Sibel Eraslan ve Hz. Fatıma (sa)

Yazar:beytül ahzan Tarih: 5 Nisan 2011350 kez okunduYorum Yok
Sibel Eraslan ve Hz. Fatıma (sa)

Bismillah Yazmanın yaşı yoktur demişti üstadım. Boynuz kulağı geçer tabiri ise sadece kendini bilmezler içindir, insanlar insafsızdır diyordu üstat, kime yazıyorsun demeden önce kimsin ki yazıyorsun diye sorarlar. İşte tam o vakit de ki Rabbin “Oku” diye emrettiği bir beşerim ve lütfettiği kalem ile de geleceğe mektup yazıyorum. Kimseye saygısızlık etmek değildir amacım. Kimseyi yargılamak ya da önyargı ile yaklaşmak da bize göre değildir. Amacım sadece eli... 

İmam-ı Zaman’ın Ardından

Yazar:beytül ahzan Tarih: 30 Kasım 2010453 kez okunduYorum Yok
İmam-ı Zaman’ın Ardından

Bismillah Dün gece farklıydı biliyor musun? Dün gece melekler yeryüzü ile gökyüzü arasında gidip gelmekteydiler. Gökyüzü diğer gecelere nazaran daha göz alıcıydı dün gece. Ay, güneşten aldığı yardımla daha parlaktı. Yıldızlar, safları oluşturan cemaat gibi kalabalıktı. Dün gece rahmet kapılarının anahtarlarına sahip kimse, ziyarete gelmişti bizi. Tüm âlem dün gecenin farklı olduğunun farkındaydı. Ama biz davetimize icabet eden o nura karşı... 

İmam-ı Zaman Geldiğinde

Yazar:beytül ahzan Tarih: 10 Kasım 2010649 kez okundu1 Yorum
İmam-ı Zaman Geldiğinde

Bismillah Evet, geldi. Bir geceydi geldiğinde, başucumuzda oturup, mübarek elleriyle yüzümüzü okşamıştı. Sabaha kadar başucumuzda durup o mübarek nefesiyle, sabah namazına uyandırmıştı bizi. Sabah namazını bizimle birlikte kılmıştı, her zaman olduğu ve olacağı gibi, o ön safta biz ise onun arkasındaydık. Farkında olmadığımız gibi varlığından da haberimiz yokdu. O kunutta bizim için dua ederken, biz onun fereci için dua etmekte acizlik göstermiştik. ... 

Ebu Derda ve Ali (as)

Yazar:beytül ahzan Tarih: 12 Ekim 2010976 kez okunduYorum Yok
Ebu Derda ve Ali (as)

Bismillah… Medine hurmalıklarına yakın bir yer. Topraktan yapılmış yıkık duvarı ve Medine hurmalıklara bakan uzak mı uzak bir kapısı. Zaman koşullarında hallerine razı olan insanların kaldığı bir ev. Medine sakinlerinden Ebu Derda’nın evi. Ebu Derda, Selman Farisi’nin kardeşliği. Gece alacakaranlığına bürünmüştü. Ebu Derda ibadetle meşguldü. Medine hurmalıkları gecenin ağırlığıyla Ebu Derda’nın bir zamanlar örtüyle örttüğü putlar gibiydi.... 

Allah’ın Sofrasına Davetliyiz

Yazar:beytül ahzan Tarih: 18 Ağustos 2010658 kez okunduYorum Yok
Allah’ın Sofrasına Davetliyiz

Gel dedi, her şeyini bırak. Arşınla yolları benim ismimi zikrederek, hiçbir şey getirme yanında, gel senin miracın tur-i sinadır. Mükâfatın ise benim katımda. Ve benim misafirperverliğim meşhurdur arş-ı alada. Otuz gün, aç susuz ve uykusuz Maşukla sohbete hazırlanmaktaydı. Allah davet etmiş, o ise icabet etmişti. Tur dağının zirvesine çıktığında Rabbin selamı ile karşılanmış ve hoşnut olmuştu. Allah, kullarıyla peygamberler vasıtasıyla konuşmaktaydı.... 

Hicret

Yazar:beytül ahzan Tarih: 20 Mayıs 2010366 kez okunduYorum Yok
Hicret

Artık gitmeliyim. Ufukta hicret gülümsemekte. Karanlık geceler beni beklerken, Hicaz’ın yetimleri arkamdan su serpmekte. Sayıları beşi geçmeyen dostlarım gelmiş beni uğurlamaya, kimisi sevgisini, kimisi ise akşamki yemeğini getirmişler. Oysa kimseye haber vermedim giderken, gideceğimi nereden de bilmişler. Bir yol, bu yola çıkan için acı ve ızdıraptan başka bir şey yokmuş. Sevdiklerini yolcu edenlerden dinledim, kimse bilmese de bu yolu, bu yola çıkanlar çokmuş. Artık... 

Seni Özledim Rabbim

Yazar:beytül ahzan Tarih: 18 Mayıs 2010574 kez okunduYorum Yok
Seni Özledim Rabbim

Bismillah. Seni özledim, sana secde etmeyi, karanlık gecelerde huzuruna varıp seninle sohbet etmeyi. Ve sabah olunca senin mülkünün sınırları içerisinde, senin beni gözetlediğini bilerek ismini zikretmeyi. Seni özledim rabbim! Çaresiz kaldığımda bir çocuk gibi sana sığınmayı ve her şeyimi seninle paylaşmayı. Senin yetimleri ve yolda kalmışları sevdiğini bilerek, başımı okşadığını ümit ederek ağlamayı. Duyduğumda benden yüz çevirdiğini, aç bir karın... 

Lebbeyk Ya Huseyn!

Yazar:beytül ahzan Tarih: 26 Mart 20101.101 kez okunduYorum Yok
Lebbeyk Ya Huseyn!

GİRİŞ Siz hiç, bir ömür şahadet aşkı ile yanıp tutuşan ve bu aşkına ulaşmak için yıllarca gözyaşı dökmüş ve Rabbinin izni ile şahadet zamanı gelince arkasına bile bakmadan ölümün kollarına koşarak giden bir mücahit gördünüz mü? Ya da daha kundakta süt emen küçük çocuğuna bakıp da, cebinden çıkardığı küçük bir Kuran-ı Kerim’i o küçük ellerine sıkıştırıp ona gelecek olarak Allah’ın kelamını emanet eden bir babayı? Daha yaşamının... 

Gidenler Geri Döndü Anne!

Yazar:beytül ahzan Tarih: 25 Şubat 2010890 kez okundu2 Yorum
Gidenler Geri Döndü Anne!

Bismillah… Bize yine Kerbela’dan sadece hasret kaldı. Gidenler aşk ile zerihe ellerini sürerken, bize aşktan sadece ismi kaldı. Bizde andık onun ismini, gönüller aşk hicretine giderken. Onlara şehr-i Kerbela kapıları açılırken, bizlere terk-i diyar adandı. Gelenler anlattı gördüklerini, ağamızın haremini ve kolsuz kardeşi Ebul-fazl’i. Bu yıl da gidemedik Anne! Kerbela, onların hatıraların da, hasreti ise bizde dilde kaldı. Sen üzülme anne, yine bahar gelir... 

Ruhullah’ın Vedasına Tanık

Yazar:beytül ahzan Tarih: 7 Şubat 2010640 kez okunduYorum Yok
Ruhullah’ın Vedasına Tanık

Bismillah… Sen Ruhullah’ın vedasına tanık oldun mu hiç? Hani Seyyid Ahmet’in babası, tarihin seyrini değiştiren adam Humeyni’nin vedasına. Nasıl da çaresizdi hastanede, bir o kadar da sevinçli rabbine dönüyor diye. Bugün Resul’ün evinde matem var,  Humeyni’nin oğlu Ahmet ayakları ucunda, tıpkı Fatıma gibi. Sen Ruhullah’ın vedasına tanık oldun mu hiç? Ameliyat odasında bir avuç doktor, ellerinde yüce insanın hayatı. Hekimi gözleri açık...