Kerbela’da Kendini Arayan Meçhul

Yazar:beytül ahzan Tarih: 18 Ocak 20111.589 kez okunduYorum Yok
Kerbela’da Kendini Arayan Meçhul

Bismillah…. Evet; milyonların içinde kaybettim kendimi. Arar iken beni ben yapan yitik değerlerimi, bir nida  ile aniden irkildim: ‘’Yok mu bana yardım edecek’’ sesi ile kendimi buldum, ıssız, bela ve gam yeri olan, 72 kızıl lalenin açtığı yerde, KERBELA’DA. Bu çöl ıssız mı ıssız… Gamlı mı gamlı… Belalı mı  belalı… Yaslı mı yaslı.. Bu çölde al kanlarla boyanan; mübarek, nur, hidayet saçan ve ab-ı hayat olan bedenleri görüyorum. Bu bendenler... 

Bir Soykırım Girişimi Olarak Kerbela

Yazar:beytül ahzan Tarih: 19 Aralık 20101.328 kez okunduYorum Yok
Bir Soykırım Girişimi Olarak Kerbela

İnsan ırkına karşı işlenebilecek en büyük suçlardan biri olan soykırım veya orijinal yazılışıyla genocide/genosit kelimesi, Yunanca “genos” (aile, kabile, topluluk) ve Latince “cide” (öldürmek, katletmek, yok etmek) kelimelerinin birleşiminden türetilmiş bir sözcüktür. Kısaca etkin veya etnik bir grup ya da milletin tümünü yok etmeye yönelik sistemli çalışmaların adı olan soykırım sözcüğü, kavram olarak 1940’lı yılların ilk yarısından... 

Kerbela’yı Anmak

Yazar:beytül ahzan Tarih: 14 Aralık 20102.398 kez okunduYorum Yok
Kerbela’yı Anmak

Bugünlerde kulaklarımız bir kez daha Hüseyn ve Zeynep adıyla, Kerbelâ ve Âşurâ yâdıyla çınlıyor. Bir kez daha hüzünleniyor kalplerimiz; bir kez daha boşanıyor gözlerimizden gözyaşları. Neden acaba? Niye ağlıyoruz? Neye ağlıyoruz? Neden üzülüyoruz? Neye üzülüyoruz? Kimdir Hüseyn? Kimdir Zeynep? Nedir Âşurâ ve neresidir Kerbelâ? Kâinat efendisi, Seyyid-ül Enbiyâ, Resul-i Kibriyâ’nın göz nuru, Emir-ül Mu’minin, Aliyy-el Murtezâ’nın ciğerparesi,... 

Aşura’nın Kanı Aşure’den Beridir…

Yazar:beytül ahzan Tarih: 12 Aralık 20102.772 kez okundu1 Yorum
Aşura’nın Kanı Aşure’den Beridir…

Şehitlerin Rabbinin Adıyla Yaşamın o acımasız hızı içerisinde bir kez daha nail olduk Huseyni günlere… Son sevgilinin “olacakları önceden bilgisi” dahilindeki sözüne (Huseyn bendendir…) itibar etmeyenlerin onun katline ortak olduktan sonra Yezidin Şam’daki sarayında Zeyneb’in haykırışı karşındaki suskunluk ve pişmanlıkları maalesef bir anlam ifade etmedi. Olması gerekenlerin olmadığı yerde, sonradan yakınmaların kıymeti harbiyesi yoktur elbet. ... 

Beni Huseyn’e Götür

Yazar:beytül ahzan Tarih: 13 Temmuz 20102.485 kez okunduYorum Yok
Beni Huseyn’e Götür

BİSMİALLAH ALLAH’IN SELAMI HABİBİNİN VE TEMİZ PAK KILDIĞI EHLİ-BEYTİN ÜZERİNE OLSUN Dün gece üstümde dünyaya ait ne varsa attım bir kenara odamı matem rengine kapladım matem elbislerimi giyip seni bekledim bu seferki seni bekleyişim farklı bir bekleyişti. Seni hep güzel kokular içinde beklerdim ama bu sefer tütsüler yakarak hoş kokular yerine gözyaşı kokan bir bedenle bekledim seni. Gelip matemime katılman için bana kıyamı İmamı anlatman için İmamın yarenlerini... 

Kerbela İnsanı Anlatıyor

Yazar:beytül ahzan Tarih: 23 Nisan 20102.201 kez okunduYorum Yok
Kerbela İnsanı Anlatıyor

Kerbela anlattı dağlanmış yüreği ile… Hüseyin’i anlattı Kerbela, Ali Ekber’i, Kasım’ı Abbas’ı anlattı. “Bende yiğitlik yatar dedi. Kerbela; yiğitliği anlattı. Güneş utanarak kuruttu Hüseyin’in dudaklarını; Fırat ağladı, ağladı ve aktı…Kum sıcaktı, yalın ayakları yaktı…Feryatlar yükseldi göğe; gökyüzü yandı, nur yağdı damla damla… Sonra hüznü anlattı Kerbela…. Bütün diller sustu o an! Bir ses yankılandı Kerbela semasında; “Heyhat... 

Bitmeyen Hüzün, Tükenmeyen Gözyaşları

Yazar:beytül ahzan Tarih: 29 Aralık 20092.069 kez okunduYorum Yok
Bitmeyen Hüzün, Tükenmeyen Gözyaşları

Gözler sessizce ve sükûtunu kaybetmeden tekrar yöneldi sevgiliye. Yaklaştı hüzün ayı. Akmaya hazırlanıyor gözyaşları. Sevgilinin fedakârlıkları cezbediyor ruhları. İlahi aşk bu olsa gerek. Rahmana hakkıyla duyulan aşkın resmidir bu. İlahi aşk panosunda çizilen en güzel aşk resmi. Yıllardır var olan ve bitmek tükenmek bilmeyen ve tükenmeyecek olan bu seda, insana o kadar maneviyat ve ruhaniyet kazandırıyor ki, gözlerimizden yaşların boşalacağını ve sinemize... 

İlle de Huseyn!

Yazar:beytül ahzan Tarih: 18 Aralık 20092.013 kez okundu1 Yorum
İlle de Huseyn!

Çöl, zifiri bir karanlığa bürünmüştü. Güneş, yakıcı etkisini çekmişti çöün üzerinden. Etraf sakindi. Çöl yavaş yavaş kendini kanlı bir savaşa hazırlıyordu.Alemin bugüne kadar hiç görmediği ve göremeyeği bir savaş… Çadırlar sessizdi. Erkekler tek bir çadırda  oturuyordu. Önemli bir konu bahsolacaktı o çadırda. Etraf yine sakindi, çadırlar sakin… Sakin olmayan bir tek yüreklerdi. Şehadete erişmeyi bekliyordu canlar. Yürekler harlanmış... 

Kanlı Destan Kerbela

Yazar:beytül ahzan Tarih: 3 Aralık 20091.874 kez okunduYorum Yok
Kanlı Destan Kerbela

Bir destan yazılıyordu dünyanın pek de bilinmeyen ücra bir köşesinde. Bir çöl, kavurucu güneş, susuz dudaklar… ve Kerbela… Bir destan yazılıyordu, dünyanın pek de bilinmeyen bir köşesinde. Bir çöl, binlerce savaşçı, 72 kahraman… ve Kerbela… Bir destan yazılıyordu insanın içini eriten güneşin altında, kızgın çöl kumlarının üstünde. Şehadete susamış yiğitler, gözü dönmüş bir kavim… ve Kerbela… Kılıçların parıltısı gözleri kamaştırıyordu,... 

Altı Aylık Şehit

Yazar:beytül ahzan Tarih: 19 Kasım 20091.541 kez okunduYorum Yok
Altı Aylık Şehit

Sabahın erken saatlerinde başlayan kanlı direniş, artık yerini sükûnete bırakmıştı. Kuru sahrada binlerce kişilik düşman ordusu karşısında yarensiz kalan Hüseyin (a.s), feryadına henüz bir cevap alabilmiş de değildi. Hayata karşı dakika dakika yabancılaşıyor, adeta yeni bir dünyayla tanışıyordu. Bir an için eskiye dönmüş; çektiği sıkıntıları, tattığı acıları tek tek gözden geçiriyordu: Ceddi Resul-u Ekrem’in (s.a.a) rihleti ve onun ardından anası...