Sordular Hüseyin’i (a.s) Tanıyor Mu Diye?

Yazar: beytül ahzan Tarih: 10 Aralık 2009 2.2K kez okundu Şiir Yorum Yok

Sordular birbirlerine
Biliyorsa anlatsın bize
Tanıyor mu gerçekten Hüseyin’i
Yoksa yazmakla olmaz bir iki dize.

Dedim ey kalem!
Anlat dilin aşka boyansın
Bir defa da Hüseyin’i ansın
Deki onlara
Bilmezsem eğer Hüseyin’i
Bu beden ateşte yansın.

Ben Hüseyin’i bilmez idim
Aşk âleminde sarhoş idim
Maşuk kadehimi doldurur iken
Ona köle olduğumu görmez idim.

Geldi, gördü, sordu derdin nedir
Dedim Mevlam derdim senin aşkındır
Dedi, âşıksın oysa yüzünde aşktan eser yok
Gördüğüm ise, kul istediğini alamadığından şaşkındır.

Dedi, nasıl olurda geride bıraktığımızdan bihabersin
Bu halde kendini divane zannedersin
Oysa ne tanırız seni ne de haberimiz vardır
Bilki, divane dediklerin karanlıklarda saklıdır.

Sustum, utandım sual etmeye
Bir kelime bulamadım ki, laf etmeye
Düşündüm, şimdi ne olur acep halim
Gözümün içine bakıp ta tebessüm buyurdu
Ey fani, sen nereye divane nereye.

Dedim mevlam, bana senden bir parça bırak
Dedi, gördüğüm gönül ki, aşktan ırak
Dedim, isterim seni anlatayım âleme
Dedi, Allah yemin verirken kaleme
Aynı yolu göstermişti hem âlime hem zalime.

O gider iken ben ardından bakakaldım
Ne hikmetse, o an anası Zehra’yı andım
Dönüp tekrar bakarken yüzüme
Şöyle buyurdu
Bizi anlatırken, Müslim’i de unutma.

Anladım o vakit karanlıktaki divaneyi
Aldım elime kalem başladım yazmaya
Ve şöyle bir ses işittim yalnız başıma
Bilki, bize su yolunu kesenler
Küfe’de Müslime hürmet göstermediler.

Ben sadece yakin ile ulaştım aşk yoluna
Daldırıldım Ali(a.s) ile kör bir kuyuya
Buldum önce kaybolan Yusuf’u (a.s)
O anlattı ben dinledim karanlıklarda
Ve tanıdım Hüseyin’i ışıksız kaldığımda.

Fatih Kahramani


Yorum Bırak