Dünya seni görmek için hasretle kanat çırpıyor, Gel, gel, insanların senden başka arzusu yoktur, Sen kendin, kendi zuhurunu Allah’tan dile, Bu bahçede senin renginde ve kokunda hiçbir kırmızı gül yoktur.[1] *** Sonuçta , kutlu müjde gerçekleşecek, ama nasıl ve nerede? Rivayetlerin bildirdiğine göre zuhurun eşiğinde Mübarek Ramazan ayında gökten semavi bir ses çıkacak ve herkes bunu işitecek. Onun dostları, önceden belirlenmeyen bir gecede hareket edip, sabah...
Aç yüzünü, yüzün görülmeğe değer. Dudaklarından ey sevgili sözlerin işitilmeye değer.[1] *** Aşkını kalbimizde taşıdığımız İmamımız, Peygamberimizin (saa) neslinden ve İmamların ailesindendir. Bütün peygamberlerin mirasçısıdır. İsmi Resulullah’ın (saa) ismi, yüzü ve davranışı Hz. Peygamber’e (saa) benziyor. Vücut yapısı ve ahlakı Hz. Peygamber’i andırıyor. Onu çeşitli unvanlarla tanıyoruz. Her ismi onun kişiliğinin bir yönünü...
Hz Fatıma (a.s), Hz. Resulullah (s.a.a)’in Hz. Hatice’den doğan kızıdır. Resulullah (s.a.a)’in davete başlamasının beşinci yılı, Cemadiy’ul- Ahir ayının 20. Cuma günü doğmuşlardır. Manen mütevatir sayılabilecek hadisler gereğince Resulullah (s.a.a); “Kim Fatıma’yı razı ederse beni razı etmiş, beni zarı eden de Allah’ı razı etmiştir. Kim Fatıma’yı gazaplandırırsa, beni gazaplandırmış, beni gazaplandıran da Allah’ı gazaplandırmıştır.”...
Hz.İmâm Muhammed’ül Cevâd, Hicret’in 195. yılında Recep ayının 10. gününde Medine-i Münevvere’de dünyaya gelmişlerdir. Hz.İmâm Muhammed’ül Cevâd, babaları Hz.İmâm Aliyy’ür Rızâ Hak’ka kavuştuklarında 8 yaşlarında idi. Anneleri Sebike hanımdır. Hz.İmâm Muhammed’ül Cevâd’ın künyeleri “Ebû Câfer”dir. En meşhur lâkapları “Cevâd” ve “Takıy”dir. “İmâm Muhammed’ül Cevâd” yahut “İmâm Muhammed’üt Takiyy’ül Cevâd”...
Senetli bir rivâyette Meysem-i Temmâr’dan şöyle nakledilmiştir: “Gecelerden bir gece Mevlâm Emirü’l-Müminin (a.s) benimle birlikte Kûfe’den dışarıya çıkıp Cu’fî mescidine doğru hareket etti; oraya vardığında kıbleye dönüp dört rek’at namaz kıldı, selâm verip tesbih ettikten sonra, ellerini açıp dua etti (ki bir cümlesi şöyledir): ‘Allah’ım, sana karşı geldiğim hâlde, nasıl seni çağırabilirim…’ Sonra...
Ehl-i Beyt İmamlarından sekizinci İmam olan Hz. İmam Rıza’nın (a.s) ömründen 40 küsur yıl geçiyordu. Ama henüz İmam’ın evladı yoktu. Bu mesele Şiileri endişelendiriyordu. Çünkü Peygamber (s.a.a) ve İmamlar’ dan (a.s) nakledilen rivayetlere göre, dokuzuncu İmam sekizinci İmam’ın oğlu olacaktı. Bu yüzden, Allah-u Teala’nın İmam Rıza’ya (a.s) bir erkek çocuk bağışlamasının çetin bir bekleyişi içindeydiler, hatta bazen İmam’ın...
Yedinci İmam Musa Kazım (a.s), hicri 128. yılın Sefer ayının yedisinde Mekke ve Medine arasında vaki olan “Ebva” köyünde dünyaya geldi. Babası İmam Cafer Sadık (a.s), annesi ise Hamide’dir. 20 yaşında iken Allah’ın emri ve babasının vasiyeti üzerine İmam oldu. İmam Musa Kazım (a.s), Müslümanlara İslam’ın hakikatini açıklayarak, onlara zalim yöneticilerden uzak durmayı emrediyordu. Abbasi halifelerinden olan Harun Raşit, İmam’ın Müslümanlar arasındaki...
Ebvâ köyü[1] o gün[2] sanki daha farklı ışıldıyordu; güneşin ışığı uzun hurma ağaçlarını beline kadar altın renge bürümüş ve çamurdan yapılmış köy evlerinin damlarına uzun gölgeler düşürmüştü… Çobanların önünde çöle gitmeye hazır olan develerle koyunların sesi kalplere sabah neşesinin tohumlarını ekiyor ve kulağı yaşam sesiyle dolduruyordu… Köyün kenarında ve kadınların sakin berraklığından su aldıkları bir gölcük; şimdi ruhları...
Sadık lakabıyla meşhur olan İmam Cafer b. Muhammed (a.s), beşinci imamın oğludur. Hicretin 83. yılında dünyaya geldi ve (Şia rivayetlerine göre) 148. yılında Abbasi halifesi Mansur’un emriyle zehirletilerek şehit edildi.[1] Altıncı imamın imameti devrinde, İslam ülkelerinde çeşitli kıyamlar özellikle Ümeyye oğullarının hükümetini yıkma amacıyla düzenlenen kıyamlar, Ümeyye oğullarını hilafetten düşürüp, soylarını kesmekle sonuçlanan kanlı savaşlar...
Masum İmamların sekizincisi olan İmam Rıza (a.s), Hicri 148’de Zilkade ayının 11. günü Medine’de doğdu.[1] Aziz babası, İmam Musa b. Cafer (a.s)’dır; abide ve takvalı annesi ise Tüktem, Necme, Tahire[2] ve Selame[3] isimleriyle meşhurdur. İmam Rıza (a.s)’ın mübarek ismi “Ali”, künyesi ise Ebu’l Hasan’dır; Rıza, Sabır, Fazıl[4], Vefiy, Reziy[5], Veliy, Zekiy[6] de O’nun lakaplarındandır. İmam Rıza (a.s)’ın görkemli dönemi, Hicri 183’ten itibaren...









