Resulullah’ın (s.a.a) fazilet ve kemal mazharı eşi Hz. Hatice-i Kubra (s.a) hicretten 68 yıl önce Mekke’de dünyaya geldi. Babası Huveylid b. Esed, annesi ise Zaide b. Esam kızı Fatıma’dır. Hz Hatice’nin (s.a) anne ve babası birkaç vasıtayla Resul-i Ekrem’in (s.a.a) en büyük ceddi Luvey b. Galib’e ulaşmaktadır. Annesinin annesi “Hale” ise Resulullah’ın ecdadından Abdi Menafa’a yetişmektedir. Netice olarak Hz. Hatice (s.a) hem baba tarafından hem de...
Meysem-i Temmar, Beni Esed kabilesinden bir kadın’ın kölesi idi. Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s), onu satın alıp serbest bıraktı. Adını sorunca “Salim” dedi. Hz. Ali: “Allah Resulü (s.a.a), Acem diyarında babanın senin adını “Meysem” koyduğunu bana haber vermişti.” Arzetti: “Allah Resulü ve Müminlerin emiri doğru buyuruyorlar. Allah adına yemin ederim ki, Acem diyarında benim adım öyleydi.” Hz. Ali: “Salim ismini bırak, Resulullah (s.a.a)’in seni andığı...
4- KABİR VE BERZAH ÂLEMİNDEN BİR RAPOR Emir’ul-Muminin Ali (a.s)’ın seçkin yarenlerinden olan Esbeğ b. Nebate şöyle diyor: Selman, Hz. Ali (a.s)’ın Medain valisi idi, ben de sürekli onunla birlikte idim. Selman hastalanınca ben onun ziyaretine gittim. Ömrünün son günlerini yaşıyordu. Bana şöyle dedi: “Ey Esbeğ! Resulullah (s.a.a) bana bildirmiştir ki, ölümüm yaklaştığında ölüler benimle konuşacaktır. Birkaç kişiyle birlikte, ölümümün...
1-SELMAN-İ FARİSÎ’NİN İSLAM’A YÖNELİŞİ İmam Musa bin Cafer (a.s)’dan Selman-i Farisi’nin nasıl Müslüman olduğu sorulunca şöyle buyurdular: “Emir’ul- Muminin Ali (a.s), Selman-i Farisi, Ebuzer-i Gifari ve Kureyş’ten bir grup cemaat Peygamber (s.a.a)’in kabrinin yanında toplandıkları bir sırada Hz. Ali (a.s) Selman’a: “Ya Eba Abdillah, nereden gelip nasıl Müslüman olduğunu bize anlatır mısın?” dediğinde,...
Mustalakoğulları, Huzza kabilesinin bir koludur ve Kureyşliler ile de komşuydular. Kabile reisi Haris b. Abu Dırar’ın Medine’yi kuşatmak niyetiyle silah ve asker topladığı haberi Medine’ye ulaşınca, Resulullah, diğer zamanlarda olduğu gibi, fitneyi oluşmadan yok etme kararı aldı. Bu amaçla, yaranlarından Bureyde adında bir kişiyi durumu araştırmak üzere adı zikredilen kabileye gönderdi. O, kendini tanıtmaksızın kabile reisiyle görüştü ve olaydan haberdar olunca...
Hakkı Gözetmek İki grubun hakkını gözetmek gerekiyordu: Biri, Mekke’de Müslümanları himaye eden ve onlara yardımcı olanlardı. Örneğin, Ebu’l-Buhterî, iktisadi muhasarayı ortadan kaldırabilmek için, Müslümanlara oldukça yardımda bulunmuştu. Diğer bir grup ise, Mekke’den zorla çıkarılan, samimi bir kalp ile Peygamber ve İslam taraftarı olan kimselerdi. Örneğin, Haşimoğulları’nın çoğunluğu, Hz. Peygamber’in (saa) amcası Abbas gibi. Hz. Peygamber...
Ebu Süfyan Nasıl Kaçtı? Gittiği sırada Müslümanlardan bir grubun taarruzuna maruz kalan kervanın rehberi Ebu Süfyan, dönerken de kesinlikle Müslümanların taarruzuyla karşı karşıya kalacaklarını çok iyi biliyordu. Bu bakımdan, kervan İslam kuvvetlerinin bulunduğu noktaya geleceği zaman, o kervanı diğer bir noktada konaklattı. Kendisi de haberleri öğrenmek için Bedir köyüne gitti. Orada Mecdiy b. Amr ile görüştü ve ona buralarda kendilerinden şüphelenebileceğin...
Bedir Savaşı, İslam’ın belli başlı büyük savaşlarındandır. Bu cephede yer almış kimseler, sonraları Müslümanlar arasında özel bir ayrıcalık kazanmışlardı. Bedir mücahitlerinden bir veya birkaç kişinin katıldığı olayda şahitlik ettikleri bir konuda, “Bedirlilerden birkaç kişi bizimle aynı fikirdedir.” deniliyordu. Hz. Peygamber’in (saa) ashabının biyografilerinin yer aldığı eserlerde, Bedir Savaşı’na katılan kimselere “Bedirli” adı verilmiştir....
Bismillahirrahmanirrahim Muhtar savaşçı bir insan değildi. Ayrıca Süleyman’ın Tevvabin hareketine de katılmamıştı. Abdullah b. Zubeyr’in Medine’deki temsilcisi de Muhtar ile karşılaşınca onunla savaşmamış, aksine onu Kerbela katillerini cezalandırmak hususunda teşvik etmiştir. Ama Muhtar İmam Hüseyin (as)’ın özel temsilcisi olan Müslim b. Akil’e gösterdiği vefasızlık sebebiyle Ehl-i Beyt dostları arasında fazla sevilmeyen biriydi. Bu...
Ebu Übeyde b. Mesud-i Sakafî’nin oğlu olan Muhtar, hicretin birinci yılında doğmuştur. Ebu Übeyde b. Mesud-i Sakafî, yüce Allah Resulünün (s.a.a) büyük ashabındandır ve hicretin 13. yılında Irak valisi olarak görev yapmıştır. Muhtar’ın Cebr, Ebu Cebr, Eb’ul Hekem ve Ebu Ümeyye adında dört oğlu vardı. Muhtar’ın cesur, zeki, korkusuz, gözü pek, çok cömert, çok yetenekli, yüce himmetli, savaş meydanında çok dayanıklı, Ehl-i beyt (a.s) dostu ve Ehl-i beyt...
Kur’ân, Hadis ve Tarih Açısından Miraç Gece karanlığı tüm ufku kaplamış ve sessizlik tüm dünyaya hâkim olmuştu. Belli bir müddet gözlerini tabiatın zahirine kapayıp, günlük çalışmalarını yürütecek gücü tekrar toplayabilmek için tüm canlıların, yataklarında istirahata çekilme zamanı gelmişti. Yüce Peygamber (saa), de tabiatın bu doğal gereksiniminden müstesna değildi. O farzlarını eda ettikten sonra istirahat etmek istiyordu; ama birden kulağına tanıdık...
Bismillahirrahmanirrahim HİDAYET MEŞ’ALESİ ÜMM-Ü ESVED Ümm-ü Esved, A’yen b. Senes-i Şeybanî’nin kızıdır. Bu değerli kadın A’yen kabilesinden Ehlibeyt ile irtibata geçen ve onların nurlu mektepleriyle aşina olan ilk insandır. İmam Cafer-i Sadık’ın zamanında yaşayan bu akıllı ve imanlı kadının, Ehlibeyt mektebiyle aşina olup bu nurlu yolu seçmesi, kabilesini de etkileyip onlarda büyük bir hareketlik meydana getirdi ve bu kabilenin hepsinin...












