[Mekkîdir, yirmi iki âyettir.] (İlk âyette göklerdeki burçlardan bahsedildiği için burçlar anlamına gelen bu isim verilmişti. Yirmi iki âyettir, Mekkîdir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Andolsun burçları bulunan göğe. 2- Ve vaadedilen güne.[1] 3- Ve tanığa ve görünene. 4- Kahrolsun yerde hendekler kazıp ateşler yakanlar.[2] 5- Öylesine ateş ki odunları var. 6- O sırada kendileri de kıyısında oturmuşlar. 7- İnananlara yaptıklarını seyrediyor onlar. 8-...
[Mekkîdir, yirmi beş âyettir.] (İlk âyette ayın yarılmasından bahsedildiği için yarılmak ve yarıldı anlamlarına gelen İnşikak ve İnşakkat adlariyle adlanmıştır, 25 âyettir, Mekkîdir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Gök yarılıp çatlayınca. 2- Ve Rabbini dinleyip itâat ederek sözünü haklayınca. 3- Ve yeryüzü, dümdüz çekilince. 4- Ve içindekileri atıp boşalınca. 5- Ve Rabbini dinleyip itâat ederek sözünü haklayınca. 6- Ey insan, şüphe yok ki...
[Mekkîdir, otuz altı âyettir.] (İlk âyette ölçüye, tartıya hile katanlardan bahsedildiği için bu isim verilmiştir, Tatfîf sûresi de denir. otuz altı âyettir, Mekkîdir, ancak Hasen, Dahhâk ve İkreme’ye göre Medenîdir. İbn-i Abbas ve Katâde, 29. âyetten sonuna kadar Mekkîdir demişlerdir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Yazık ölçüye, tartıya hîle katanlara. 2- Öyle kişilerdir onlar ki insanlardan bir şey alırlarken tamam ölçerler. 3- Ve insanlara...
[Mekkîdir, on dokuz âyettir.] (Sûre, “Gök yarılınca” diye başladığı için yarılmak anlamına gelen bu adla adlanmıştır. Yarıldı anlamına gelen İnfatarat sûresi de denir. Mekkîdir, on dokuz âyettir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Gök yarılınca. 2- Ve yıldızlar dökülüp saçılınca. 3- Ve denizler, kaynayıp karışınca. 4- Ve kabirlerin altı üstüne gelince. 5- Bilir herkes, neyi öne sürmüştür, neyi sona bırakmış. 6- A insan, kerem sâhibi...
[Mekkîdir, yirmi dokuz âyettir.] (Sûre, “Güneş dürülünce” diye başladığı için dürmek anlamına Tekvîr sûresi denmiştir. Dürüldü anlamına Küvviret de denir. Mekkîdir, yirmi dokuz âyettir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Güneş dürülünce. 2- Ve yıldızlar kararınca. 3- Ve dağlar yürütülünce. 4- Ve dişi develer bile başı boş bırakılınca. 5- Ve vahşi hayvanlar bile bir araya toplanınca. 6- Ve denizler, coşup kabarınca. 7- Ve insanlar,...
[Mekkîdir, kırk iki âyettir.] (Yüzünü ekşitti anlamına gelen bu sözle başladığı için bu isim verilmiştir. 15. âyette “Yazıcıların ellerinde” dendiği için yazıcılar anlamına Sefere sûresi de denir. Kırk iki âyettir, Mekkîdir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Yüzünü ekşitti ve döndürdü. 2- Yanına kör geldi diye. 3- Belki o, arınacaktır, ne bilirsin? 4- Yahut da öğüt alacaktır da ondan faydalanacaktır. 5- Fakat ihtiyacı olmayana gelince. 6-...
[Mekkîdir, kırk altı âyettir.] (Şiddetle çekip alanlar anlamına gelen bu kelime, ilk âyette geçer. Kırk altı âyettir, Mekkîdir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Andolsun şiddetle çekip alanlara.[1] 2- Ve neşeli-neşeli yürüyenlere.[2] 3- Ve yüze-yüze gidenlere.[3] 4- Ve herkesi geçenlere.[4] 5- Ve işi tedbîrle yapanlara.[5] 6- O gün, bir sarsıntıdır, sarsar. 7- Ardından bir sarsıntı daha gelir çatar. 8- Yürekler, belinleyip korkar. 9- Gözleri yere dikilir. 10-...
[Mekkîdir, kırk âyettir.] (2. âyette ulu haberden bahsedildiği için haber anlamına Nebe’ sûresi dendiği gibi 14. âyette sıkılan bulutlardan yağmur yağdırıldığı anlatıldığı cihetle sıkılanlar anlamına Mu’sırât ve ilk âyette “Neyi bir birlerine sorup dururlar” dendiği için neden ve soruşmak anlamlarına gelen Amme ve Tesâül sûresi de denir. Mekkîdir, kırk âyettir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Neyi birbirlerine sorup dururlar? 2-...
[Mekkîdir, elli âyettir.] (İlk âyette bu ad geçtiği için gönderilenler anlamına gelen bu ad verilmiştir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Andolsun, ardı ardınca, iyilikle gönderilenlere. [1] 2- Şiddetle esip yelenlere. 3- Bulutları yayıp sürenlere. 4- Gerçekle aslı olmayanı ayırt edenlere. 5- Öğütleri telkin edenlere. [2] 6- Özürle suçu yok etmek husûsunda olsun, yahut korkutma husûsuna âit bulunsun. 7- Şüphe yok ki size vaat edilen, mutlaka olacak. 8-...
[Mekkîdir, otuz bir âyettir.] (1. âyette insanın, bir zaman, anılır bir şey olmadığı bildirildiğinden zaman ve çağ anlamına Dehr sûresi dendiği gibi İnsan sûresi de denmiştir. (Devamı, sonnot No:66) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Gerçekten de insana, zamânın bir çağı gelmişti ki anılır bir şey bile değildi insan. 2- Şüphe yok ki biz insanı, bir katre sudan, erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahîmde birleşmesinden yarattık sınamak için, derken onu,...
