“Kadının Adı Yok” diyerek, kadının değerini yok eden malum zihniyete bir nazire olsun diye koydum bu başlığı. Modernler kadını evden çıkartıp, evini yıktılar. Kadını ikna etmek için, evini ona “Bu senin zindanın” diye tanıttılar. Bu şeytani telkine aldanan modern kadın evi terk etti. Modern kadına ev yerine önerdikleri şey ne? Sokak, cadde, süpermarket, kulüp, dernek, fabrika, daire, dükkân, ofis vesaire vesaire… Ama bunların hiç biri evin yerine geçmedi....
2-Aile Bağlarının Sağlamlaşması Şüphesiz ailevî bağların kuvvetlenmesine ve eşler arasındaki samimiyetin artmasına neden olan her şey, aile ocağı için çok faydalıdır ve bunun gerçekleşmesi için var güçle çalışmalıdır.Bunun tersine, eşler arasındaki samimiyetin bozulmasına, ilişkilerinin soğumasına neden olan her şey aile hayatı için zararlıdır ve onunla mücadele edilmesi gerekir. Cinsel zevk ve lezzetlerin, aile hayatı ve meşrû evlilik çerçevesi...
Tesettür veya son asırda kullanıldığı gibi hicab konusunda söz konusu edilen asıl şey, kadının toplum içine örtülü olarak mı, yoksa açık saçık olarak mı çıkacağı değildi.Söz konusu edilen şeyin özü, erkeğin yararlanması ve kadının bedava olup olmaması meselesidir. Acaba erkeğin gördüğü her kadından -zina istisna olmak üzere- istediği şekilde zevk almaya hakkı var mıdır, yok mudur? Sorunların özüne bakan İslam cevap veriyor: Hayır! Erkekler sadece...
Kadınların evde oturmaları asıldır. Dışarı çıkmaları; ana baba ve akraba ziyareti, vaaz dinlemeye gitme zarureti ve ihtiyaçlarını temin gibi dinen meşru sayılan mazeretlerden biri sebebiyle verilmiş istisnai bir müsaade olmaktadır. Bu esasa ilaveten şu hususlara dikkat etmesi de zaruridir: a-Kocasından (veya aile reisinden) izin almak: Müslüman bir kadın; akraba, dost ve komşulardan birinin evine gideceği zaman, kocasının iznini almalı; onun müsaade etmediği bir yere...
Soru: Saygıdeğer hocam, aşağıdaki sorumu cevaplarsanız sevinirim. Allah ilminizi amelinizle birlikte artırsın.Ben üniversite mezunuyum ve şu an özel bir sektörde çalışıyorum. Çok zorlandığım bir mesele var. Karakter olarak samimi, neşeli bir insanım. İşyerimde namahremlerle muhatap olmuyorum; ama bayan arkadaşlarla bazen çok samimi ortamlar oluyor. Ben ağır, takvalı, seçkin bir bayan olmak istiyorum. Bunu her zaman başaramıyorum. Hz. Resulullah (s.a.a): “Benim...
Aslında, biz kadınlar oldukça “örtü” meraklısıyız! Masa örtüsü, yatak örtüsü, sehpa örtüsü, buzdolabı-çamaşır makinası , fırın örtüsü, tüp örtüsü, sebzelik örtüsü… O kadar ki eski gaz lambalarına bile özene bezene, el emeği göz nuru dökerek örtü hazırlıyoruz. Evimizin, arabamızın koltuklarını tozdan kirden korumak ve nihayet güvenlik için arabaları da örtüyoruz. Belli ki “örtmeyi” çok seviyoruz. Peki ya örtünmeyi? Örtünmeye de...
Kadının süs ve güzelliklerini örtecek, onu terbiyesiz ve serserilerin, hayvani şehvetlere bulanmış kimselerin göz tacizinden ve şeytani haletlerden koruyacak bir şekilde örtü veya hicap Kur’ân-i bir emir, ilâhi bir kanun, insani bir teklif ve ahlâki bir programdır. En iyi türü çarşaf olan İslâmi örtü ve hicap, Fatımat’üz Zehra (a.s) gibi bir iffet ve ismet kaynağının hatırası olan çarşaf, ilim elde etmek, gelişmek ve kadının kemali için hiç bir engel teşkil...
Tüm başörtülü kızlarla birlikte acıyor içim, aynı duygu ve düşünceleri yaşıyorum. Bayrağa sarılı yüreğimin içi tepeleme vatan dolu, sevgi dolu: Her şeye rağmen nefrete yer yok! “Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yok..” Barodan çıkarıldım, lojmanlardan kovuldum, okul kapılarında aylar ayı ağladım. Çok hırpalandım, ama asla vazgeçmedim. Vazgeçemem ki, bu benim inancım, yaşam biçimim. Modacılarin sözlerini dinleyen baştacı edilirken,...
Şaşkınlık içerisindeyiz. Karabasan çıkmazında geçen yıllar boyunca; derdini bir türlü kimselere anlatamayan, kemikleşmiş önyargılara karşı rüzgar içerisinde bir gelincik misali yalpalayan kadınlar olarak şaşkınız. Ve bizler, bu kez “içimizde beslediğimiz kötülüğümüzü” itiraf etmek üzere davet ediliyoruz sahneye. Kaderin karşısında dimdik ayakta kalmaya mecalimiz tükendi, yorgun argınız. Sahnedeki figüranlar olarak, sefil rollerimizi hakkıyla oynadık. Böşörtümüzün...
Teberücün (yarım,çeyrek tesettür)ün ayet ve hadislerle men edilmesinin en büyük nedenlerinden birisi şudur ki, nasıl ki, açıklık ve saçıklık suretine girmiş kadınların hem cazibedar giyim ve hareketlerinin erkekler tarafından kendi menfaatlerine uygun bir hale sokularak gönül ilişkilerine zemin hazırlama olarak algılanıp ahlakı seyyieyi netice verecek yollardan en büyüğü olabildiği gibi yarım tesettürlü(yarı çıplak) kadınlarında giyiniş ve tavırlarından...








