Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları Fatih Kahramani kardeşin “Affet Beni Ey İmam-ı Zaman” yazsını daha önce siteye eklemiştim. İşte o yazıyı Ali Selam kardeşin güzel yorumuyla dinlemek isteyenler buyursun. Devamını Oku →
Bismillah Yazmanın yaşı yoktur demişti üstadım. Boynuz kulağı geçer tabiri ise sadece kendini bilmezler içindir, insanlar insafsızdır diyordu üstat, kime yazıyorsun demeden önce kimsin ki yazıyorsun diye sorarlar. İşte tam o vakit de ki Rabbin “Oku” diye emrettiği bir beşerim ve lütfettiği kalem ile de geleceğe mektup yazıyorum. Kimseye saygısızlık etmek değildir amacım. Kimseyi yargılamak ya da önyargı ile yaklaşmak da bize göre değildir. Amacım sadece eli...
Bismillah Dün gece farklıydı biliyor musun? Dün gece melekler yeryüzü ile gökyüzü arasında gidip gelmekteydiler. Gökyüzü diğer gecelere nazaran daha göz alıcıydı dün gece. Ay, güneşten aldığı yardımla daha parlaktı. Yıldızlar, safları oluşturan cemaat gibi kalabalıktı. Dün gece rahmet kapılarının anahtarlarına sahip kimse, ziyarete gelmişti bizi. Tüm âlem dün gecenin farklı olduğunun farkındaydı. Ama biz davetimize icabet eden o nura karşı...
Bismillah Evet, geldi. Bir geceydi geldiğinde, başucumuzda oturup, mübarek elleriyle yüzümüzü okşamıştı. Sabaha kadar başucumuzda durup o mübarek nefesiyle, sabah namazına uyandırmıştı bizi. Sabah namazını bizimle birlikte kılmıştı, her zaman olduğu ve olacağı gibi, o ön safta biz ise onun arkasındaydık. Farkında olmadığımız gibi varlığından da haberimiz yokdu. O kunutta bizim için dua ederken, biz onun fereci için dua etmekte acizlik göstermiştik. ...
Bismillah… Medine hurmalıklarına yakın bir yer. Topraktan yapılmış yıkık duvarı ve Medine hurmalıklara bakan uzak mı uzak bir kapısı. Zaman koşullarında hallerine razı olan insanların kaldığı bir ev. Medine sakinlerinden Ebu Derda’nın evi. Ebu Derda, Selman Farisi’nin kardeşliği. Gece alacakaranlığına bürünmüştü. Ebu Derda ibadetle meşguldü. Medine hurmalıkları gecenin ağırlığıyla Ebu Derda’nın bir zamanlar örtüyle örttüğü putlar gibiydi....
Gel dedi, her şeyini bırak. Arşınla yolları benim ismimi zikrederek, hiçbir şey getirme yanında, gel senin miracın tur-i sinadır. Mükâfatın ise benim katımda. Ve benim misafirperverliğim meşhurdur arş-ı alada. Otuz gün, aç susuz ve uykusuz Maşukla sohbete hazırlanmaktaydı. Allah davet etmiş, o ise icabet etmişti. Tur dağının zirvesine çıktığında Rabbin selamı ile karşılanmış ve hoşnut olmuştu. Allah, kullarıyla peygamberler vasıtasıyla konuşmaktaydı....
Bil ki ona köle olmaktır amacım Ona bağlayacak bir aşktır ki bana lazım Bil ki ona mest oluyorum Ruhani seslere geri döndüğümde Fırtınaları bekliyorum Rabbani güneşe geri döndüğümde Beni ona ulaştıracak bir Fatıma bekliyorum Yollara sordum adını bilmediler Bulutlara sordum ağlayarak yeryüzüne indiler Öyle bir aşk ki yıllarca beni mest ederek Onu görmek ve anlamak için Fatıma gerek, dediler Yusuf olup kuyulara düşsem Bilirim her...
Bir ayak sesi duyuyor musunuz? Sanki Ali’nin ayak sesleri geliyor Ben bilirim, hiç kimseye benzemez onun hiçbir şeyi Öyle bir aşk ki, onu tanıyana ilham veriyor. Varınca mescide İmam ezan için, İnsanların en kötüsü, en ön safta göründü. Haber almıştı sanki asuman, O gece âlemle birlikte mateme büründü. Minberdeyken buyurdu İmam yorgun sesiyle Kırgın bir yürek ile Ali artık gidiyor İsteğiniz kabul oldu sevinin Bilin ki bu gece adalet ruhu ölüyor! Ne vakit diye...
Artık gitmeliyim. Ufukta hicret gülümsemekte. Karanlık geceler beni beklerken, Hicaz’ın yetimleri arkamdan su serpmekte. Sayıları beşi geçmeyen dostlarım gelmiş beni uğurlamaya, kimisi sevgisini, kimisi ise akşamki yemeğini getirmişler. Oysa kimseye haber vermedim giderken, gideceğimi nereden de bilmişler. Bir yol, bu yola çıkan için acı ve ızdıraptan başka bir şey yokmuş. Sevdiklerini yolcu edenlerden dinledim, kimse bilmese de bu yolu, bu yola çıkanlar çokmuş. Artık...
Bismillah. Seni özledim, sana secde etmeyi, karanlık gecelerde huzuruna varıp seninle sohbet etmeyi. Ve sabah olunca senin mülkünün sınırları içerisinde, senin beni gözetlediğini bilerek ismini zikretmeyi. Seni özledim rabbim! Çaresiz kaldığımda bir çocuk gibi sana sığınmayı ve her şeyimi seninle paylaşmayı. Senin yetimleri ve yolda kalmışları sevdiğini bilerek, başımı okşadığını ümit ederek ağlamayı. Duyduğumda benden yüz çevirdiğini, aç bir karın...







