Öyle yalnızım ki; Gönül yalnızlığı benim ki… Bir ve tek olanda gizli, Derdimin çaresi! Diyorlar ki bana; “Eve kapanma asla. Çık biraz dolaş, İnsana, dosta yanaş.” Bilmiyorlar ki benim İnsanlarla değil derdim Bir yalnızlık var. Anlamaz asla onlar. Yalnızlıkta dert...
Öyle çok özledim ki; Huşu içerisinde seccademe koştuğum günlerimi… Öyle çok özledim ki; “Ya Rab” feryadıyla, Rabbime koştuğum zamanları… Öyle çok özledim ki; Günahlarımdan ötürü Allah’ıma yalvarıp yalvarıp ağlamalarımı… Öyle çok özledim ki; Tüm bencilliklerimi...
Bismillahirrahmanirrahim Şemin yakıcı sıcaklığı sadece bedeni eritir… Gözlerine hakim olan sessizlik onu uzaklara götürüyordu yavaşça esen titrek rüzgarla. O güzel gözleri dışarıya gam ile bakıyordu. Bakışları artık onu ele verir bir hâle gelmişti. Saklanılır mı...
Her günüm bir işkence benim. Sahip çıkmadım en değerli varlığıma. Ne istiyorlar benden anamıyorum ki. Terk dertleri başımdaki örtüm! Baş+örtüm eğildi önlerinde. Onlar kazandı. [Şimdilik, fani dünyada] (((“Burası okul giremezsin örtüyle, burası mahkeme giremezsin örtüyle,...
Bugün nasıl da güzel bir gün diyerek kalktı yatağından. Üstünü değiştirip, mutfağa girdi. Her zaman olduğu gibi kahvaltısını hazırlayıp oturdu. Bir yandan bugün neler yapacağını düşünürken bir yandan da kahvaltısını ediyordu. Güzel bir bahar günüydü. Ağaçlar baharın...
Ali Asğar’ın kan damlayan boğazında, Rugeyye’nin Abbas’ı bekleyen gözlerinde, Kasım’ın o güzel cemalinde, Ali Ekber’in o cevan yaşında, Zeyneb’in dağlanmış yüreğinde, Ebelfez’in kesik kollarında, Rubab’ın parelenmiş yüreğinde, Hüseyin’imin...
Kupkuru bir çöl… Issız, tenha… Güneş yakıp kavurmakta İnceden inceye. Karanlık! Adeta şehadet kokuyor. Bir çığlık Acı ve çaresiz… Ah-u figan ediyor birileri Çocuklar ağlıyor. Kadınlar inim inim inliyor. Çadırların ötesinde bir meydan var. Ceset dolu, kan dolu. Kanın...
Kerbela’da güneş tutulanda, Zeyneb’in bağrı yananda, Rubab Esğer’ini soranda, Bu dünyayı neyniyim men? Ebelfez’in golu kesilende, Rugeyye su bekleyende, Ağamın beli pükülende, Bu dünyayı neyniyim men? Ağam kömehsiz galanda, Ebelfez şermende olanda, Uşahlar susuz yananda Bu...
İçinden geçenleri anlatmaya çalıştıysa da kelimeler boğazına düğümlenmiş ve anlatamamıştı. En yakın arkadaşı ısrarla soruyordu. Ne olduğunu. Genç kız yutkundu. Gözlerinden iri taneli damlalar düşüyordu. “Beni aldatıyormuş” diye haykırdı. Ses koridorda yankılandı....
“Hala babam nerede? Nerede babam hala?” Ağlayarak haykırdı küçük kız. Sesi harabede dalga dalga yayıldı. Hala da ağlıyordu. Yüzünde meçhul bir ifade. Hüzünle karışık, ama ne? Küçük kız tekrar soruyor: “Hala babam nerede, halaa?” Küçük bir kızın dudaklarından...
