O, Allah’ın zatı için var gücünü harcar, Allah’ın emri hususunda hiçbir çabadan geri durmazdı. Resulullah’a (s.a.a) yakını, Allah’ın velilerinin önderidir. Kollarını sıvamış, insanlara öğüt veriyordu. Çok çalışıyor, büyük emekler sarf ediyordu. Allah için bir iş yaptığında kınayanların kınamasından korkmazdı. Siz ise refah içinde konforlu hayatınızı sürdürüyordunuz; rahatınız yerinde, bir eliniz yağda, bir eliniz balda olmak...
İktidar grubu Fatıma’ya Fedek‘i vermemeyi kararlaştırdıklarında ve Fatıma (a.s) da bundan haberdar olduğunda, mescide giderek zulme uğradığını ilân etmeyi, insanlara bu hususta önemli bir konuşma yapmayı kararlaştırdı. Fatıma’nın aldığı bu karara dair haber bir anda bütün Medine’ye yayıldı. Hz. Peygamber’in (s.a.a) ciğerparesi, gülü, babasının mescidinde insanlara konuşmak istiyordu. Haber Medine’nin her tarafında yankılandı....
Hz. Fatıma (a.s) kadının cihadının, kocasına iyi eş olması[1] olduğunu ve evin, erkeğin dinlenme ve huzur yeri olduğunu çok iyi biliyordu. Bundan dolayı Hz. Ali (a.s), savaş alanından yorgun argın eve döndüğünde onu karşılayıp yaralarını pansuman ediyor ve savaşla ilgili haberleri ondan öğreniyordu. Kocasını daima teşvik ve tahsin ediyordu, onun cesaret ve fedakarlığını övüyordu. Bu vesileyle kalbini hoşnut ediyor, yorgun ve yaralı olan bedenini rahatlatıyordu. Hz....
Hayatının bu son demlerinde, uzun süredir, yerine getirilmesini istediği vasiyetini eşine iletmesinin zamanı gelmişti artık. Ali’ye (a.s) şunları söyledi: “Ey amcamın oğlu! Kuşkusuz, ölüm haberim bana verilmiştir. Durumumun nasıl olacağını bilmesem de, birkaç saat sonra babama kavuşacağım. İçimde sakladığım bazı şeyleri sana vasiyet edeceğim.” Ali (a.s) ona şu karşılığı verdi: “İstediğin şeyi bana vasiyet et, ey Resulullah’ın...
Gibon (İngiliz Tarihçi ) Kerbela olayının üzerinden yıllar geçti ve biz de onunla aynı topraklarda yaşamadık. Ama Hüseyin’in yaşadığı olay hala burada bile okuyucuları ağlatmaktadır.Tıpkı onunla aramızda bir duygu bağı oluştuğu gibi. Ş.Cafer Şuşteri Kuran’ın azametinden ve hatta mucizelerinden birisi de şudur ki ondaki tekrarlar insanı asla yormaz ve bıktırmaz.İmam Hüseyin’in yas ve matemi de böyledir.Ne kadar okusan da duysan da hep yenidir.Bir...
Duygu defterimizi doldurmuşuz, Halis sözcüklerle bahara ses vererek. Seni görmek için ey gül beklemekteyiz, Baharın açılmış penceresinde oturmuşuz.[1] *** En zevk verici konulardan biri İmam-ı Zaman’ı (af) görmek ve onunla konuşmaktır. Acaba onunla görüşmek mümkün müdür? Şimdiye kadar onu gören oldu mu? Onu görebilmenin koşulu nedir? Onu ziyaret etmek için neler yapabiliriz? Acaba onu gördüğünü iddia edenler doğru mu söylüyor? Görüştüğünü iddia...
Her ne kadar Senden uzak olsak da Senin yanında olduğumuzu hissediyoruz. Vakit geldi artık, nerdesin? Seni beklemekteyiz? [1] *** Her ne kadar gözlerden gizli olsa ve görülmese de, onun bir yeri ve meskeni vardır. İmam-ı Zaman’ın memleketi ve evi neresidir? İmam-ı Zaman çocukluk döneminde “yarı gizli” idi. Sosyal ortam ve düşman korkusu nedeniyle İmam Hasan Askeri (as), onu halktan gizliyordu. Beş altı yaşındayken babasının vefatına kadar süren zaman içinde...
Dediler ki artık güllerin kalbinde ümit kalmadı Gece, kelebeklerin ruhunu bizim sokaktan aldı. Ama sen, güzel bir günde doğudan gelmelisin, Sokakların karanlığını bir gün, aydınlatmalısın.[1] *** Müslümanların, Hakk’ın izleyicilerinin, Allah’a kıyamete ve Ehlibeyt’e gerçekten inananların konumu beğenilen bir durumda değildir. Hak cephesi mazlum ve sığınaksızdır. Yüzyıllardır bu durum devam etmektedir. Dualarımızdan birinde[2] Allah’ın huzurunda sıkıntımızı...
Zihinlerimiz ne zamana kadar senin ayrılığından dolayı perişan kalacak? Ne zamana kadar dostlar senin kederinden üzüntüye devam edecek? *** Bizler insanların kısa ömürlü olmasına alışmışız. Normalde 70-80 yaşına gelen bir insan artık ölüm vaktine gelip dayanmış diye düşünürüz. İmam-ı Zaman’ın (ac) uzun ömrü ve bin yıldan fazla[1] olan yaşamı normal dışı görülebilir. Bazı insanlar “Böyle uzun bir yaşam nasıl mümkün olabilir?” diye sorabilirler. ...
Bismillahirrahmanirrahim Kerbela denilince Hz. İmam Hüseyin’den (a.s) sonra ilk akla gelen isim, hiç kuşkusuz Hz. Zeynep’tir. Elbette, bu Zehra ve Ali yadigârının Kerbela’daki eşsiz rolü, hayatının diğer sahalarını gölge altında bıraktığı için hayatının Kerbela faciasından öncesi çok fazla gündeme gelmemektedir. Oysa onu Zeynep yapan ve Kerbela’daki müstesna rolüne hazırlayan etkenler ve kısacası taşıdığı faziletler de fevkalade önemlidir ve bizler için,...









