İki Meslektaş

Yazar: beytül ahzan Tarih: 26 Kasım 2009 2.8K kez okundu Hikaye ve Kıssa Yorum Yok
İki Meslektaş
Bu yazıyı değerlendirin

Hişam b. Hakem ile Abdullah b. Yezid İbazi’nin, sefa ve samimiyeti, dürüst ortaklıkları, bütün Kûfe halkını şaşırtıyordu. Öyle ki, iki güvenilir ve samimi ortak olarak bütün dillere destan olmuşlardı.

Bu ortaklıkların bir tuhafiye dükkanları vardı. Tuhafiye eşyaları getirip satıyorlardı. Hayatta oldukları sürece, aralarında hiçbir anlaşmazlık çıkmamıştı.

İnsanları en çok şaşırtan konu, bunların her birinin, birbirine zıt mezheplere mensup kişiler olmalarıydı.Hişam, İmamiyye Şiasının önde gelen alim ve akait uzmanlarından biriydi.Aynı zamanda İmam Cafer Sadık’ın (as) özel yarenlerinden olup, Ehlibeyt’in imametine inanan biriydi. Abdullah b. Yezid ise, İbaziyye fırkasının (Haricilerin altı fırkası içinde en mülayim olan grup) alimlerindendi.

İnanç ve mezhep tartışıldığında, tamamen karşı cephelerde yer almalarına rağmen, mezhep taassubunu hayatın diğer alanlarına taşımamayı başarmışlardı. Başarılı bir şekilde ticaret ve ortaklıklarını sürdürüyorlardı.

Daha ilginç oalnı şudur ki, çoğu zaman Şiiler ve Hişam’ın öğrencileri, o dükkana geliyorlardı ve Hişam onlara Şia Ekolü’nün usul ve meselelerini öğretiyordu. Abdullah ise, kendi mezhebine aykırı sözleri işittiğinde rahatsız olmuyordu. Aynı şekilde İbaziyye mensupları da, Hişam’ın gözleri önünde mezheplerini öğreniyorlardı. Söyledikleri çoğublukla Şia mezhebinin aleyhinde olmasına rağmwn, Hişam bundan rahatsızlık duymuyordu.

Bir gün Abdullah, Hişam’a dedi ki :

-Ben ve sen samimi iki dost ve ortağız. Sen beni çok iyi tanıyorsun. Kızın Fatıma’yı benimle evlendirmeni ve beni damatlığa kabul etmeni istiyorum.

Hişam Abdullah’a cevaben sadece şu  cümleyi söyledi:

-Fatıma, müminedir.

Abdullah, bu cevabı alınca sustu. Bir  bu konu bir  daha açılmamamak üzere kapandı.

Bu olay bile iki dostun arasında bir soğukluk yaratamadı. Ortaklıkları yine devam etti. Sadece ölüm iki dostun arasına girip onları ayırabildi.[1]

—–

1-Murucu’z-Zeheb, Mes’udî, Mısır Baskısı, c.2, s.174

—–

Murtaza Mutahhari’nin “Doğruların Öyküsü 1” kitabından alıntıdır.

Sayfa:126


Yorum Bırak