Gazıriyye, Neyneva, meşhur adı Kerbela İblis’in hileleri, bilinmeli evvela Aşura günü için toplanmıştı her bela Hakkı hâkim kılmaya çıktı Hüseyin yola Çadırları kurunca, topladı kafileyi Düşmanların tavrından, anlamıştı hileyi Dostlarım! Serbestsiniz, fesh ettim sözleşmeyi Geri dönecekseniz, fırsat bilin geceyi Dönmek için gelmedik, kararlıyız hepimiz Sana dokunamazlar, ölmedik bizler henüz Hangi yüzle gideriz, Fatıma’ya ne...
Ey heremi sinezenan Kerbela Sende Huseyn’e ağla ey Kerbela Zeyneb’in ağlar hali Sineleri dağlıyar Hardadı gardaşları Baş yarasın bağlıyan. Kerbubela Kerbela Andola nehrüsde düşen dilbere Eşgine xatir kesilen ellere Göynümüz isdiyir ağa, Kerbubela’ye gelek, Esğer’e laylay diyek Sineleri dağlıyax. Kerbubela Kerbela Gözel adın ezberimizdir ağacan Eşgin ta kevserimizdi ağacan Adın eşgile mülazimdi ağa. Dünya sensiz neye lazım ağacan. Kerbubela...
Adın susuz kalmış ey Fırat, Suyun sessiz akar Huseyn’ini yitirdiğinden. Yüreklerde dinmeyen bir acı, Sönmez bir od olmuş asırlardır. Yürek yangını adıdır Huseyn, Resulullah dilinde bir nağmedir Huseyn. Meleklere sır olmuş Kerbubela, Zehra ağlayalı… Ağlamak yürek ister mevla Huseyn’e , Her müslüman bilemiyor acısı Huseyn’nin. Sana layık olabilmekse imanın adı, Biz senin Rabbine iman ettik ya Huseyn. Kerbela kan ağlar sessiz sessiz, Esşrken...
Ali Asğar’ın kan damlayan boğazında, Rugeyye’nin Abbas’ı bekleyen gözlerinde, Kasım’ın o güzel cemalinde, Ali Ekber’in o cevan yaşında, Zeyneb’in dağlanmış yüreğinde, Ebelfez’in kesik kollarında, Rubab’ın parelenmiş yüreğinde, Hüseyin’imin kesik başında, Görülen yalnızlıktır Kerbela! Kufe ehlinin vefasızlığında, Ömer bin Sad’ın ordusuna verdiği emirlerde, Şimr’in elinin acımasızlığında, Yezid’in...
Baba, senden sonra, derdim çoğaldı İki gözüm durmaz, giryandı baba Gönlümü hep keder, üzüntü aldı Tutuştu yüreğim, odlandı baba Rugeyye Hüseyn’e, kurbandı baba Boynunu eğmedin, zulme zillete Değer verdin şeref, şana izzete Sen, Nuh’un gemisi oldun ümmete Kerbela meydanı tufandı baba Rugeyye Hüseyn’e kurbandı baba Geçipte, karşımda durdular benim Kalbimi gönlümü, kırdılar benim Zincirle başıma vurdular benim Yüzüm gözüm kan u revandı...
Gözler sessizce ve sükûtunu kaybetmeden tekrar yöneldi sevgiliye. Yaklaştı hüzün ayı. Akmaya hazırlanıyor gözyaşları. Sevgilinin fedakârlıkları cezbediyor ruhları. İlahi aşk bu olsa gerek. Rahmana hakkıyla duyulan aşkın resmidir bu. İlahi aşk panosunda çizilen en güzel aşk resmi. Yıllardır var olan ve bitmek tükenmek bilmeyen ve tükenmeyecek olan bu seda, insana o kadar maneviyat ve ruhaniyet kazandırıyor ki, gözlerimizden yaşların boşalacağını ve sinemize...
Kerbela çölünü, kapladı duman Bu zulmü yapanda olur mu iman? İçimi bir hüzün kaplıyor aman Muharrem Ayı’na girdiğim zaman. Kerbela çölünde esiyor rüzgar Fırat Nehrinin de soğuk suyu var Her zaman içimi sıkıntı kaplar Muharrem Ayı’na girdiğim zaman. Kerbela denince durmaz gözyaşım Bir ağrı geliyor, çatlıyor başım Üzüntüden ölüyorum kardeşim Muharrem Ayı’na girdiğim zaman. Kerbela’da görüyorum atları Zeynep...
Kupkuru bir çöl… Issız, tenha… Güneş yakıp kavurmakta İnceden inceye. Karanlık! Adeta şehadet kokuyor. Bir çığlık Acı ve çaresiz… Ah-u figan ediyor birileri Çocuklar ağlıyor. Kadınlar inim inim inliyor. Çadırların ötesinde bir meydan var. Ceset dolu, kan dolu. Kanın keskin kokusu hissediliyor. Bir beden var, defalarca oklanmış. Fakat o da ne? Başsız bir beden bu… Üstüne taşlar atılmış Her tarafından kanlar akıyor. Birisi koşuyor meydana...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Bana Bir Masal Anlat Anne” şiiri Kerbela ile ilgili çok güzel bir şiirdir. Şiiri yazan; “Habib Mert” okuyan ise; “Metin Atam”dır. Devamını Oku →
Kitabın Adı: Kerbela Şehitlerinin Ardından Yazarı:Allame Seyyid İbn-i Tavus Çevirmen:Cafer Bayar Sayfa:151 Yayınevi: Kevser Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Kerbela Şehitlerinin Ardından” kitabı Kerbela olayını özetleyen bir kitap. Hadislerle, rivayetlerle Kerbela olayını açıklayıcı bir kitaptır.Mutlaka okunması gereken bir kitap, okumayanlar özellikle Muharrem Ayında olduğumuz şu günlerde okusunlar Allah’ın izniyle… Kitap...









