Hüseyin’den taraf akamaz mıydın? Yezit ordusunu yakamaz mıydın? Hiç içilmez olup kokamaz mıydın? Ne olursun söyle derdin ne Fırat… Çoğu teyemmümle kıldılar namaz Su vermeyen zaten insan olamaz. Hak için akmayan suda yaramaz Ne olursun söyle derdin ne Fırat… İsteyince kıyıları yıkarsın İstediğin yere doğru akarsın Resul’ün yüzüne nasıl bakarsın Ne olursun söyle derdin ne Fırat… Duymadın mı Peygamber’in sözünü? Nasıl üzdün...
Toprağın kuraklığı sendendir bilir misin? Gözyaşına hasrettir, ekilen onca lale Ağlamayı unutan gözlerin sahibisin Yeryüzünde çöllerin tek sebebi sensin Sensin dünyanın aşkı ile şu çeşmini kurutan Ve sensin bu aşk ile Hak aşkını unutan Yüreğini kapadın nurun huzmelerine İnan şaşırmıyorum zalime gül vermene Senden uzaklaşıyor hakikat haleleri Sana düşmandır artık şehadet laleleri Yoluna ışık değil karanlığın gölgesi Senin...
Kendime ağlıyorum, Kerbela dendiğinde Matemler meclisinde, bazense bir düğünde Gözlerim durmaz benim, bir zincir gördüğümde Kendime ağlıyorum, Muharrem girdiğinde Kendime ağlıyorum, Zeynep adı duyunca Sayıları sayarken, yetmiş iki deyince Farkında olmayanlar hele beyaz giyince Üzüntüm artar benim, matem ayı boyunca Kendime ağlıyorum, susuz biri görünce Parçalanır yüreğim, yere hasır serince Hemen aklıma gelir yaralanmış görünce İçim...
Bir gün doğuyor Kerbela çöllerine Gökleri tunçlaşmış, ağlamaklı hallerde bulutlar Bir ordu ve karşısında 72 kahraman 72 kahraman ki şehitliğe aç, 72 kahraman ki korkudan uzak Ve zalimle mazlumun karşılaşması Ey kan içiçi Yezid muvaffak mı olacaksın? Ve Huseyn’in (a.s) başı yerlerde Ve Ebalfazl’ın kolları kalem Uyan ey Resul-i ekrem İslamın yükü yine senin üstünde ey Muhammed Mustafa (s.a.a) İslam sana muhtaç, islam kanına muhtaç Uyan Muhammed Mustafa (s.a.a) Huseyn’in...
Al üzerimden günahlarımı Giydir tenime haya gömleğini Alıkoy zinaya bakacak gözlerimi Harama uzanan dilimi lal eyle. Temizle beni ey yağmur ! Gider ruhumdaki ipe sapa gelmez şüpheleri Nefsimin hilelerine galebe çal Bir çelme tak üzerime gelen korkularıma Kalmasın içimde yanan nankörlerin sevda ateşleri Kırıklarımı kırgınlıklarımı topla savur uzaklara. Temizle beni ey yağmur ! Seni görünce ruhuma işleyen coşkuyu huzura kavuştur Gözyaşlarımı damlalarınla...
Havva, Hacer, Meryem ile Hatice Fazilet-i Fatıma’dır netice Ali, Zehra ile vardı o güce “Ümm-ü Ebiha”dır öz’dür Fatıma Zehra’yı hakkıyla tanıyım dersen Tanımak ne mümkün ömrünü versen Ademden Hatem’e topla istersen Baştaki akıldır, gözdür Fatıma Kıyas kabul etmez, örneği yoktur Rakamla sayılmaz, marifet çoktur Hak Fatıma ile Fatıma haktır İlahi hüccettir, sözdür Fatıma Mümine şefkatli, çok...
Sana nasıl sesleneceğimi bilemiyorum, Ey cennetin Seyyidesi Fatıma annem. Ne kalemimin gücü yeter seni yazmaya, Ne de gönlümün dili yeter seni anlatmaya. Aciz kalırım senin ismin karşısında İçimde çağlayanlar coşuyor aslında, Sanki volkanlar patlıyor,yanardağlarda, Kalbim ağrıyor, içim çok acıyor Fatıma annem, Senin adın anılınca. Fırtınalar kopuyor, yer sarsılıyor sanki, Fatıma’nın ağıtları duyulunca. Gözyaşlarım süzülür yanaklarıma kirpiklerimin...
Kardelenler açmıyor, zemherinin zulmü var Uzaklardan gelmeyen ol bahara bizarım Sanmayın ümitsizim, ruhum elbet ümit var Karanlığa alışan gündüzlere kızarım Gözlerimle görürüm güller düşüyor nara Nice kurtlar dadanmış, baş eğmeyen çınara Ab-ı hasret akıyor zaman denen pınara Yüreğim feryat eder ben feryadı yazarım Gün eker leyli biçer bu toprağın insanı Asırlardır Bilal’in duyulmuyor ezanı Yetiş ey Musa yetiş! yılan sarmış asanı Kan...
Medcezirler değmesin yüreğime,, Gelgitler yorar beni Allah’ım. Aşk tek bir yol olsun önümde, Başkası tüketir beni Allah’ım. Bir Fatıma istedim şu dünyadan, Birlikte yürüyelim yolumuzda şaşmadan. Davama davam diye sarılan, Ali’nin de bir Fatıması olsun istedim Allah’ım. Melek kanatlı , ay bakışlı, Gülüşü, sözü tatlı mı tatlı. Omzuna yaslayacağım şu garip başı, Bir Fatımam olsun istedim Allah’ım.. Dediler Fatıma’sız Ali...
Ali imâmım Güzel kelâmım Sana selâmım Ali, Ali can Ali’dir tayyib Ali’dir tabib Ali’dir habib Ali, Ali can Sana varayım Hakkı bulayım Kölen olayım Ali, Ali can Ali meramım Yüce makamım Sana selâmım Ali, Ali can Ali’dir burhân Ali’dir irfân Ali’dir imân Ali, Ali can Ali’dir kâid Ali’dir zâhid Ali’dir şâhid Ali, Ali can Ali’dir Hayder Ali’dir Sefder Ali muzaffer Ali, Ali can Avn-i zaifân Hüccet-i Yezdân Lisân-i...








