Zuhuru Beklemek

Yazar: beytül ahzan Tarih: 19 Şubat 2010 Ehlibeyt 5 Yorum




Dediler ki artık güllerin kalbinde ümit kalmadı

Gece, kelebeklerin ruhunu bizim sokaktan aldı.

Ama sen, güzel bir günde doğudan gelmelisin,

Sokakların karanlığını bir gün, aydınlatmalısın.[1]

***

Müslümanların, Hakk’ın izleyicilerinin, Allah’a kıyamete ve Ehlibeyt’e gerçekten inananların konumu beğenilen bir durumda değildir. Hak cephesi mazlum ve sığınaksızdır. Yüzyıllardır bu durum devam etmektedir. Dualarımızdan birinde[2] Allah’ın huzurunda sıkıntımızı dile getirirken şöyle diyoruz: “Peygamberimiz aramızda değil ve İmam-ı Zaman (af) gaybettedir.” Zamanın şartları iç açıcı değil. Fitneler bizi kuşatmış, düşmanlar aleyhimizde el ele vermiş durumdalar. Onlar çok, bizim sayımız ise az. Allah’tan zafer, huzur, Hakk’ın hâkimiyeti ve İmam-ı Zaman (af) zuhurunu istiyoruz ki bu sıkıntı ve darlıktan çıkıp kurtuluşa erişelim.

“Zuhuru beklemek”, İmam-ı Zaman’ın (af) ortaya çıkacağı günü beklemektir. Hak ve adaletin hâkim olduğu dönemdir. Müminler onur ve iktidar sahibi olacaklar. Zalimler, bozguncular ve günahkârlar alçalacak ve yok olacaklardır. Gerçek Müslüman bu dönemi heyecanla beklemelidir. Onun için kendisini hazırlıklı tutmalıdır. Gizlilik döneminde en iyi amellerden biri “zuhur”u beklemektir.[3] Pek çok kaynaklarda buna ek olarak “O sevgilinin ortaya çıkması (zuhuru) için dua ediniz ve Allah’tan zuhur için ortam hazırlamasını isteyin”[4] diye tavsiye edilmiştir.

Zuhur ortamının bir bölümünü, bekleyenler sağlamalıdır. Hazret’in ortaya çıkışını engelleyen sebepleri toplumdan ve kendi hayatımızdan gidermeliyiz. Bu çeşit yapıcı çabalar hazırlık ve başlangıç hareketleri adıyla dualarda ve dini kaynaklarda yer almıştır. Bu anlamda ki bekleyiş; harekete geçme, faaliyet gösterme ve mücadele etmek için bir etkendir. Bekleyişte olan insan; toplumun durumunu, İslam’ın ve Hakk’ın takipçilerinin lehine değiştirmek için çaba harcar ve kendisini, hem de toplumu düzeltme gizlidir. Bazı düşünürlere göre beklemek demek, muhalefet yolu demektir. Böyle olunca “zuhuru beklemek” sorumluluk, sözünde durmak, yükümlülük altına girmektir.

Mevcut şartları, istenen ortama doğru değiştirmektir. Şu içinde bulunduğumuz ortam beğenilen bir durum değildir. Toplumun ve halkın bundan daha iyi olması gerekir ki İmam’la görüşmek liyakatine ve zuhur döneminin özelliklerine erişilsin.

Bir kısım düşünür İmam Mehdi’yi (ac) bekleyişi iki grupta değerlendirir. Buna “olumlu bekleyiş” ve “olumsuz bekleyiş” demişlerdir. Bu doğru bir değerlendirmedir de.

İlki “olumsuz/pasif bekleyiş”tir. Bir kısım bekleyişte olanlar, her şeyden el etek çekmiş, hiçbir hazırlık ve faaliyet göstermemekte, tembel tembel beklemekte ki İmam Mehdi (ac) gelsin ve dünyayı düzeltsin. Bu görüş gaybet döneminde bekleyişte olan müminin görev ve sorumluluklarından söz eden hadis-i şeriflerle çelişmektedir. “Olumlu/aktif bekleyiş” ise, muntazırın (bekleyişte olanın) arzulanan iyi konuma erişmek için çaba harcaması ve boş durmamasıdır.


Misafirini bekleyen ev sahibi aklını ve fikrini bu yönde çalıştırır, evini özenle hazırlar. Onun için en uygun ortamı sağlar. Bir ıslah ediciyi bekleyen kimse hem kendisini, hem toplumunu düzeltmeli, bu tür hareketlere destek vermelidir.

Hadis kaynaklarımızda şunu görüyoruz:

“Bir ok ile de olsa Hazret-i Mehdi’nin (af) gelişi için kendinizi hazırlayın.”[5]

Bu durum, gerçek ve aktif bekleyişi gün ışığı gibi açıklamaktadır. Aktif bekleyiş, pasif ve uyuşuk bekleyişten farklıdır. Böyle bir bekleyiş en üstün ibadetlerdendir.

Hadis-i şerifte: “Bizim emrimizi bekleyen kimse, Allah yolunda cihat edip kana bulanmış kimse gibidir.”[6]  buyrulur.

Böyle bir bekleyişte, Salih amel işlemek, kendisinin ve toplumun imanını korumanın, kutsal

değerleri ve Allah’ın hükümlerini gözetmenin yanı sıra cihat ve Şehadet sevabı kazandırır.

Muntazır kişi de zuhurun alt yapısını oluşturur. Diğer bir deyişle “Bekleyiş; hazırlık yapmaktır. Yoksa kuru bir arzu değildir.” Üstat Muhammed Rıza Hekimi bu konuda şöyle der:

“Genel ve sürekli hazırlık, bekleyişin temelidir. Bekleyişin İslami bekleyiş olması için bu bekleyişin özünü bilmek gerekir. Planlı yapıcı olmalıdır. Tembel ve boş vermiş olmamalıdır.

Bekleyiş; büyük bir olay ve çok önemli bir harekettir. Hepimiz biliyoruz ki beklenen Mehdi’nin (ac) ortaya çıkması, kurtuluşun gerçekleşmesi, büyük fetih, çok büyük ve çok önemli bir olaydır. Bu ise adaletin her yerde uygulanması, Hakk’ın yayılması ve yerleşmesidir. Şii bu büyük emri ve olayı bekleyendir. Şii kendisini büyük bir hedef için hazırlayandır.” [7]

Bu şekilde adalet sabahını beklemek ne şirindir!

***

Rüzgârın geçiş yolunda ağaç ve taş gibi,

Senin gelişini bekliyoruz.

Yarın Nur Şehri’ne geleceksin,

Köy yolundan, güneş yolundan.

Düşmana kükreyen sel gibi,

Ama bize ılık bir ırmağın şefkatiyle

Davranacaksın.[8]

***

1-Şahin Rehnuma

2-“Allahumme inna neşkû ileyke fakde nabiyyina ve ğaybete imamina ve…” Yani; “Allah’ım, derdimizi sana açıyoruz ki Peygamberiizi yitirdik ve İmamımız da aramızda değil ve…” (Mefatihu’l-Cinan, İmam-ı Zaman’ın (af) Gaybetinde Okunan Dua)

3-Hz. Resulullah (saa): “Efdalu’l-ibadeti intizaru’l-ferac.” Yani; İbadetlerin efdali zuhuru beklemektir.” (Biharu’l-Envar, c.52, s.125)

4-Eksiru’d-duae bi-ta’cili’l-feraci fe-inne fi zalike feracekum” Yani; “Zuhurun çabuk gerçekleşmesi için dua edin. Çünkü sizin kurtuluşunuz bundadır.” (Safi Golpaygani, Muntahabu’l-Eser, s.268)

5-İmam Cafer Sadık (as): “Li-yuiddenne ehadukum li-huruci’l-Kaimi velev sehmen…” Yani; bir ok ile de olsa Kaim’in kıyamı için her biriniz hazır olsun.” (Biharu’l-Envar, c.52, s.366)

6-İmam Ali (as): “el-muntaziru li-emrina ke’l-muteşahhiti bidemihi fi sebilillah.” Yani; “Bizim emrimizi bekleyenler Allah yolunda cihap edip kana bulanmış kimse gibidirler.” (age. c.52, s.123)

7- Muhammed Rıza Hekimi, Horşîd-i Mağrib (Batıdan Doğan Güneş), s.366

8-Selman Herati

———-

“Ümit Sabahı” kitabından alıntıdır.

Yazar: Cevad Muhaddisi

Sayfa:39

Yorum Bırak

  1. yunus sarı dedi ki:

    mehdi a.s ı beklemek en büyük ibadettir. adem a.s. dan bu yana farz ı ayındır. peygamber efendimiz mehdiden çok bahsederdi. sahabeler medine sokaklarına çıkar. mehdi yi ararlardı.cennet onu bekleyen ve zuhurunda yanında olanlarındır. cehennemde ona muhalefet edenlerin azap yeridir.

  2. aslan dedi ki:

    gön gelir mehdı a.s cıkar gön gelir mehdi koyar sana oykuda sen rahat ol gülüm

  3. aziziyeli dedi ki:

    vaybe narkozda olanlar çoğaldıkca çoğalıyor uyu sen sıddık kardeş sana renkli ruyalar.

  4. Sıddık dedi ki:

    Aşk olsun Mehmet Üner kardeşim Madem zuhretti neden haber vermedin bize?Bak şimdi oldumu hem de İki defa olmuş bu olay.Eee uyandırsaydın.Sen varsın ya Mehmet kardeş bizi uyandırırsın diye sana güvendik Senin uykun bizden ağır çıktı Kusura kalma kardeş seni uyandıramadık üzgünüz Gaflet sana da basmış uykun çok ağırdı bizde kıyamadık Yahu bırakın Allah aşkına birbirinizi tahkir etmekten,taciz etmekten ”Ey Ehli beyt adına geçinenler” sözü nasıl bir söz yahu Sen bu sözü sarfetmekle zaten kendin gaflettesin farkında değilsin İnsan bir şeyler biliyorsa ve bu doğrularsa bunun anlatımı bu şekil olmaz kardeş Benim tahminin Sen sunnisin ben de Sunni yim ama bu yaklaşım hiç hoş değil gerçi yazını yazalı çok olmuş ama İnşaallah mesajım sana ulaşır Bir daha ki sefere bizden fazla uyuma olur mu? 🙂 Sen kendi içindeki canavarla uğraş başkalarını acıtarak bu işler olmaz Bu arada bizleri çok güzel irşad ettin sağol 🙂

  5. Mehmet üner dedi ki:

    gaybetteki imam zuhur etti ? hemde iki defa ?
    uyanan olmadı ? Uykudan nasıl uyanacaksınız ?
    Ey ehli beyt adına geçinenler ?