Ulü’l Azm Peygamberler

Yazar: beytül ahzan Tarih: 18 Nisan 2010 Usul-i Din 1 Yorum



Kur’an-ı Kerim’de bazı peygamberler Ulü’l Azm peygamber olarak tanıtılmış, ancak özellikleri belirtilmemiştir.

Allah Teala Peygamberimize hitaben şöyle buyuruyor: “Azim sahibi olan peygamberlerin sabrettiği gibi sabret.”[1]

Ulü’l Azm peygamberlerin sayıları ve özellikleri yine hadislerde açıklanmıştır.

Hadislerde, Ulü’l Azm peygamberlerin sayısının beş kişi olduğu ve bunlara, Ulü’l Azm denmesinin sebebi olarak sahip oldukları üstün azim ve iradeye ilaveten, kendilerinin bizzat şeriat sahibi olup, başka bir peygamberin şeriatına tabi olmamaları olduğu kaydedilmiştir.

İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ulü’l Azm peygamberlerin sayıları beştir: “Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsâ ve Hz. Muhammet (salavatullahi aleyhim ecmain)[2]

Hz. Ebu Abdullah İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nebilerin ve resullerin efendileri beş kişidir. Onlar resullerden Ulu-l Azm olanlarıdır. Vahiy değirmeni onların ekseni etrafında dönmektedir. Onlar: Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed (Allah’ın selat ve selamı onlara ve bütün peygamberlere olsun) dir.” [3]

Yine Sümea’nın Hz. İmam Sadık (a.s)’dan naklettiği bir hadiste, İmam (a.s) yukarıda geçen ayetin tefsirinde azim sahibi peygamberlerin beş kişi olduğunu isimleriyle birlikte sayınca, rivayeti nakleden şahıs İmam’a bu peygamberlerin niçin azim sahibi peygamberler olduğunu sorar. İmam (a.s) ise ona şu cevabı verir: “Çünkü Nuh (a.s) kitap ve şeriatla gönderildi. Hz. Nuh (a.s)’dan sonra gelen her peygamber onun kitap, şeriat ve yolu üzere hareket ederdi. Sonra İbrahim (a.s) Suhuf ve Nuh (a.s)’ın kitabını –onu inkar etmeden- terk etmek desturu ile geldi. Hz. İbrahim’den sonra gelen her peygamber İbrahim (a.s)’ın şeriat, yol ve Suhuf’u ile hareket ederdi. Sonra Musa (a.s) Tevrat, kendi şeriatı, yolu ve Suhuf’u -onu inkar etmeksizin- terk etme desturu ile geldi. Musa (a.s)’dan sonra gelen her peygamber Musa (a.s)’ın Tevrat’ı, şeriatı ve yolu üzere hareket ederdi. Sonra Mesih (a.s) İncil ve Musa’nın şeriat ve yolunun -onu inkar etmeksizin- terki desturu ile geldi. Mesih’ten sonra gelen her peygamber onun şeriat ve yolu üzere hareket ederdi. Nihayet Hz. Muhammed (s.a.a) -önceki şeriatları inkar etmeksizin- Kur’an, kendi şeriatı ve yolu ile geldi. Hz. Muhammed’in helalı kıyamet gününe kadar helaldir, haramı da kıyamet gününe kadar haramdır. İşte Ulü’l Azm peygamberler bunlardır.” [4]

Ulü’l Azm olmayan peygamberler ise, kendi şeriat ve kanunları olmayan, ancak mevcut şeriat ve hükümleri iletmekle görevli olan peygamberlerdir. Peygamberlerin çoğunluğu bu gruptandırlar.

———

1- Ahkaf: 35

2- Bihar-ül Envar c. 11 s. 33

3- Usul-u Kafi c. 1 s. 175

4- Usul-u Kafi c. 2 s. 17

Yorum Bırak

  1. sukruzurel@hotmail.com dedi ki:

    kur’an vahdaniyet dininin kaynağı ve vahdeti emreden ,tefrikayı nehy
    eden sevgiyi tavsiye eden nefreti nehyi eden ,kendinden önceki tüm peygamberleri ve kitapları tasdik eden,beşerin kurtuluş reçetesidir.
    doktor nekadar kuvvetli olursa olsun hasta reçeteye uymaz ilaçları kullanmaz ise iyileşmesi elbette mümkün olamayacaktır.hastalığını kabul edipilaçlarını kullanırsa iyileşir.