Önemli Biri!

Yazar:beytül ahzan Tarih: 9 Ağustos 2011416 kez okunduYorum Yok
Önemli Biri!

Herkes gitmiş, sadece Ahmed Bezentî kalmıştı. Böylesine bir yerde sona kalmak büyük bir saadet gibiydi. İmam Rıza’nın (a.s) sesi ne kadar da insanın içini okşuyordu: -Ahmed Bezentî!.. Sen kal! Evet, Ahmed sona kalmıştı. Gecenin ilerleyen saatlerinde İmam’ın evinde oturmuş, üstelik bir başına İmam’a ilmî sorular soruyor, tane tane cevaplar alıyor ve bunu kayda geçiyordu. Bir süre sonra Ahmed durdu. Kendi kendine “Artık sıkılmıştır” diye düşündü. Öyle... 

Yakine Eren Genç

Yazar:beytül ahzan Tarih: 27 Temmuz 2011526 kez okunduYorum Yok
Yakine Eren Genç

Resul-i Ekrem (saa) sabah namazını cemaate kıldırdı. Artık hava aydınlanmış ve insanları birbirinden seçmek mümkündü. Bu sırada Resul-i Ekrem’in (saa) gözü, durumu pek normal gözükmeyen bir gence takıldı. Genç, ayakta durmaya zorlanıyordu; başı bedeninde sabit durmuyor, bir o yana bir bu yana sallanıp duruyordu. Yüzüne baktığında, gencin sarardığını ve vücudunun çok zayıf düştüğünü gördü. Resul-i Ekrem (saa): -Nasılsın, diye sordu. -Yakin halindeyim... 

Yeşil Yazıyla Yazılmış Bir Mektup

Yazar:beytül ahzan Tarih: 30 Haziran 2011714 kez okunduYorum Yok
Yeşil Yazıyla Yazılmış Bir Mektup

Cebel Amil büyüklerinden bir kişi her yıl Mekke ziyaretine müşerref oluyordu; dönüşte ise Medine’de İmam Sadık’ın (as) huzuruna varıyordu. Bir defasında hacca müşerref olmadan önce İmam Sadık’ın (as) hizmetine varıp, on bin dirhem İmam’a vererek şöyle dedi: “Bu miktar parayla benim için bir ev almanı rica ediyorum.” Daha sonra Mekke-i Muazzama’yı ziyaret ermek için İmam’ın (as) huzurundan ayrıldı. Hac amellerini yaptıktan sonra İmam Sadık’ın... 

İşçi ve Güneş

Yazar:beytül ahzan Tarih: 29 Mayıs 2011623 kez okunduYorum Yok
İşçi ve Güneş

İmam Cafer Sadık (as), iş elbiselerini giymiş, elinde kürek bostanında çalışıyordu. O kadar çalışmıştı ki, terden sırılsıklam olmuştu. O sırada Ebu Emr Şeybanî, İmam’ın yanına geldi ve İmam’ı o halde görünce, kendi kendine: “Herhalde işini yapacak başka biri olmadığı için, İmam kendi işini kendisi yapıyor.” diye düşündü. İlerleyerek: -Küreği bana verin, ben yaparım, diye arz etti. İmam (as) ise şöyle buyurdu: -Hayır, ben kişinin rızkı... 

Babanın Bedduası

Yazar:beytül ahzan Tarih: 29 Mayıs 20111.813 kez okundu2 Yorum
Babanın Bedduası

İmam Hüseyin (as) şöyle buyuruyor: “Ben babamla birlikte karanlık bir gecede Kâbe’yi tavaf ediyorduk. Kâbe’nin etrafı sakinleşmişti, ziyaretçiler uykuya dalmışlardı. Aniden yürek yakan bir ses duyduk. Biri Allah’ın dergâhına yönelerek insanı etkileyici içten bir acıyla yalvarıp ağlıyordu.” Babam bana şöyle buyuru: “Ey Hüseyin! Allah’ın dergâhına sığınan, kırık kalple pişmanlık gözyaşı döken günahkâr bir kulun sesini duyuyor musun? Git onu... 

Yanan Bağ

Yazar:beytül ahzan Tarih: 6 Mayıs 2011334 kez okunduYorum Yok
Yanan Bağ

-Kur’an’dan İbretli Bir Öykü- Birkaç kardeş oturmuş konuşuyorlardı. Yarın sabah erkenden de bağa gidip meyveleri toplayalım. Bağın meyvelerinden kimseye vermeyelim. İçlerinden birisi çok iyi kalpliydi. O şöyle dedi: “Kardeşlerim, Allah’ın emirlerini unutmayalım ve fakirlere de yardım edelim.” Öteki kardeşler: “Yine mi sen, bak eğer bir daha böyle konuşursan dayak yersin. Sana ne oluyor da bu işlere karışıyorsun” dediler. Kardeşlerin hepsi uyuduktan sonra... 

Yeni Müslüman Olan Kimse

Yazar:beytül ahzan Tarih: 27 Nisan 2011355 kez okunduYorum Yok
Yeni Müslüman Olan Kimse

Biri Müslüman, diğeri Nasranî olan iki komşu, oturmuş, İslam dini hakkında konuşuyorlardı. Dindar ve abid olan Müslüman, İslam’ı o kadar anlattı ki, Nasranî olan komşusunun kalbi İslam’a ısındı ve sonunda İslam dinini kabul etti. Seher vaktiydi. Yeni Müslüman olan Nasranî, kapısının çalındığını duydu. Tedirgin bir şekilde sordu: -Kim o? Gelen Müslüman komşusuydu. Yeni Müslüman olan adam tekrar sordu: -Bu saatte hayırdır? -Çabuk abdest al ve elbiseni... 

Biten Dostluk

Yazar:beytül ahzan Tarih: 2 Nisan 2011614 kez okunduYorum Yok
Biten Dostluk

Bu dostluğun biteceğini ve birbirlerinin gölgesi gibi olan bu iki arkadaşın gün gelip ayrılacaklarını hiç kimse düşünmezdi. Öyle bir arkadaşlık ki, birbirinin adı, diğerini çağrıştırır olmuştu sanki. Herhangi birinden bahsedilecek olsa, adından çok “falancanın arkadaşı” diye anılırdı. Evet o, İmam Cafer Sadık’ın (as) arkadaşı olarak tanınmıştı… O gün, ayakkabı pazarına girdiklerinde, oradan ömür boyu bir daha karşılaşmamak üzere büyük... 

Son Söz

Yazar:beytül ahzan Tarih: 25 Mart 2011589 kez okundu3 Yorum
Son Söz

İmam Musa Kazım’ın (as) annesi Ümmü Humeyde, İmam Cafer Sadık’ın (as) hemen vefatından sonra taziyetini iletmeye gelen Ebu Basir’i görünce, ağlamaya başladı. Onun ağlamasından dolayı Ebu Basir de ağlamaya başladı.Ümmü Humeyde Ebu Basir’e dedi ki: -İmam’ın son anlarında sen yoktun. Eğer Ebu Abdullah’ı (as) vefat ettiği sırada görseydin, hayret verici bir manzara ile karşılaşacaktın. Ebu Basir: -Ne oldu, diye sordu. Dedi ki: -İmam’ın... 

Hz. İsa’nın İsteği

Yazar:beytül ahzan Tarih: 4 Mart 2011724 kez okunduYorum Yok
Hz. İsa’nın İsteği

Bir gün İsa (as), havarilerine şöyle dedi: “Sizden bir isteğim var. Yapacağınıza dair söz verirseniz söylerim.” “Ne emretsen itaat etmeğe hazırız.” cevabını verdiler. Bunun üzerine Hz. İsa (as) yerinden kalkıp bir bir havarilerinin ayaklarını yıkamaya başladı. Havariler, çok utanmışlardı; ama söz verdikleri için itiraz edemediler. İsa (as), onların ayaklarını yıkadıktan sonra; “Sen bizim öğretmenimizsin. Bizim senin ayağını yıkamamız daha uygun...