Zorluklarda Okuduğu Dua

Yazar: beytül ahzan Tarih: 29 Kasım 2009 4.397 kez okundu Sahife-i Seccadiye Yorum Yok


Allah’ım! Kendimle ilgili, daha çok senin elinde olan bir iş (nefsimi ıslah) ile beni yükümlü kılmışsın. Oysa ona da, bana da benden çok senin gücün yeter.

O hâlde, kendimle ilgili, seni benden hoşnut edecek şeyi ver bana; ve hoşnutluğuna sebep olacak şeyi sıhhat ve selâmet içinde kendin için al benden. Allah’ım! Zorluğa katlanacak takatim, belâya sabredecek gücüm, yoksulluğa dayanacak kudretim yok. O hâlde, rızkımı esirgeme benden; kullarına terk etme beni; hacetimi sen gider; işlerimi sen üstlen; rahmet gözüyle bana bak ve tüm işlerimde, acıyarak yardım et bana.

Çünkü eğer beni kendi hâlime terk etsen, tüm işlerde âciz kalırım; yararıma olan hiçbir işi yapamam. Kullarına terk etsen, asık suratlarıyla karşılaşırım. Yakınlarıma bıraksan, bir şey vermezler bana. Verseler de, az ve faydasız şeyler verirler; uzun süre de başıma kakarlar, çokça kınarlar beni. O hâlde, ey Allah’ım, fazlınla beni zengin et; büyüklüğünle beni yücelt; bol bağışınla elimi açık kıl ve katındakiyle yet bana.

Allah’ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve beni hasetten kurtar; günahlardan koru; haramlardan geri durdur; sana karşı gelmeye cür’etlendirme. Tutkum sen olasın; senden gelen her şeye rıza göstereyim. Rızk, ihsan ve nimet olarak bana verdiğin şeyleri bereketli ve kutlu kıl. Tüm hâllerimde beni her türlü kötülükten koru. Ayıplarımı kimseye açma. Beni kendi korumana al, kimse bana zarar veremesin. Allah’ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bedenimin gücü yetmese de, kuvvetim yetersiz kalsa da, gücümü aşsa da, malım ve sermayem çıkışmasa da, hatırımda olan veya unuttuğum, itaatin yönünde kendin için veya yaratıklarından biri için bana gerekli ve farz kıldığın her şeyi benden taraf öde.

Ey Rabbim! Nefsime uyarak ihmal ettiğim, ancak senin, aleyhimde ihsa ettiğin farzları bol bağışınla ve geniş rahmetinle benden taraf öde (onlardan dolayı beni sorgulama). Çünkü sen, ihsanı ve rahmetiyle her şeyi kuşatan cömertsin. (Onları benden taraf öde ki,) Sana kavuşacağım gün iyiliklerimle takas edeceğin veya kötülüklerimi artıracağın bir farz üzerimde kalmış olmasın, ey Rabbim! Allah’ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve sana kulluk vazi

fesini yerine getirmekle ahiretim için çalışma isteği ver bana. Onun (kulluğumun) içtenliğine kalbim tanık olsun; bana galip olan durum dünyaya meyilsizlik olsun; iyi işleri şevkle yapayım; cezalarının korkusuyla kötü işlere yaklaşmayayım. Ve bana bir nur ver ki, insanlar arasında onunla yürüyeyim; karanlıklarda onunla yolumu bulayım; hak ile batıl birbirine karıştığında, şüpheye düştüğümde onunla aydınlanayım. Allah’ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kendisine ulaşmak için sana yalvardığım şeyin (cennetin) tadını ve kendisinden korunmak için sana sığındığım şeyin (cehennemin) tasasını duyuyormuşçasına, ödüllendirilme sevincinin özlemini ve cezalandırılma üzüntüsünün korkusunu ver bana.

Allah’ım! Hiç kuşkusuz, sen, dünyam için de, ahiretim için de yararlı olanı biliyorsun. O hâlde, ihtiyaçlarım hususunda lütufkâr ol bana. Allah’ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve kolaylık ve zorlukta, sağlık ve hastalıkta bana verdiğin nimetler karşısında sana şükürde kusur ettiğim zaman; korku, emniyet, hoşnutluk, gazap, zarar ve kâr hâllerinde meydana gelen hadiselerle ilgili olarak senin için farz olan şeye razı olmanın sevinç ve huzurunu yaşayabilmek için gerçeği ver bana. Allah’ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve göğsümü hasetten temizle ki, insanlardan hiçbirini kendisine verdiğin bir nimetten ötürü kıskanmayayım; onlardan herhangi birinde din, dünya, sağlık, takva, zenginlik ve refahla ilgili bir nimet gördüğüm zaman (onu kıskanacağıma) ondan daha iyisini yalnız seninle ve yalnız senden –ki ortağın yoktur– kendim için isteyeyim.

Allah’ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve bana dünya ve ahirette, hoşnutluk ve gazap hâlinde hatalardan korunmayı, sürçmelerden uzak durmayı nasip et. Öyle olayım ki, hoşnutluk ve gazap hâli benim için bir olsun; her iki hâlde de senin itaatinle amel edeyim, dostların ve düşmanların hakkında sana itaati ve senin hoşnutluğunu diğer her şeye tercih edeyim. Düşmanım, zulmümden ve cevrimden güvende olsun; dostum, kendisine meyletmemden ve tutkumun alçalmasından ümidini kessin. (Allah’ım!) Beni genişlikte de, zor durumda kalıp ihlâs ile sana yalvaranların yalvardığı gibi yalvaranlardan kıl. Hiç kuşkusuz, sen pek yücesin, övgüye lâyıksın.

Yorum Bırak