Zekâtın Etkisi

Yazar: beytül ahzan Tarih: 30 Ocak 2010 1.6K kez okundu Hikaye ve Kıssa Yorum Yok

Hacı Muradhan Hasanşahî Ersencanî şöyle nakleder:

Vaktiyle Fars bölgesi çekirge istilasına uğramıştı. O gün Kıvamu’l-Mülk’e Fesa civarındaki ekin tarlalarının  bu istila sonucu yok olduğunu haber verdiklerinde Kıvam, “Bizzat kendim görmeliyim” diyerek harekete geçti. Merhum Benânumülk, ben ve diğer bir grupla beraber Şiraz’dan hareket ettik. Kıvam’ın  tarlalarına vardığımızda tüm ekinlerinin çekirgelere yem olduğunu gördük. Öyle ki içlerinde sağlam kalan tek bir başak  bile yoktu. Tarlanın içinde gezinip etrafa bakınıyorduk.

Hemen hemen tarlanın  ortalarına varmıştık. Oradaki ekinler sanki hiç el değmemiş gibi sapasağlamdı. Dört tarafındaki ekinler yok olmasına rağmen bu bölgenin tek bir başağı bile yenmemişti.

Kıvam merakla, “Acaba bu tarla kime ait?” diye sordu. Fesa pazarında yamacılık yapan bir şahsa ait olduğu söylendi. Bunun üzerine bana dönerek onu mutlaka görmesi gerektiğini söyledi ve bu yüzden onu bulup yanına getirmemi istedi.

Yamacıyı bulup “Kıvamu’l-Mülk sizi görmek istiyor” dedim. “Benim Kıvam’la ne işim olabilir? Bir işi varsa, kendi gelsin!” diye cevap verdi. Bir süre rica ve yalvarmalar neticesinde onu Kıvam’ın yanına gitmeye razı ettik.

Nihayet araziye vardığımızda Kıvam “Şurası sana mı ait?” diye sordu. Evet deyince, “Nasıl oldu da çekirgeler yalnız senin tarlana dokunmamışlar?” diye sordu. Bunun üzerine yamacı şöyle cevap verdi: “Ben kimsenin malını yemedim ki onlar da benim malımı yesinler! Ben her zaman tarla başında mahsulün  zekatını ayırır, müstahaklara verir, daha sonra geri kalanını eve götürürüm.”

Kıvamu’l-Mülk, bir yandan onu takdir ederken bir yandan da onun bu işine şaşkınlığını gizleyememişti.

——–

“Gizemli Öyküler” kitabından alıntıdır.

Yazar: Ayetullah Destgayb

Öykü:62   Sayfa:124


Yorum Bırak