Velayet ve İmamet Savunucusu Ammar

Yazar: beytül ahzan Tarih: 30 Temmuz 2009 İslam Tarihi 2 Yorum




Ammar Yasir’in mücadelesi, çabaları ve hizmetleri Resulullah’ın  (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) dönemiyle sınırlı kalmamıştır. O, Peygamber efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) vefatından sonra canı pahasına İmam Ali’nin (Aleyhisselam) yanında yer almış ve ihlâs ile hizmet etmiştir.
Üç halife döneminde Hz. Ali’nin (Aleyhisselam) yanında yer alarak konuşmalarıyla Hz. Ali’yi (Aleyhisselam) destekliyordu. Hiçbir zaman Hz. Ali’nin (Aleyhisselam) emirlerine itaat etmekte bir an olsun kusur etmedi.

Ammar, Hz Ali’nin (Aleyhisselam) hilafet döneminde Cemel ve Sıffin savaşlarına katılarak Muaviye tarafından şehit edildi.
Bu yüce şahsiyet Sıffin savaşında Şam ordusunun arasında şüpheye düşmesine neden olduğu için Şam ordusundan bir kısım Hz. Ali’nin (Aleyhisselam) ordusuna katıldılar.
Ammar’ın mübarek kanı Sıffinde hakkı batıldan ayırdı.
Muaviye’nin batıl olduğunu ve İmam Ali’nin (Aleyhisselam) ise hak olduğunu gelecekteki nesillere ulaştırmış oldu.

1-Ebubekir’in Hilafetine İtirazı

Resul-i Ekrem’den (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) sonra hile ve zorla iktidara geçen Ebubekir’e, Peygamberin (Sallellahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) en yakın ve önde gelen 12 sahabesi itiraz etti.
O on iki kişiden biri de Ammar’dı. Ebubekir’e şöyle itirazda bulundu: “Ey Kureyşliler! Ey Müslümanlar! Eğer biliyorsanızsa ne mutlu size yok eğer bilmiyorsanızsa iyi dinleyin! Peygamberinizin (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) Ehlibeyt‘i (a.s) onun hak vasisi ve halifesidir. Onun yerine geçmeye başkalarından daha çok layıktırlar. Onlar dinin eminleri, koruyucuları ve ümmetin hayrını isteyenlerdir.

Sahibiniz Ebubekir‘e deyin ki, birliği bozmadan ve parçalanmadan, gücünüzü kaybetmeden, fitneler başgöstermeden, ihtilaf çıkmadan hakkı sahiplerine geri versin. Ey cemaat! Çok iyi biliyorsunuz ki Haşim oğulları, Allah ve Resulünden sonra sizin veliniz ve önderiniz ancak ve ancak Hz. Ali’dir. (Aleyhisselam) Ali’nin (Aleyhisselam) yiğit, züht, takva, ilim ve zamanın şartlarına bilgelik yönünden herkesten daha üstün olduğunu Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) bildirmiştir. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) Hz. Ali’nin (Aleyhisselam) kapısı dışında mescide açılan kapıların tamamını kapattı. Sizler onun aziz kızını istemenize rağmen o kızını Hz. Ali’yle (Aleyhisselam) evlendirdi.

Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Ben ilmin şehri Ali’de onun kapısıdır. O halde ilim ve hikmet öğrenmek isteyen o kapıdan içeri girsin. Sorununuz olunca onun yanına gidiyorsunuz, o da sorunlarınızı çözüyor, onun size hiçbir zaman ihtiyacı olmadı ve kıyamete kadarda olmayacaktır. Şüphesiz ki o sizden üstündür. Size ne oldu da o hazreti yapayalnız bıraktınız, onun hakkını zayi ettiniz ve ahiretinizi dünyanıza tercih ettiniz.
Ey insanlar!  O hazret Allah tarafından halife seçilmiştir. Onun hakkını geri verin.”

2-Ammar Şurada Hz. Ali’yi (Aleyhisselam) Savunuyor

İkinci halife Ömer b. Hattab ölümünden önce hilafet konusunu yakın müşavirleriyle konuştuksan sonra şöyle dedi: Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) dünyadan göçerken altı ashabından razıydı. Bu altı kişi Ali, Osman, Talha, Zübeyr, Sad b. Ebu Vakkas ve Abdurrahman b. Avf’ı idi. Ömer, halife seçimi için bu altı kişinin kurulacak olan şurada yer almasını istedi. Ömer, Ebu Talha Ensari’yi huzuruna çağırdı ve ona şöyle dedi:

“Beni defnettikten hemen sonra Şura’da olan altı kişi senin evinde toplansınlar halife seçsinler. Eğer beş kişi ittifak eder de bir kişiyi seçerlerse ve içlerinden biri de muhalefet ederse o bir kişinin boynunu vur. Ama dört kişi ittifak eder ve iki kişi de muhalefet ederse o iki muhalifin boynunu vurdur. Eğer üç kişi kabul eder üçü de karşı çıkarsa Abdurrahman b. Avf’ın olduğu tarafı tercih edin diğerlerinin boynunu vurun.”
Ammar Yasir Şurada Hz. Ali’nin (Aleyhisselam) halife olması için çok zahmet çekti. Ancak her ne kadar İmam Ali’nin (Aleyhisselam) halife olması için uğraştıysa da halife muhaliflerden seçildi.

3-Hz. Ali’ye (Aleyhisselam) Edilen Biatte Ammar’ın Rolü

Ebu Muğnif El-Cemal kendi eserinde şöyle naklediyor: Osman öldürüldükten sonra Ensar ve Muhacir Mescidi Nbevi’de toplanmış, halifenin kimin olacağı konusunu tartışıyorlardı. Ammar, Ebul Heysem Teyhan, Rafaet b. Malik,  Malik b. Eclan ve Ebu Eyyub Ensari gibi önde gelen sahabeler Hz. Ali’yi (Aleyhisselam) halife seçmek istiyorlardı. Bu esnada Ammar Yasir halka şöyle hitap etti: “Ey Ensar topluluğu! Dün Osman’ın ne kadar hatalar yaptığına yakından şahit oldunuz, bu gün aynı hataya düşmeyin. Allah’a andolsun ki, Hz. Ali’nin (Aleyhisselam) geçmişi herkesten daha parlak ve bu işe herkesten daha layıktır.”

Orada hazır bulunan kalabalık halk şöyle dedi: Hz. Ali’nin (Aleyhisselam) halife olmasına biz de razıyız. Halkın hepsi bir ağızdan İmam Ali’nin halife olmasına razıyız diye bağırmaya başladılar. Hep birlikte İmam Ali’nin (Aleyhisselam) evine doğru hareket ettiler. Halk İmam Ali’ye (Aleyhisselam) topluca biat ettiler.

————–

“İmam Ali’nin Ashabı” kitabından alıntıdır

Yazar: Kerim Uçar

Yorum Bırak

  1. yıldız dedi ki:

    Rab,bim onları en yüce makamlara tayin etsin. Bizleride şefaatlerine nail etsin.

  2. necla dedi ki:

    Allah Ammar Yasire rahmet etsin.