[Mekkîdir, kırk âyettir.] (Sûrede kıyametten bahsedildiği için bu ad verilmiştir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Andolsun kıyâmet gününe. 2- Ve andolsun kendini kınayıp duran nefse. 3- Sanıyor mu insan, kemiklerini hiç mi toplayamayız? 4- Evet, değil kemiklerini, parmak uçlarını bile düzüp koşmaya gücümüz yeter. 5- Hayır, insan, ilerde olanı yalanlamak ister. 6- Ve kıyâmet günü ne vakit diye sorar. 7- Ve şaşırıp gözler dikilince. 8- Ve ay tutulunca. 9-...
[Mekkîdir, elli altı âyettir.] (1. âyeti ey elbisesiyle başını örten diye başladığı için bu anlama gelen Müddessir adı verilmiştir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Ey elbisesiyle başını örten.[1] 2- Kalk da korkut. 3- Ve Rabbini büyük bil. 4- Ve elbiseni temizle.[2] 5- Ve putlardan çekin. 6- Ve birşeyi, daha fazlasını elde etmek için ve başa kakarak verme. 7- Ve Rabbine dayan, sabret. 8- O boru, çalınınca. 9- Artık o gündür pek güç bir gün.[3] 10-...
[Mekkîdir, yirmi âyettir.] (İlk âyet, ey elbisesine bürünen, diye başladığı için bu adla adlanmıştır. Yirmi âyettir, Mekkîdir. Medenîdir diyenler olduğu gibi bir kısmı Mekkî, bir kısmı Medenîdir diyenler de vardır.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Ey elbisesine bürünen. 2- Geceleyin halk namaza ama gecenin az bir kısmında. 3- Gece yarısında, yahut ondan biraz da sonra. 4- Yahut biraz önce ve oku Kur’ân’ı, harfleri sayılırcasına, tâne-tâne...
[Mekkîdir, yirmi sekiz âyettir.] Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- De ki: Bana vahyedildi bu gerçekten de; cinlerin bir topluluğu, beni dinlediler de şüphe yok ki dediler, biz, şaşılacak bir Kur’ân duyduk.[1] 2- Doğru yolu göstermede, derken inandık ona ve kesin olarak hiçbir kimseyi, Rabbimize ortak saymayacağız. 3- Ve şüphe yok ki Rabbimizin şânı, yücelerden de yüce, ne bir arkadaş edinmiştir ve ne bir oğul. 4- Ve şüphe yok ki aklı olmayanımız, Allah hakkında...
[Mekkîdir, yirmi sekiz âyettir.] Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Şüphe yok ki biz, onlara elemli bir azap gelmeden korkut kavmini diye göndermiştik Nûh’u, kavmine. 2- Demişti ki: Ey kavmin, ben, sizi apaçık bir korkutucuyum. 3- Gayrı kulluk edin Allah’a ve çekinin ondan ve itâat edin bana da. 4- Suçlarınızı yarlıgasın ve sizi, muayyen bir vaktedek geciktirsin. Şüphe yok ki Allah’ın takdîr ettiği vakit geldi mi gecikmesine imkân yoktur eğer biliyorsanız. 5-...
[Mekkîdir, kırk dört âyettir.] (3. âyette yüksek dereceler sahibi anlamına gelen Maâric sözü geçtiğinden bu ad verilmiştir. 1. âyette isteyen biri, istedi gelip çatacak azâbı dendiği için isteyen anlamına Sâil sûresi de denmiştir. Mekkîdir, kırk dört âyettir. Hasen’e göre 24. âyeti Medenîdir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- İsteyen biri, istedi gelip çatacak azâbı. 2- O azâbı ki kâfirlerin başından defedecek yok. 3- Yüksek dereceler sahibi ...
[Mekkîdir, elli iki âyettir.] Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Gerçek olan kıyâmet. 2- Nedir gerçek olan kıyâmet? 3- Ve nedir bildiren sana ki nedir gerçek kıyâmet? 4- Yalanladı Semûd ve Âd, insanların başına kopan, akıllarını dağıtan kıyâmeti. 5- Derken Semûd, helâk edildi taşkınlığıyla. 6- Ve ama Âd, helâk edildi müthiş bir ses çıkaran, yıkıp götüren, silip süpüren soğuk bir kasırgayla. 7- Onu, yedi gece ve sekiz gün, birbiri ardınca mûsâllat...
[Mekkîdir, elli iki âyettir.] (Kâlem sûresi de denir. Her iki ad da sûrenin ilk âyetinden alınmadır. Hasen, İkrime ve Atâ’ya göre Mekkîdir. İbn-i Abbas’a ve Katâde’ye göre 16. âyete kadar Mekkîdir, sonuna kadar Medenîdir elli iki âyettir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Nûn, andolsun kâleme ve yazdıklarına. 2- Sen, Rabbinin nîmeti sâyesinde deli değilsin. 3- Ve sana, tükenmez, minnetsiz bir mükâfat var. 4- Ve şüphe yok ki sen, pek büyük...
[Mekkîdir, otuz âyettir.] (Okuyanı kabir azâbından kurtaracağı hakkında bir hadis bulunduğu cihetle sûret-ül-Münciyye diye de anılır. Tebâreke, Mânia, Vâkıye de denmiştir ki hemen hepsi de azâbı meneden, azaptan kurtaran anlamına gelir. Yalnız Tebâreke ve Mülk, kutludur, şanı yücedir ve saltanat, tasarruf anlamlarına gelir, sûrenin ilk âyetinde geçer.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Saltanat, tasarruf ve tedbîr, elinde olan mâbûdun şanı yücedir, münezzehtir...
[Medenîdir, on iki âyettir.] (Haram etmek anlamına gelir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Ey Peygamber, eşlerinin râzılığını arayarak ne diye Allah’ın sana helâl ettiğini kendine harâm etmedesin ve Allah, suçları örter, rahîmdir. [1] 2- Gerçekten de Allah, kefâretle yeminlerinizi bozmanızı, size meşrû etmiştir ve Allah’tır yardımcınız ve odur bilen ve rahîm olan. 3- Ve hani Peygamber, eşlerinden birine gizli bir şey söylemişti de o, bu sözü, başkasına...
