Yüreğimdi Toprağa Düşürdüğüm / Habib Mert

Yazar: beytül ahzan Tarih: 16 Mayıs 2010 5.5K kez okundu Kitap Tanıtımı 4 Yorum

Kitabın Adı: Yüreğimdi Toprağa Düşürdüğüm

Yazar: Habib Mert

Sayfa:216

Yayınevi: Kevser


Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları

“Yüreğimdi Toprağa Düşürdüğüm”  Habib Mert’in ilk romanıdır. Diğer eserleri gibi bu da çok akıcı… Devamını merak ettiğim için elimden bırakmak bile istemiyordum.. Okuma imkânı olanlar mutlaka okumalıdır.

Kitabın arkasında tanıtım yazısı olmadığı için kitabından konusundan kısaca bahsedeyim:

Cemal liseyi bitirdikten sonra evde askerlik zamanını bekleyen bir gençtir. Yaşadıkları mahalleye saçı sakalı birbirine karışmış, sanki bu dünyada yaşamıyormuş izlemini veren ve kimseyle konuşmayan biri taşınır. Cemal sebebini bilmediği bir ilgi duyar bu adama ve onunla yakınlaşmak ister. Sonunda Kadir isimli bu şahısla tanışır ve çok sever onu. Ama Kadir niçin bu halde olduğunu ve niye buraya taşındığını anlatmaz. Cemal merak etse de üstelemez bu konuyu… Kadir Cemal’e okuma fikrini aşılar ve onu üniversiteye hazırlar. Cemal üniversiteyi kazanıp okumaya gider. Cemal Kadir ile mektuplaşır üniversitede. Ama bir süre sonra mektuplarına cevap alamaz. Merak edip evi aradığında annesinden Kadir abisinin öldüğü haberini alır. Hemen otobüse atlayıp İstanbul’a gider. Kadir hayatını yazdığı bir ajandayı ölmeden önce Cemal’e vermesi için mahalleden tanıdığı birine verir. Cemal Kadir abisinin bu emanetini alınca hemen okumaya başlar. Ve Kadir abisinin neler yaşadığını büyük bir hayretle okur….

Zaten romanı da Kadir’in hayatını yazdığı bu ajanda oluşturuyor….


Yorum Bırak

  1. Sümeyye dedi ki:

    Ben bu kitabı okudum çk güzeldi tekrar okumak istiyrm ama kitabı birtürlü bulamyrm herkese tavsiye edyrm okuyn eminim sizde benim gbi çk begeneceksınz

  2. beytül ahzan dedi ki:

    “GÜZDÖNÜMÜ

    Kesildi soluğum, soğudu tenim,
    Ölüm kol geziyor kapımın önünde.
    Yıldız yıldız kayıyor göz bebeklerim,
    Ömrüm mevsimlerden güzdönümünde.

    Saatler durdu, takvimde doğum günüm,
    Oysa doğum günümü hiç kutlamadım.
    Soldu mu yoksa, soldu mu hayat gülüm,
    Baharında hayatı koklayamadım.

    İşte kapım çalındı, ölümün soğuk sesi,
    Dilimde derman yok ses veremedim.
    Susunca yüreğimde hayat bestesi,
    Azrail’e çok erken, git diyemedim.”

    [Sayfa:215]

  3. beytül ahzan dedi ki:

    “Zannetme ölüm çok uzaklarda,
    Bir nefes kadar yakında oysa.
    Bir sabah güneşle uyanan çocuk,
    Dönülmez akşamın ufuklarında..
    Gülünce yüzüne hüzün bulaştı,
    Kahkaha gözünden yaş olup aktı.
    Bir feryat ansızın Arş’a ulaştı,
    Toprağa usulca bir can damladı.”

    [Sayfa:41]

  4. beytül ahzan dedi ki:

    “Dünya batacağını bile bile bindiğimiz bir gemiymiş meğer. Binmek isteyip istemediğimiz sorulmaksızın bindirilmişiz işte. Şimdi gemi su almaya başladı. Motorlar çalışmıyor. İçimde boğulma korkusu, kürek çektikçe batıyorum. Az ötede bir liman var, bir türlü ulaşamıyorum. Bağırıyorum. Feryat ediyorum, kimse kulak asmıyor. Oysa etrafta bir sürü insan var. Oysa güneş hala ufukta… sonra bir sala sesiyle irkiliyorum. Her tarafı ahşap kaplı bir odanın içindeyim. Bir terazi önünde hesap vermekteyim ve sonra….?” [Sayfa:92]