Toprak mı kanadı, can mı çırpındı Kerbela çölünde Ali’nin oğlu Güneş mi kavruldu, sahra mı yandı Kerbela çölünde Ali’nin oğlu Bir kudret elinde sahra yakılmış Yollara şuheda kanı dökülmüş Sulara sellere zehir ekilmiş Kerbela çölünde Ali’nin oğlu Bu ne mukadderat, bu nasıl yazı? Depreşir canların kanlara nazı Bir tepsi içinde mübarek yüzü Kerbela çölünde Ali’nin oğlu Bu çöller katline ferman mı senin Başın Yezidiye derman mı senin Göğsün...
Seni seviyorum diyebilmek gerekir yürekten Ateşte olan İbrahim diliyle Oysa ateş serin oldu İbrahim’e Ya bana?… Hüzünler büyüdü peşi sıra Bir şeyler sakladım secdelerimde ve adına gözyaşlarımı yükledim Adı oldu: teslimiyyet… Feda olmak mıdır Huseyn yolunda Ya da sahte sevgisi midir Huseyn’in Riyakar sevdası değildir bu biliyorum Eğer olsaydı böyle yürekten gelmezdi bu sevda… Seviyorum diyenler çoktur Kıyama gelince nedense kimse...
İmam Ali (as) Bismillahirrahmanirrahim, Aç gözünü gafil seyret cihanı, Batında, zahirde, özde Ali var. Bana inanmazsan, oku Kuran’ı, Ayette, surede, cüzde Ali var. Bir sevdaya düştüm, yandım ha yandım, Dost elinden bade, içtim de kandım. Yedi iklim, dört köşeyi dolandım, Dört mevsimde, bahar, yazda Ali var. Yaratan kusursuz, kusurlar kulda, İbret var arının, yaptığı balda. Eren, evliyanın gittiği yolda, Hedefte, menzilde,...
Beni bu illere pir’im gönderdi Şah diyen dilleri, kesin bakalım Ceset orda, işte dirim gönderdi Şah diyen boyunlar asın bakalım Kamberi’yim Ali’nin düştüğüm dağlar Kim tutar bu yası kim ile ağlar Biz can olduk uçtuk, geride sağlar Deftere de böyle yazın bakalım Hastayım derdime derman ararım Ferhat oldum yüce dağlar yararım Muhammed Ali’de durmak kararım Mezarımı derince kazın bakalım Pirsiz kaldın ise eyvah haline Tuz kattın demektir,...
Göz açalım, hakikate bakalım Tabiattan büyük ibret alalım Varlıkları yaratanı görelim Nimetini, hikmetini bilelim Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım Semâları kandillerle süsledi Taş içinde kırmız akik besledi Denizlerde kudretini gösterdi Akıl verip bizden kulluk istedi Sana sonsuz hamd ederim Allah’ım Benim Mevlam, benim Rabbim, penâhım Sana misil hiçbir varlık bulunmaz İbadette sana ortak olunmaz Sensiz...
Sana gönlünü verenler, Gelirler, imane Ali. Nur-u cemalin görenler, Olurlar, divane Ali. Ey habiplerin habibi, Mümin, gönüller sahibi. Aşıkların bülbül gibi, Düşerler, figane Ali. Yeminler olsun Allah’a, Aşkınla düştüm, ah vaha. Senin gibi biri daha, Gelmemiş cihane Ali. Yeminler olsun Allah’a, Aşkınla düştüm, ah vaha. Senin gibi biri daha, Gelmemiş cihane Ali. Sebepsin, bülbül zarına, Sebepsin, dogan yarına. Sırrın bilenler nuruna, Olmuşlar,...
Özlemekten yorulmuşum kapında durdur beni. Ucu sana dek ulaşan bir zincire vur beni. Beni çöllerden sorma ki sonra Mecnun yerinir. Aşksızlıktan taş kesilmiş şehirlere sor beni. Karanlık yerlerimi bir bir soyundum asfaltlara, Şimdi yüreğim üşüyor giyindir ey nur beni. Ben Leylama gidiyorum çekil önümden ey Leyla, Gayrı cennet olsa durmam bak çağırıyor beni. Toprağımın gözlerinden çöllerin yanağına, Süzülen bir damlayım yar kabul buyur...
Ne çabuk unuttuk, ne çok unuttuk… Dünya kalınası değildi, Yeryüzünde karar kılamazdık ki. Geldik ve nihayet dönecek değil miydik? Şimdi hatırladığımız bu.. Ve hiç unutmayacağımız… Ne çok unuttuk, ne çabuk unuttuk. Bizden önce gelenleri ve bizden önce gidenleri. Güzel atlara binip giden güzel insanları. Sırf ölümünü güzel eylemek için yaşayanları. Ölümünü ‘düğün gecesi’ gören güzel bakışlıları Ne çok uyuduk göklerden...
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Kucaklayayım mihriban Zeyneb’i ben de. Sabrından bir tutam olsun ben de alayım. Şam’a beni de sürükleyin Zeyneb gibi. Seccad’daki zincirden bağlayın bana da. Çıplak develerin üstündeki acıyı ben de çekeyim. Beni de, beni de: Zeyneb’in yolunda esir edin! Sessizce ağlayan Rugayye’ye götürün beni. “Babamı alın ama başörtümü almayın” diyen, Rugayye’ye… Fıratın kenarında bende ağlayayım, Ama...
… Ne kadar ağlasam yeridir Yörüngeden çıkmış bir neslin nesilzedesiyim Ne dilim yeter anlatmaya ızdırabımı Ne ölüm susturabilir bu figanı Sanki bir nefeste gidivereceğim asırların önündeki adrese Ama nefes o nefes değil ki Kanımı zehirliyor sanki Öncesini biliyor, sonrasını görüyorum Ne fayda!? Ruh cesette, ceset dünyada, dünya bende Oysa ne dünyalar var şu dünyanın içinde Kime ne!? Hep gelmeli, gelmeli gitmektense Ah bir kez gitmeye ulaşabilsem, bin kez...







