Bundan bir süre önce Kerbela’yı ziyaret etmek nasip oldu. Iğdır’dan 4 Şubat 2009’da 130 kişilik bir kafile ile karayolunu kullanarak, İran üzerinden Irak’a gittik. O Kutsal yerleri, Kazımeyn’i, Samarra’yı, İmam Mehdi’nin (af) gaybete çekildiği Samarra’daki serdab’ı, Kerbela’yı, Necef’i, Kufe ve Sehle mescitlerini, İmam Ali’nin (as) Kufe’deki evini ziyaret etmek lütfuna eriştik. Allah tüm dileyenlere de nasip etsin. Yolda, o mukaddes mekanlara gitmenin...
Bismillahirrahmanirrahim İnsanlığın birçok sistem ve yöntemle farkında olmaksızın koyun sürüsü gibi istenilen yöne doğru harekete geçirildiği yada ilerlemesinin durdurulduğu bir çağda yaşıyoruz… Hiç aramızda ‘Şu kitabı okumanı tavsiye ederim. Çok güzel bir kitap, bestseller’e girmiş veya yazarı nobel ödülü almış.’ Diye tavsiyede bulunulmayan birisi var mıdır acaba? Kurtlar Vadisi gibi ortalığın kan gölüne dönüştüğü bir filme bakarken bile; ...
İyi birer kul olarak yaratıldı insanlar, yapmaları gereken şey çok basitti, kulluk. Sadece kul olmalıydılar. Bunun karşılığında ise sonsuz ve akıl almayacak güzelliklerle müjdelendiler. İnsan tabiati kul olmaya müsait ama gel gör ki olmamaya da en az olmak kadar müsait. Kibr, hased, riya, kizb… ‘Aaaa biliyor musun Selma ne yapmış’ diye başlayan ölü yiyici sohbetleri, “şu kız benim olsun bir trilyon borcum olsun” diye giden vahşi konuşmaları, kendine verilen...
Duydum ki insanlar seni görebilirmiş. Kendim için hiç umutlanmadım; çünkü ben senin o ay yüzünü göremeyecek kadar günahkarım. Yine de içimde baş gösteren bir hüzün dalgasıyla “seni” geçirdim yüreğimin taa içinden. O ay yüzünü hayal etmekten aciz olan yüreğim çırpındı bir kuş misali. Aslında bize çok yakın olduğunu düşündüm. Yakınlığınla birlikte fersahlarca uzak. Cemkeran’ı düşündüm… Oraya gidipte kılacağım iki rekat namazda seni düşleyip...
Bismillah… Bazen öyle dolar ki insan, duyguların ifadesine kelimeler yetersiz kalır, cümleler kısırlaşır, dil dönmekten acze düşer… Gözyaşı en iyi tercümanıdır o hallerin… Ve şiir, işte böyle ifade çaresizliklerinin anahtarı gibi yetişir imdada… Evrenseldir şiir… Bazen bir başka coğrafya için yazılmış olsa da, başka bir yerdeki insanın derdinin, feryadının âleme salınışı, yürek yangınının, kalplere sığmayan acının semalarda yankılanan haykırışı...
Yüce Allah’ın Adıyla Fırat’ın her iki tarafından yürüyen insanlar siyah bir şerit gibi göz aldığına uzanıp gidiyordu. Bu sıcak havada ince toz bulutu havaya yükseliyor, güneş ışığında kızıl bir görünüm veriyordu. Fırat kıyısı boyunca kurulu köylerde herkes evini Kerbela’ya yürüyen ziyaretçilere açmıştı. Kışa yabancı olan bu topraklarda Fırat boyunca etrafa dağılan kuru hurma dallarından yakılan ateşlerde demlenen çayların kokusu yorgun ziyaretçilere...
Bismillahirrahmanirrahiym Selam sana onurlu duruşun simgesi, Selam sana mazlumiyetin gülü, Selam sana Nebinin nazenin yüreği, Selam sana velayet ışığının nuru, Bu günlerde Hz. Muhammed’in (s.a.a) ciğer paresi, Ehl-i Beyt İmamlarının annesi, Murteza Ali’nin (a.s), Mazlume sırdaşı Hz.Fatıma’nın (a.s) şehadetini anmaktayız. Aziz evladı Hz. Sahibbuz-Zaman’ın (af) ve tüm Müslümanların başı sağolsun. …Ve bir gece vakti yine düştün...
Bismillah… “Aşk ayetini tefsir edebilmek için önce âşık olmak lâzım.” Zulmete doğan hafif bir ışık hiç birşeyin kalıcı olmadığını anlatıyordu. Gece’nin gelmesiyle birlikte hicran meşalesini yaktım. Vuslatı tatmadan hicranla tanışmak nasıldır? Benim tek bildiğim aşkı tanıyabilmek için hicranın şart oluşudur. Minarelerden yükselen aşk ezanını sadece âşık olanlar duyup anlayabilirler. Zira aşığın gönlü her türlü acı ve çileye razılık...
Elde var aşk … Yüreğini siper et. Güvenlik içerisinde olursun. “Yoruldum” deme sakın. Göğsüne yüreğinden başka muska takanlar yorulurlar. Göğüs kafesin acıdan bir mengene gibi yüreğini sıktığında, aşk var mı, ona bak. Varsa eğer, aldırma, dağlar gibi gelsin. Çünkü aşk, acıyı hayata dönüştüren bir iksirdir. Acıya aşık olanların “Ey tabib elden gelirse yâremi gel emleme… Yar elinden gelmedir bu yâreyi merhemleme…” diyenlerin sırrı burada...
Yüreğimin yine bedenimden kopup yolculuğa çıktığını hissediyorum. Gözlerim yaşlı. Gönderebildiğim tek hediye bu. İnşaallah kabul edersin bu naçiz hediyemi. Benim gibi günahkar sana gözyaşından özge ne hediye edebilir ki? Sana geliyor yüreğim Ağacan. Her zaman ki hasret yüklü. Bu sefer daha bir arzulu. Çırpınıp duruyordu yerinde daha fazla tutamadım. Gözyaşlarımı da kattım Kerbela rüzgarına ve yola verdim. O gül cemalinin düştüğü toprağa savursun gözlerimin...









