Beddua İle İlgili Hadisler

Yazar: beytül ahzan Tarih: 11 Temmuz 2017 15.8K kez okundu ayet, Ehlibeyt, Genel, günah, Hadis 3 Yorum
2.5 (50%) 2 votes

Beddua Etmek İle İlgili Hadisler ve Ayetler

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in beddua ile ilgili söylediği sözleri, hadis i şefirler ve diğer beddua etmek ile söylenmiş hadisler ve ayetleri sizler için derledik. Beddua etmenin kötü ve hayırsız olduğuna dair sözlerin, bunu açıklayan Kuranı Kerim adetlerinin olduğu yazımızı beğenerek okuyacağınızı umuyoruz.


Beddua dönüp dolaşıp yine seni bulur derler. Duanın bed olanı kötü olanı olmaz. Yaradandan, kimsenin kötülüğüne dair bir şey dilenmez. Allah a havale edilir. Cezasını, günahını, haramını en iyi O bilir. Üstelik yine bir hadisi şerifte efendimiz buyurmuştur ki;

“Bir kimse lanet okuduğunda, okuduğu kişi bu bedduayı hakketmiyorsa, lanet okuyana geri döner” sözleriyle yasaklamıştır.

BEDDUA İLE İLGİLİ HADİSLER

Beddua sözlerinden en çok kullanılanı, Lanet olsun  kelimelerdir. Lanet olsun demek çok günahtır. 

Lanet Olsun Ne demek?

beddua ile ilgili hadisler

Lanet olsun demek, Allah’ın rahmeti uzak olsun demek. Allah’ın rahmetinin kime yakın kime uzak olacağını ancak ve ancak Allah kendisi bilir. Lanetleyeceklerine O karar verir. Biz kulların haddine değildir.

Hz Ömer’in Beddua İle İlgili Anlattığı Hikaye:

“Rasulullah (A.S.) döneminde adı Abdrullah olan ve  “el-hımâr lakabıyla tanınan bir şahıs var idi; sık sık Rasulullah’ı güldürürdü, eğlendirirdi. 
Bir defasında da alkollü içki içtiği için peygamber efendimiz kendisine ceza vermişti.

Onun aynı sebepten bir kaç kez üst üste cezalandırıldığına şahit olan bir kimse;
“Allah ona lânet etsin! Ne kadar da çok içki içiyor. diye lânet okudu. Bunu duyan Rasulullah (A.S.).“Ona lânet etmeyin! Vallahi o Allah ve Rasulünü seviyor. buyurdu. (Buhari, Ebû Ya’lâ) 

“Böyle söylemeyiniz! Kardeşinize karşı şeytana yardımcı olmayınız! (Buhari) Allahım onu affet, onu doğru yola ilet. Allah sana acısın deyiniz. buyuruyor. (Kandehlevî)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, beddua ile ilgili söylediği bu sözlerle, beddua etmekten kullarını men etmiştir.

Diğer söylenmiş sözler:
(Kadın elbisesi giyen erkeğe, erkek elbisesi giyen kadına lanet olsun!) [Hakim]

Eşcinsellere lanet edilmiştir.

(Rüşvet alıp verenlere Allah lanet etsin!) [İbni Mace]

Rüşvet almanın çok günah olduğuna işaret edilmiştir. Rüşvet almak haramdır.

(Eshabıma sövenlere Allah lanet etsin!) [Hakim]

Peygamber efendimizin ehli-beytine ve ümmetine ne kadar kıymet verdiğini anlatır.

(Zekat vermeyenlere Allah lanet etsin!) [Nesai]

İslamın farzlarından olan zekatı her mülk sahibi vermek zorundadır. Peygamber efendimiz malı mülkü hali vakti yerinde olduğu halde zekat vermeyenlere lanet etmiştir.

(Ana-babasına lanet edene Allah lanet etsin!) [Müslim]

Ana babaya saygının İslam dinindeki yeri ve önemini anlatan bir bedduadır

(Lutilere Allah lanet etsin!) [Beyheki]

(Zalim âmirlere, fasıklara, sünnetimi yıkan bid’atçilere Allah lanet etsin!.) [Deylemi]

(Altın ve gümüşün kuluna paraya tapana lanet olsun!) [Tirmizi]

Kapitalist sistemi eleştiren bir hadistir.

(Halkın işlerini üstlenip de onlara güçlük çıkarana lanet olsun!) [Ebu Avane]

(Hanımını anasından üstün tutana lanet olsun!) [Şir’a]

(Sadaka vermeye engel olana lanet olsun.) [İsfehani]

(Vücuduna dövme yapana, yaptırana, faiz alıp verene lanet olsun.) [Buhari]

Faiz’in günah olduğuna, alanın da verenin de harama el uzattıklarına, dövme yaptıran kişiye abdest tutmamasına ithaf edilmiştir.

(Ana ile evladın, kardeşle kardeşin arasını açana lanet olsun.) [İbni Mace]

Gelinlerin kocalarını etkileyerek kaynanalarıyla ve görümceleriyle aralarını bozan kadınlara ithafen edilmiştir.

(Kızını fasıkla evlendirene lanet olsun.) [Şir’a]

(Ölü için ağlayana lanet olsun.) [Ebu Davud]

Ölüm Allah’ın emridir. Emri hak vuku bulduğunda, isyan etmemek sükunetle karşılamak gerekir. Yana yakıla ağır yakmak günahtır. ağıt yakmak zaten günahtır.

Yukarıda size çeşitli kişiler tarafından söylenmiş beddua ile ilgili hadisleri aktarmaya çalıştık ancak bir şeye ne kadar kızarsak, ne kadar öfkelenirsek öfkelenelim, beddua etmekten kaçınmak gerekir. Sakin olmak lazımdır. Allaha  havale etmek gerekir. Beddua etmek iyi değildir. Ağzımıza lanet olsun lafını dolamışız gidiyor. Amerikan filmlerini Türkçe’ye çevrilmiş hallerinden dilimize geçen lanet olsun kelimesi, gençlerin cool olmak için birbirlerine konuşurken ettikleri laflardandır.

Çok günahtır.

Yorum Bırak

  1. kitmirul Abbas dedi ki:

    selamun aleykum admin sizin bu paylaşımınız ziyareti aşurayı red ediyor imam caferi sadık aleyhisselam sabah kalktığınızda ilk işiniz nenem fatımatül zehra (s.)’nın katillerine lanet etmek olsun şimdi sabah oldu ALLAHIN LANETİ ONMASUMUN KATİL VE DÜŞMANLARININ ÜZERİNE OLSUN İNŞALLAH

    Aşura Ziyareti ve Anlamı
    YAZAR: BEYTÜL AHZAN TARİH: 27 ARALIK 2009 16.3K KEZ OKUNDU DUA 9 YORUM
    3.4 (68.89%) 9 votes

    Bismillahirrahmanirrahim

    اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِ اللَّهِ اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَابْنَ رَسُولِ اللَّهِ اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَابْنَ اَميرِ­الْمُؤْمِنينَ وَابْنَ سَيِّدِ الْوَصِيّينَ اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَابْنَ فاطِمَةَ سَيِّدَةِ نِساءِ الْعالَمينَ اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا ثارَ اللَّهِ وَابْنَ ثارِهِ وَالْوِتْرَ الْمَوْتُورَ

    “Selam olsun sana ey Eba Abdillah! Selam olsun sana ey Resulullah’ın oğlu! Selam olsun sana ey Mü’minlerin Emiri ve vâsilerin efendisinin oğlu! Selam olsun sana ey dünya kadınlarının efendisi Fâtıma’nın oğlu! Selam olsun sana ey Allah’ın kanına (intikamına) tâlip olduğu ve kanına talip olduğunun oğlu! Ey, (mukaddes) kanının intikamı henüz alınmayan!

    اَلسَّلامُ عَلَيْكَ وَ عَلَى الْاَرْواحِ الَّتى حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكُمْ مِنّى جَميعاً سَلامُ اللَّهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَ بَقِىَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ

    Selam olsun sana ve senin eşiğine yerleşen (sana feda olup, senin haremine yerleşen) ruhlara. Hepinizin üzerine benden Allah’ın edebi selamı olsun; ben yaşadığım ve gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.

    يا اَبا عَبْدِ اللَّهِ لَقَدْ عَظُمَتِ الرَّزِيَّةُ وَ جَلَّتْ وَ عَظُمَتِ الْمُصيبَةُ بِكَ عَلَيْنا وَ عَلى جَميعِ اَهْلِ الْاِسْلامِ وَ جَلَّتْ وَ عَظُمَتْ مُصيبَتُكَ فِى السَّمواتِ عَلى جَميعِ اَهْلِ السَّمواتِ فَلَعَنَ اللَّهُ اُمَّةً اَسَّسَتْاَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِ و لَعَنَ اللَّهُ اُمَّةً دَفَعَتْكُمْ عَنْ مَقامِكُمْ وَ اَزالَتْكُمْ عَنْ مَراتِبِكُمُ الَّتى رَتَّبَكُمُ اللَّهُ فيها َ لَعَنَ اللَّهُ اُمَّةً قَتَلَتْكُمْ وَ لَعَنَ اللَّهُ الْمُمَهِّدينَ لَهُمْ بِالتَّمْكينِ مِنْ قِتالِكُمْ

    Ey Eba Abdillah senin yasın ve musibetin bize ve İslam ehline çok ağır ve büyük oldu. Senin musibetin göklerde bütün gök ehline de çok büyük ve ağır oldu. Allah lanet etsin, siz Ehl-i Beyt’e yapılan zulüm ve haksızlığın temelini atan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi. (ilahi) makamınızdan uzaklaştıran ve Allah’ın size tayin ettiği mertebeleri elinizden alan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi şehit eden topluluğa. Allah lanet etsin, sizinle savaşabilmek için (zalimlere) zemin hazırlayan topluluğa.

    بَرِئْتُ اِلَى اللَّهِ وَ اِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَ مِنْ اَشْياعِهِمْ وَ اَتْباعِهِمْ وَ اَوْلِيائِهِمْ

    Ben Allah’a ve siz (Ehl-i Beyt’e) doğru, o (zalimlerden) ve onların izleyicilerinden, takipçilerinden ve dostlarından beriyim.

    و يا اَبا عَبْدِ اللَّهِ اِنّى سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَ حَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ اِلى يَوْمِ الْقِيمَةِ

    Ey Eba Abdillah, hiç şüphesiz ben kıyamet gününe kadar sizin ile barışık olanlarla barışığım, sizinle savaşanlarla savaş halindeyim.

    وَ لَعَنَ اللَّهُ آلَ زِيادٍ وَ آلَ مَرْوانَ وَ لَعَنَ اللَّهُ بَنى اُمَيَّةَ قاطِبَةً وَ لَعَنَ اللَّهُ ابْنَ مَرْجانَةَ وَ لَعَنَ اللَّهُ عُمَرَ بْنَ سَعْدٍ وَ لَعَنَ اللَّهُ شِمْراً وَ لَعَنَ اللَّهُ اُمَّةً اَسْرَجَتْ وَ اَلْجَمَتْ وَ تَنَقَّبَتْ لِقِتالِكَ

    Allah lanet etsin Ziyad soyuna ve Mervân soyuna. Allah lanet etsin Ümeyye oğullarının hepsine. Allah lanet etsin Mercâne oğluna (İbn-i Ziyâd’a). Allah lanet etsin Ömer b. Sa’d’a. Allah lanet etsin Şimr’e. Allah lanet etsin senin ile savaşmak için at eğerleyen, dizgin çeken ve nikap bağlayan topluluğa.

    بِاَبى اَنْتَ وَ اُمّى لَقَدْ عَظُمَ مُصابى بِكَ فَاَسْئَلُ اللَّهَ الَّذى اَكْرَمَ مَقامَكَ وَ اَكْرَمَنى بِكَ اَنْ يَرْزُقَنى طَلَبَ ثارِكَ مَعَ اِمامٍ مَنْصُورٍ مِنْ اَهْلِ بَيْتِ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ اَللَّهُمَّ اجْعَلْنى عِنْدَكَ وَجيهاً بِالْحُسَيْنِ عَلَيْهِ السَّلامُ فِى الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ

    Anam, babam sana feda olsun; senin için musibetim çok büyüktür. Şu halde senin makamını yücelten ve beni seninle değerli kılan Allah’tan istiyorum ki, Muhammed’in (s.a.a) Ehl-i Beyt’inden olan muzaffer imam (Hz.Mehdi) ile birlikte senin intikamını almayı bana nasip buyursun! Allah’ım, beni dünya ve ahirette Hüseyin (Aleyhisselam) ile şerefli kıl.

    يا اَبا عَبْدِ اللَّهِ اِنّى اَتَقَرَّبُ اِلَى اللَّهِ وَ اِلى رَسُولِهِ وَ اِلى اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَ اِلى فاطِمَةَ وَ اِلَى الْحَسَنِ وَ اِلَيْكَ بِمُوالاتِكَ وَ بِاْلبَرائَةِ مِمَّنْ اَسَّسَ اَساسَ ذلِكَ وَ بَنى عَلَيْهِ بُنْيانَهُ وَ جَرى فى ظُلْمِهِ وَ جَوْرِهِ عَلَيْكُمْ وَ عَلى َشْياعِكُمْ

    Ey Eba Abdillah, hiç şüphesiz ben, Allah’a, Resulü’ne, Emir-ül Mu’minin’e, Fâtıma’ya, Hasan’a ve sana, senin sevginle ve sizin (Ehl-i Beyt’in) düşmanlarından beri olmakla yakınlaşıyorum. Onlar ki bu haksızlığın temelini atıp binasını kurdular ve size ve takipçilerinize karşı zulüm ve haksızlıklarını devam ettirdiler.

    بَرِئْتُ اِلَى اللَّهِ وَ اِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَ اَتَقَرَّبُ اِلَى اللَّهِ ثُمَّ اِلَيْكُمْ بِمُوالاتِكُمْ وَ مُوالاةِ وَلِيِّكُمْ وَ بِالْبَرائَةِ مِنْ اَعْدائِكُمْ وَالنَّاصِبينَ لَكُمُ الْحَرْبَ وَ بِالْبَرائَةِ مِنْ اَشْياعِهِمْ وَ اَتْباعِهِمْ

    Ben, Allah’a ve size doğru onlardan beriyim ve önce Allah’a sonra da size, sizi dostlarınızı sevmekle ve düşmanlarımızdan, size savaş açanlardan ve onların izleyicilerinden beri olmakla yakınlaşıyorum.

    اِنّى سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَ حَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ وَ وَلِىٌّ لِمَنْ والاكُمْ وَ عَدُوٌّ لِمَنْ عاداكُمْ فَاَسْئَلُ اللَّهَ الَّذى اَكْرَمَنى بِمَعْرِفَتِكُمْ وَ مَعْرِفَةِ اَوْلِيائِكُمْ وَ رَزَقَنِى الْبَرائَةَ مِنْ اَعْدائِكُمْ اَنْ يَجْعَلَنى مَعَكُمْ فِى الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ وَ اَنْ يُثَبِّتَ لى عِنْدَكُمْ قَدَمَ صِدْقٍ فِى الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ وَ اَسْئَلُهُ اَنْ يُبَلِّغَنِىَ الْمَقامَ الْمَحْمُودَ لَكُمْ عِنْدَ­اللَّهِ وَ اَنْ يَرْزُقَنى طَلَبَ ثارى مَعَ اِمامٍ هُدىً ظاهِرٍ ناطِقٍ بِالْحَقِّ مِنْكُمْ

    Ben, sizinle barışık olanla barışığım, sizinle savaşta olana karşı savaştayım. Size dost olana dostum; size düşman olanla düşmanım. Şu halde sizi ve dostlarınızı tanımakla beni şereflendiren ve düşmanlarınızdan beri olmayı bana nasip eden Allah’tan istiyorum ki beni dünya ve âhirette sizinle birlikte kılsın ve dünya ve âhirette sizin yanınızda bana sebât versin. Beni, sizin Allah katında sahip olduğunuz beğenilmiş makama ulaştırsın. Bana, hidayet imamı olan zuhur etmiş halde hakkı söyleyen (Hz. Mehdi) ile birlikte intikamınızı almayı nasip buyursun.

    وَ اَسْئَلُ اللَّهِ بِحَقِّكُمْ وَ بِالشَّأْنِ الَّذى لَكُمْ عِنْدَهُ اَنْ يُعْطِيَنى بِمُصابى بِكُمْ اَفْضَلَ ما يُعْطى مُصاباً بِمُصيبَتِه مُصيبَةً ما اَعْظَمَها وَ اَعْظَمَ رَزِيَّتَها فِى الْاِسْلامِ وَ فى جَميعِ السَّمواتِ وَالْاَرْضِ

    Allah’tan, sizin hakkınızı ve onun katında sahip olduğunuz ilahî mertebenizi vesile ederek istiyorum ki sizin musibetinizi çektiğim için, bana, musibet çeken bir kimseye verilen mükâfatın en iyisini nasip etsin. Ne de büyüktür bu musibet ve bu musibetin İslam’da ve bütün göklerde ve yerde meydana getirdiği sıkıntı ve acı!

    اَللَّهُمَّ اجْعَلْنى فى مَقامى هذا مِمَّنْ تَنالُهُ مِنْكَ صَلَواتٌ وَ رَحْمَةٌ وَ مَغْفِرَةٌ اَللَّهُمَّ اجْعَلْ مَحْياىَ مَحْيا مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ وَ مَماتى مَماتَ مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ

    Allah’ım, şu bulunduğum halde-yerde beni, senin salavat, rahmet ve mağfiretine mazhar olanlardan eyle. Allah’ım, benim hayatımı Muhammed ve Âl-i Muhammed’in hayatı, ölümümü de Muhammed ve Âl-i Muhammed’in ölümü gibi kıl.

    اَللَّهُمَّ اِنَّ هذا يَوْمٌ تَبَرَّكَتْ بِهِ بَنُو اُمَيَّةَ وَ ابْنُ آكِلَةِ الْاَكْبادِ اللَّعينُ ابْنُ اللَّعينِ عَلى لِسانِكَ وَ لِسانِ نَبِيِّكَ صَلَى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ فى كُلِّ مَوْطِنٍ وَ مَوْقِفٍ وَقَفَ فيهِ نَبِيُّكَ صَلَى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ

    Allah’ım, bu öyle bir gündür ki onu, Ümeyye oğulları ve ciğer yiyen (Hind’in) oğlu mübarek saymışlardır. O öyle bir kimseydi ki kendisi de babası da, Senin ve Resulü’nün dilinde lanetlenmiştir. Peygamber’in (Allah’ın salat ve selamı Onun ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun) bulunduğu her yerde ve durduğu her durakta onlara lanet okumuştur.

    اَللَّهُمَّ الْعَنْ اَباسُفْيانَ وَ مُعاوِيَةَ وَ يَزيدَ بْنَ مُعاوِيَةَ عَلَيْهِمْ مِنْكَ اللَّعْنَةُ اَبَدَ الْآبِدينَ

    Allah’ım, Ebu Süfyan’a, Muaviye’ye ve Yezid b. Muâviye’ye lanet et. Senin lanetin ebediyyen onların üzerine olsun.

    وَ هذا يَوْمٌ فَرِحَتْ بِهِ آلُ زِيادٍ وَ آلُ مَرْوانَ بِقَتْلِهِمُ الْحُسَيْنَ صَلَواتُ اللَّهِ عَلَيْهِ اَللَّهُمَّ فَضاعِفْ عَلَيْهِمُ اللَّعْنَ مِنْكَ وَالْعَذابَ الْاَليمَ

    Bu, öyle bir gündür ki onda Ziyâd ve Mervan soyu, Hüseyn’i (Allah’ın salavatı onun üzerine olsun) öldürdükleri için sevindiler. Şu halde, lanet ve acı azabını onların üzerine kat kat artır.

    اَللَّهُمَّ اِنّى اَتَقَرَّبُ اِلَيْكَ فى هذَا الْيَوْمِ وَ فى مَوْقِفى هذا وَ اَيَّامِ حَياتى بِالْبَرائَةِ مِنْهُمْ وَاللَّعْنَةِ عَلَيْهِمْ وَ بِالْمُوالاتِ لِنَبِيِّكَ وَ آلِ نَبِيِّكِ عَلَيْهِ وَ عَلَيْهِمُ السَّلامُ.

    Allah’ım, ben, bu gün ve durduğum bu yerde ve bütün hayat günlerimde o (zalimlerden) beri olmakla ve onları lanetlemekle ve Peygamber’ini ve Ehl-i Beyt’ini (hepsinin üzerine selam olsun) sevmekle sana yakınlaşıyorum.”

    Sonra yüz defa şöyle söylersin:

    اَللَّهُمَّ الْعَنْ اَوَّلَ ظالِمٍ ظَلَمَ حَقَّ مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ وَ آخِرَ تابِعٍ لَهُ عَلى ذلِكَ اللَّهُمَّ الْعَنِ الْعِصابَةَ الَّتى جاهَدَتِ الْحُسَيْنِ وَ شايَعَتْ وَ بايَعَتْ عَلى قَتْلِهِ اَللَّهُمَّ الْعَنْهُمْ جَميعاً

    “Allah’ım, Muhammed ve Âl-i Muhammed’in hakkına ilk zulmeden kimseden, ona bu konuda en son tâbi olan kimseye kadar hepsine lanet et.
    Allah’ım, Hüseyin’le savaşan ve onu öldürmek için birbirleriyle işbirliği yapan ve sözleşen topluluğa lanet et. Allah’ım, onların hepsini topyekün kendi lanetine mazhar eyle.”

    Sonra da yüz defa şöyle söylersin:

    اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِ اللَّهِ وَ عَلَى الْاَرْواحِ الَّتى حَلَّتْ بِفِنائكَ عَلَيْكَ مِنّى سَلامُ اللَّهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَ بَقِىَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ وَ لا جَعَلَهُ اللَّهُ آخِرَ الْعَهْدِ مِنّى لِزِيارَتِكُمْ اَلسَّلامُ عَلَى الْحُسَيْنِ وَ عَلى عَلِىِّ بْنِ الْحُسَيْنِ وَ عَلى اَصْحابِ الْحُسَيْنِ.

    “Selam olsun sana ey Eba Abdillah ve O (pak) ruhlara ki senin eşiğinde (hareminde) yer aldılar. (Sana canlarını kurban etme ve aynı mekanda defnedilme şerefine nail oldular.)
    Allah’ın selamı benden, senin üzerine olsun ebediyyen; yaşadığım ve gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.
    Allah, bunu, benim sizi son ziyaretim kılmasın. Selam olsun Hüseyn’e ve Ali b. Hüseyn’e, Hüseyn’in evlatlarına ve ashabına.”

    Sonra şöyle devam edersin:

    اَللَّهُمَّ خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِمٍ بِاللَّعْنِ مِنّى وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً ثُمَّ الثَّانِىَ وَالثَّالِثَ والرَّابِعَ اَللَّهُمِّ الْعَنْ يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ زِيادٍ وَابْنَ مَرْجانَةَ وَ عُمَرَ بْنَ سَعْدٍ وَ شِمْراً وَ آلَ اَبى سُفْيانَ وَ آلَ زِيادٍ وَ آلَ مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيمَةِ.

    “Allah’ım, sen, (Resul ve Ehl-i Beyt’ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de, önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da… Yezid’e lanet eyle. Ziyad’ın ve Mercâne’nin oğlu Ubeydullah’a, Sa’d oğlu Ömer’e, Şimr’e, Ebu Süfyan’ın, Ziyâd’ın ve Mervân’ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et.”

    Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin:

    اَللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدَ الشَّاكِرينَ لَكَ عَلى مُصابِهِمْ اَلْحَمْدُ للَّهِ عَلى عَظيمِ رَزِيَّتى اَللَّهُمَّ ارْزُقْنى شَفاعَةَ الْحُسَيْنِ يَوْمَ الْوُرُودِ وَ ثَبِّتْ لى قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَكَ مَعَ الْحُسَيْنِ وَ اَصْحابِ الْحُسَيْنِ الَّذينَ بَذَلُوا مُهَجَهُمْ دُونَ الْحُسَيْنِ عَلَيْهِ السَّلامُ.

    “Allah’ım onların musibetine karşı bana, şükredenlerin hamdı gibi hamdetmeği nasip eyle. Bu büyük acı ve musibetimden dolayı Allah’a hamdolsun. Allah’ım, (huzuruna) varacağım gün Hüseyn’in şefâatini bana nasip eyle ve indinde Hüseyin ve canlarını Huseyn’e (Aleyhisselam) feda eden ashabıyla birlikte, benim doğruluk ayağıma sebât ver.”

    More from my site

  2. kitmirul Abbas dedi ki:

    selamun aleykum bunu kabul etmiyoruz bunun kaynağınızı yazmanızı istiyoruz bu yazı bu kaynak bize ters bukonu AŞURA’yı men ediyor HZ. RESULULLAH (S.A)’NIN MATEMİNİ YAS TUTTUĞUNU VE BUYURDUĞUNU İNKAR EDİYOR. SİZ ŞİA SÜNNÜ KARDEŞTİR DEMEYE GETİRMİŞSİN AMA BU YAZININ SÜNNÜLÜKLE ŞİALIKLA UAZAKTAN YAKINDAn alakası yok selefiliğe kaymış adeta.

    (Ölü için ağlayana lanet olsun.) [Ebu Davud]

    Ölüm Allah’ın emridir. Emri hak vuku bulduğunda, isyan etmemek sükunetle karşılamak gerekir. Yana yakıla ağır yakmak günahtır. ağıt yakmak zaten günahtır.

  3. AliYasir dedi ki:

    Burada ehli sünnetten bilgiler aktarmışsınız ömeere ise hazreti demişsiniz sizin yaptığınız bu çalışma emeklerinizi zay etmiş olacaktır ehlibeyt sitesinde ömere yüce demek ne kadar kötü bir davranışttır bu yazının kaldırılmasını düzeltilmesini ehlibeyt kaynaklı olmasını rica ediyorum. Ehlisünnet kaynağından bizlere delil getirmeyin kendi bilgi kaynaklarımız dururken.