—Kardeş siz buralı mısınız? —Evet, neden sordunuz? —Bu şehirde fakirlere ve çaresizlere yardım edebilecek cömert birini tanıyor musunuz? —Dilenci misiniz? —Hayır, büyük bir sorunum var ve yardım almam gerekiyor. —Namaz vakti geldiğinde mescide git, orda kime sorsanız size gösterirler, adı Hüseyin’dir. Yabancı büyük bir sevinçle mescide doğru ilerlemeye başladı. İçinde bir umut ışığı belirmişti. Mescide varıp bir köşede oturdu. Heyecanla ezanın...
Adam bir akşam vakti hanımına: -Yarın yağmur yağarsa evdeyim.Yok eğer yağmazsa tarlaya gidip çift süreceğim demiş. Hanımı: -İnşaallah söyle bey inşallah. Adam: -Ne inşallahı hanım,bunun inşaallahı maşaallahı mı var. Zira ortada iki seçenek var,bir üçüncüsü yok ki,dedim ya,yağarsa evdeyim,yağmazsa tarladayım, der. Hasılı hanımı, sen yinede inşallah de, bakalım sabah ola hayr ola diye, ne kadar ısrar etsede,Adam inadına demez inşallah. Neysee, sabah olur,...
Seyit Mahmud Hamidî şöyle der: Şiraz halkının genelinin anofloanza hastalığına yakalandığı yıl (1337 h.k, Muharrem ayı) ailemin tüm fertleriyle beraber ben de aynı hastalığa yakalanmıştım Bir ara hastalığın şiddetinden baygınlık geçirdim. Baygınlık hâlinde Fetih Mescidi’nin cemaat imamı merhum Seyit Mirza’yı gördüm. Vekil Mescidi’nde cemaat namazı kıldırdıktan sonra cemaatten birine şöyle dedi: “Halka söyle ellerini şakaklarına...
Seyit Muhammed Rezevî’nin [1] kendisinden şöyle işittim: ” Vaktiyle dayım merhum Mirza İbrahim Mahallatî şiddetli bir hastalığa yakalanmıştı.Öyle ki doktorlar tedavisinden ümitlerini kesmişlerdi.Çok sevip saydığı merhum Şeyh Muhammed Cevad Bîdâbadî’nin de bu hastalıktan haberdar edilmesini istedi.Bu istek üzerine İsfahan’a telgraf çekerek merhum Bîdâbadî’yi dayımın hastalığından haberdar ettik.” Hemen iki yüz tümen sadaka...
Yaklaşık 20 yıl önce Şiraz’da tifo salgını baş göstermişti.Oldukça büyük kayıplar vardı ve çok az evin dışında neredeyse bu hastalığa yakalanmayan ev yoktu. Bir gün merhum Muhammed Haşim Silahi bana gelerek “Hacı Abdurrahim Serefraz’ın evinde İmam Hüseyin’in (as) bereketiyle yedi tifo hastası birden şifa buldu” dedi ve olayı detaylarıyla anlattı. Sonraları Hacı Serefraz ile görüştüm ve bu olayın nasıl gerçekleştiğini sordum.Anlattıkları...
Bismillahirrahmanirrahim Gencin birisi Kâbe’de hep,”Ey doğruların yardimcisi olan Allah’ım, ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah’ım, sana hamdü sena ederim” diye dua eder. Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi, (Neden hep aynı duayı yapıyorsun, başka bir şey bilmiyor musun?) der. O da anlatır: 7-8 sene önce yine Kâbe’de iken içi altın dolu bir torba buldum.Tam 1000 altın vardı.İçimden bir ses (Bu altınlarla, şunları şunları...
Çölde yolculuk eden iki arkadaşın yolculuğunun bir noktasında bir münakaşa olur ve biri diğerine tokat atar. Tokadı yiyenin canı acır ama bir şey söylemeden kuma şöyle yazar : “BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BENİ TOKATLADI”. Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar verirler. Tokadı yiyen bataklığa saplanır ve boğulmaya başlar ama arkadaşı kurtarır. Yarı boğulmadan kurtulduktan sonra bir taşa şöyle yazar : “BUGÜN EN İYİ...
Delikanlı yıllar sonra doğduğu kasabaya döner.Sabah uyandığında aklına yıllar önce evlenmek istediği kasabanın en güzel kızı gelir. Kızın güzelliği çevre kasaba ve şehirlerde bile dillerdedir ve kimler istediyse kız bir türlü olumlu yanıt vermemiştir.Otelden çıkar ve gördüğü yaşlı bir adama kızı sorar.Yaşlı adam az ilerde güzel bahçe içinde bir ev gösterir,Kızın orada oturduğu söyler. Delikanlı merak eder,kızın nasıl biriyle ...
Genç bir adam bir meydanda, çevreden gelip geçenlere dünyadaki en güzel kalbin kendi kalbi olduğunu söylüyordu. Adamın etrafında toplanan insanlar, en ufak bir leke ve çatlak olmayan bu kalbe imrenerek bakıyorlardı. Sonunda hepsi, gördükleri en güzel kalbin bu kalp olduğunu kabul ettiler. Genç adam gururla kalbini övmeye devam etti. Kalabalığın içinden yaşlı bir adam genç adama seslenerek; “Senin kalbin benimki kadar güzel değil.” dedi. Kalabalıktakiler ve...








