“Ve yeryüzü, dümdüz çekilince ve içindekileri atıp boşalınca.” [1] “Ve sahifeler dağılınca.”[2] O vakit hak ve batıl, mümin ve kâfir, birbirlerinden ayrılacaklardır. Hakkı savunan erkek ve kadınlar cennete, hayvan sıfatlı ve kötü insanlar ise cehenneme yönlendirilecek ve onlara şöyle hitap edilecektir: “Bu da senin, kendi ellerinle kendine hazırladığın şeydir…”[3] Siz ey batıl ehli akılsız mağrurlar! Şimdi kendi elinizle hazırladığınız bu ebedi...
Herkes yeniden dirilmiş, ne olacaklarını düşünüyor bir durumdadır; Acaba akıbetim cehennem mi olacak? Yoksa Cennet-i A’la mı olacak? Nasıl mükâfatlandırılacağız? Korku içerisinde kendi kendine şöyle dersin: “Ben ne yapmalıyım? Yaptığım suçları itiraf etmemem acaba mümkün müdür?” Evet, evet! Suçlarımı kabul etmeyeceğim! Ve yüksek sesle şöyle çığlık atarsın: “Ben, yaptıklarımı itiraf etmeyeceğim! Yaptıklarımı kimseye söylemeyeceğim!” Ancak...
Kabir Azabına Neden Olan Şeyler 1-Allah’ın nimetlerini zayi etmek, çürümesine ve heder olmasına neden olmak 2-Namaza önem vermemek 3-İspiyonculuk yapmak 4-Küçük aptes yaparken necasete önem vermemek 5-Erkekler için: Evinden, çocuklarından ve eşinden uzaklaşmak 6-Gıybet etmek 7-Yalan konuşmak 8-Aile bireylerine karşı kötü ahlak sergilemek Kabir Azabını Def Eden Şeyler 1-Hayrı öğrenmek ve öğretmek 2-Namazda rükûları tam olarak yerine getirmek 3-Müminlerin gönlünü...
1- Bihâru’l-Envâr’ın 3. cildinde ve el-Kâfî’de nakledilen bir hadisin özeti şöyledir: Berzah âleminde ruhlar, akrabalarının ziyaretine giderler; bazıları her gün, bazıları iki günde bir, bazıları da iki cumada bir, ayda bir, bazısı da yılda bir defa. Bu farklılık onların makamlarının darlık ve genişlik durumuyla ilişkilidir. 2- İmam Musa Kazım (a.s): ”Her (vefat etmiş) mu’min, her Cuma günü kendi ailesine uğrar. Onları hayır üzere...
Herkes hazır, eksik hiç kimse yoktur. Herkesin karnesi (amel defteri) eline verilecek ve böylece ebedi yerlerine gönderileceklerdi. Yargılama tahtı kurulacak ve orada bulunanların dosyaları açılacaktı. Ancak bu yargı farklı bir yargıdır. “Ve işledikleri her şey, kitaplardadır. Ve küçük, büyük hepsi de yazılıdır.” [1] Bu ortam onların içlerine acı bir korku düşürerek dehşete kapılmalarına neden olmuştu. Yalan ifadelerle kurtulmaya çalışıyorlardı. Fakat...
Bismillahirrahmanirrahim Soru: Kadından peygamber veya imam olur mu? Olmaz ise sebebi nedir? Bu bir adaletsizlik değil mi? Cevap: Aziz kardeşim, bunun sebebi kadın erkek arasındaki (yaratılış nizamının bir gereği olan) fiziki vs. farklılıklardan dolayıdır. Önce şunu bilmeliyiz ki insanın hayat felsefesi olan tekamül ve manevi makamlara yükselme hususunda kadın erkek arasında hiçbir fark söz konusu değildir. İslâm’da kadına maneviyat, ilim ve marifet talebine hiçbir...
Ve daha sonra tümüyle bu ses duyulmaktadır: “Ah be nasılda Allah huzurunda kusur ettim. Devamlı halka söylerdim, ancak kendim amel etmezdim! Ne kadar büyük hatalar yapmışım! Allah’ım ne kadar gafil olduğumu anladım! Affet Allah’ım! İyi insan olacağım, söz veriyorum!” Ve sen daha fazla dehşete kapılırsın. Kendi kendine; “Bu da kimdir? Ne yapmış ki bu kadar pişmandır?” diye sorarsın. Kafandaki bu sorular seni daha da heyecanlandırır, heyecanını...
Kur’an-ı Kerim’de bazı peygamberler Ulü’l Azm peygamber olarak tanıtılmış, ancak özellikleri belirtilmemiştir. Allah Teala Peygamberimize hitaben şöyle buyuruyor: “Azim sahibi olan peygamberlerin sabrettiği gibi sabret.”[1] Ulü’l Azm peygamberlerin sayıları ve özellikleri yine hadislerde açıklanmıştır. Hadislerde, Ulü’l Azm peygamberlerin sayısının beş kişi olduğu ve bunlara, Ulü’l Azm denmesinin sebebi olarak sahip oldukları...
Kur’an-ı Kerim’de yirmi yedi peygamberin ismi geçmiştir. O peygamberler şunlardır: Adem, Nuh, İdris, Salih, İbrahim, İsmail, İshak, Yusuf, Lut, Yakup, Musa, Harun, Şuayb, Zekeriya, Yahya, İsa, Davut, İlyas, Elyasa, Süleyman, Eyyüb, Zülkifl, Hud, Uzeyr, Yunus, Lokman, Hz. Muhammed (saa). Devamını Oku →
İsrafil (as) suru çaldığında herkes dirilmiş bir halde kıyamet sahnesini seyreder. Hazır bulunanların amel defterleri bir bir verilmekte; bazıları sevinçli ve gülümser, bazıları ise kederli ve mahzun bir halde gözyaşlarına boğulmuştur. Artık herkes yaptıklarının neticesini almak için beklemektedir. “O anda peygamberler ve şahit melekler de hazır bulunurlar.” [1] Sen! Evet, sen ise başın dönüyor ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette beklerken bir...









