. Şuşter yolcuları taklit mercilerinin temiz bedenini Cayder’de toprağa verdiler.

—————————–

[1]-Tuhfetu’l Âlem, s.53, “Abdüllatif Şuşteri”

[2]-Envaru’n-Numaniye, c.4, s.302-307.

[3]-Nabiga-i Fıkh-i Hadia, s.125.

[4]-Nabiga-i Fıkh-i Hadia, s.129.

[5]-Kısasu’l Ulema, s.438.

[6]-Riyazu’l Ulema, s.56-256.

[7]-Keşfu’l Esrar, s.68-103.

[8]-Keşfu’l Esrar, s.106.

—————————–

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.

Hazırlayan: Kerim Uçar

Etiketler:

Yorum Bırak

  1. Esedullah dedi ki:

    nimetullah Cezairi, bu şahısta sapkın tahrif inancına sahip olmuş, bu konudakı haberlerin mütevatir olduğunu idda etmştir: http://img830.imageshack.us/img830/5528/nurulberahin.jpg