Zahidin Nasihati

Yazar: beytül ahzan Tarih: 8 Ekim 2010 2.4K kez okundu Hikaye ve Kıssa Yorum Yok
Bu yazıyı değerlendirin

Yazın sıcak havası iyice şiddetlenmişti. Güneş Medine’ye, dağlara ve Medine etrafında bulunan tarlalara şiddetle vuruyordu. Bu havada, (kendini zahit, abid ve dünyaya yüz çevirmiş biri olarak gören) Muhammed b. Münkedir adında biri, tesadüfen Medine’nin dışındaki tarlalara doğru gelmişti. Bir an gözleri, tarlasına göz atmak üzere dışarı çıkanve yorgunluktan işçilerin yardımıyla yürümeye çalışan, iri yapılı bir adama takıldı. Kendi kendine “Böylesine sıcak bir günde dünya işleri için dışarıya çıkan bu adam kim?” diye düşündü.

Biraz yaklaştı ve şaşkın şaşkın: “Allah, Allah!” dedi. “Bu adam, Muhammed Bakır mı? Bu değerli insan niye dünya peşinde koşuyor? Ona nasihat edip, böyle yapmasına engel olayım.”

Sonra biraz daha yaklaşarak selam verdi. İmam Bakır (as), kan ter içinde ve nefes nefese adamın selamını aldı. İbn Münkedir, İmam’a (as) sormaya başladı:

-Sizin gibi değerli bir insanın, özellikle böyle sıcak bir havada, dünya malı için dışarı çıkması ve kendisini bu kadar yorması doğru mudur? Kimin ölümden haberi var? Kim ne zaman öleceğini biliyor ki? Belki de ecel hemen şimdi sizi bulabilir. Allah korusun! Eğer böyle bir durumda ölüm sizi bulursa, ne yaparsınız? Dünya peşinde koşmak size yakışmaz. Hele bu sıcak havalarda bu kadar zahmet çekmeniz… Hayır, hayır! Asla size yakışmıyor.

İmam Muhammed Bakır (as), ellerini yanındakilerin omzundan çekerek, orda bulunan bir duvara yaslandı ve şöyle buyurdu:

-Eğer ölüm beni bu halde bulursa, o zaman ibadet halinde ölmüş olurum. Çünkü çalışmak, Allah’a kulluk etmenin ta kendisidir. Sen, ibadetin sadece zikir, namaz ve dua olduğunu mu zannediyorsun? Benim yaşamımı sürdürebilmem için çeşitli giderlerim var. Eğer çalışmaz ve zahmet çekmezsem, o zaman sen ve senin gibi insanlara el açmak durumunda kalırım. Ben, rızk peşinde koşmakla merde, namerde muhtaç olmadan ihtiyacımı gidermiş oluyorum. Ancak günahkar, isyankar ve Allah’ın emirlerine muhalif olursam, ölümün gelmesinden korkmam gerekir. Başkalarına yük olmamak için, rızkımı aramakla görevlendirilişim konusunda AllaH’a itaat ederken ölümün gelmesinden korkmama gerek yok.

-Ne kadar büyük bir hata yapmışım meğer, dedi. Başkalarına nasihat etmek isterken, asıl yanlışlar içerisinde olanın ve nasihate ihtiyacı bulunanın kendim olduğumu anladım. [1]

——————-

1-Biharu’l-Envar, Kompani baskısı, c.11, s.82

——————

“Doğruların Öyküsü-1” kitabından alıntıdır.

Derleyen: Murtaza Mutahhari

Sayfa:58


Yorum Bırak